Akdeniz'in uluslararası suları, insanlık dramına ve kahramanlık destanına aynı anda sahne oldu. Filistin'in yaralarını sarmak için Antalya'dan yola çıkan ve İsrail'in kanlı namlularıyla yüzleşen Küresel Sumud Filosu'nda nefes kesen dakikalar yaşandı. İsrail donanmasının diğer sivil teknelere yaptığı hukuksuz baskının hemen öncesinde, filonun adeta kalbi konumundaki "Family" hastane gemisinde büyük bir teknik felaket patlak verdi. Sadece ameliyat malzemeleri değil, 27 canı taşıyan gemi açık denizde ölüme sürüklendi.

PERVANEYE HALAT DOLANDI: FIRTINADA CAN PAZARI

İçerisinde uluslararası delegasyon üyeleri, doktorlar ve insan hakları aktivistlerinin bulunduğu dev seyyar hastanenin motor pervanesine halat dolandığı kaydedildi. Azgın dalgalar ve şiddetli fırtınanın ortasında manevra yeteneğini tamamen yitiren gemideki teknik personelin çabası yetersiz kalınca, İsrail gemilerinin tehdidi altındaki 27 sivil için zaman aleyhe işlemeye başladı.

Saatler 12.00'yi gösterdiğinde gemi kaptanının telsizden geçtiği Mayday acil yardım çağrısına, Ankara saniyeler içinde refleks gösterdi. Akdeniz'de görevli 3 Türk Sahil Güvenlik gemisi ve 1 fırkateynin sadece iki saat gibi kısa bir sürede sürüklenen geminin koordinatlarına ulaştığı vurgulandı.

DALGALAR TAHLİYEYE İZİN VERMEDİ, BORDA BORDAYA KURTULUŞ

Fırtınanın şiddeti nedeniyle aktivistlerin botlara aktarılması imkansız hale gelince, Türk askeri denizcilik tarihine geçecek riskli bir manevraya imza atıldı. Sürüklenen hastane gemisi tamamen kontrol altına alınarak Türk gemisinin yan yüzeyine bağlandı ve dev dalgaları yararak Türkiye kıyılarına, Adrasan Limanı'na doğru güvenle yedeklenerek çekildi. Operasyonun başarıyla tamamlandığını duyuran İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Gazze’nin sarsılmaz iradesi Akdeniz’de yalnız değildir" sözleriyle Türkiye'nin tavrını net bir şekilde ortaya koydu.

İsrail, Döne Döne Sumud’u Işgal Ediyor Aralarında 18 Türk Vatandaşının Da Bulunduğu Aktivistler Gözaltına Alındı!-1

YUNANİSTAN'IN İNSANLIK AYIBI YENİDEN GÜNDEMDE

Türk donanmasının bu destansı kurtarışı, sadece birkaç hafta önce yaşanan bir başka utanç tablosunu da akıllara getirdi. Aynı filoya ait tekneler Girit açıklarında mahsur kaldığında Yunanistan'dan yardım istemiş ancak Atina yönetimi, İsrail korkusuyla sivil aktivistlere sırtını dönmüştü. Hükümet Sözcüsü Pavlos Marinakis'in "Müdahale hakkımız yok" diyerek uluslararası hukuku bahane etmesi, Atina'nın insan hayatını hiçe sayan korkak tavrını tüm dünyaya ilan etmişti. Yunanistan'ın yapamadığını Türk denizcileri fırtınanın kalbinde başararak tüm dünyaya insanlık dersi verdi.

Kaynak: Haber Merkezi