Başbakan Erdoğan’ın öğrenci evleri ve yurtlarla ilgili bir açıklaması günlerden beri tartışılıyor. Ama tartışma soruna çözüm bulma veya da bu alandaki ana sorun üzerinde yürümüyor, siyasi polemikten öte geçmiyor. Medyada yazılan ve söylenenlere bakarak vatandaşın neyin tartışıldığını anlaması da mümkün değil. Tartışılan konu öğrenci evleri mi öğrenci yurtları mı Ya da devlet yurtlarını mı, özel yurtları mı tartışıyoruz, ilk bakışta meseleyi anlamak mümkün değil.

Bazı yurtlarda ya da öğrenci evlerinde kız ve erkek öğrencilerin birlikte yaşadığı, bazı aileler tarafından şikayet edildiği etrafında tartışmalar yürüyor. Daha da süreceğe benziyor.

Bir defa devlet yurtlarında kız ve öğrencilerin bir arada kalmaları söz konusu değil. Çünkü kız yurtları ile erkek öğrenci yurtları en azında bina olarak birbirinden ayrı. Bunun yanında yüksek öğrenim gençliğine hizmet veren bir de özel yurtlarla öğrenci evleri var. Özelde de erkek ve kız yurtlarının ayrı olduğunun yüzlerce örneğini biliyorum. Bunun istisnaları var ise devlet gerekli düzenlemeyi ve müdahaleyi yapabilir. Bu arada yüksek öğretimde gençlerin yurt ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kaldığı için bazı dernek ve vakıflar öğrenci evleri açmakta, gençlerin eğitimlerini tamamlamalarına yardımcı olmaktadırlar. Bu hizmet de tamamen yardım amaçlıdır. En azından benim bildiğim ve tanıdığım STK’ların açtıkları öğrenci evlerinde kız ve erkek öğrencilerin birlikte oturmaları söz konusu değildir. Bunun yanında olayı istismar edenler yok mudur Bir takım kisveler altında gençlere el atan, onları kendi amaçlarına alet etmek isteyenler bulunabilir. Bu durum genel bir nitelendirme içine sokulamaz. Sokulmamalı. Bunun yanında bazı öğrenci velileri çocuklarına ev kiralamış, burada karışık halde yaşamalarının zemini hazırlanmış ise bu noktada AB’ne girmeye hazırlanan Türkiye’de yasal bakımdan yapılabilecek bir şey yoktur. Mesele tamamen ahlakidir.

Bunun yanında bize göre esas sorun ortaöğretimdedir. Çünkü, ortaokuldan liseye öğrenciler sınavla geçtikleri için bulundukları il ve ilçede eğer gitmek istedikleri lise yoksa ya da var olmakla birlikte sınırlı kontenjan yeterli olmuyorsa başka il ve ilçelerdeki liseleri tercih zorunda kalıyorlar. Böylece bu köşede daha öncede belirttiğim gibi gençler yüksek öğretime geçmeden ortaöğretimde ailelerinden kopmak zorunda kalıyorlar. Kopuyorlar da ne oluyor Ortaöğretime yönelik devletin açtığı yurt yok denecek seviyede. Böyle oluca da bu görevi özel yurtlar üstleniyor. Bunlarda yeterli olmayınca öğrenciler pansiyonlarda, evlerde kalmak zorunda kalıyorlar. Özel ortaöğretim yurtlarında da kız ve erkek öğrenciler farklı yerlerde kalıyorlar. Sözün gelimi erkek öğrenciler özel yurtlara yerleştirilirken kız öğrenciler için öğrenci evleri açılıyor. Eğer yurt hiç yoksa öğrenci evleri bu ihtiyacı karşılıyor. Bunun yanında özellikle sahillerde pansiyonlarda öğrencilere hizmet veriyor. Ancak, buralarda kız ve öğrenci diye ayırmak pek mümkün olmuyor. Öğrenciler odalara yerleştiriliyor. Buralarda da birkaç kız bir odaya birkaç erkek öğrenci ayrı bir odaya yerleştiriliyor.

Eğitim sistemi orta öğretimden itibaren öğrencileri ailelerinden kopartıyor. Bir takım sıkıntıları önlemenin yolu öğrencilerin ailelerinin bulunduğu yerlerde en azından lise eğitimlerini tamamlayacak bir düzenlemeye ihtiyaç var. Eğer öğrenciler ailelerinin bulunduğu yerlerin dışına gitmek zorunda kalmazlarsa ortaöğretimde sorun büyük ölçüde çözülecektir. Sistem böyle devam edecekse devletin sadece illerde değil tüm ilçelerde erkek ve kız öğrenciler için ayrı yurtlar yaptırması gerekiyor. Devlet kendisine teslim edilen gençlerin yurt ihtiyacını karşılayamıyorsa sorunların giderilmesi mümkün olmaz. Kaldı ki, özellikle ortaöğretimde yurt sorununun halli için devletin devreye girmeyişi, giriyor olsa da yeterli olmayışı bu gençlerin yardımseverlerin ve cemaatlerin himmetine terk edilmesi sonucunu doğuruyor. Bir gün bu hususta da tartışmalar gündeme gelebilir.