MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında terör elebaşı Abdullah Öcalan için “koordinatörlük statüsü” önerisinin yankıları sürüyor. Güvenlik bürokrasisinin üst düzey isimlerinden edinilen bilgilere göre, söz konusu statünün siyasi ya da hukuki bir serbest alan değil; doğrudan örgütün tasfiye sürecine odaklanan kontrollü bir mekanizma olarak planlandığı öne sürüldü.
İLETİŞİM KANALLARI OLUŞTURULACAK
Millî Gazete’nin ulaştığı devlet kaynakları, tartışılan modelin yalnızca PKK’nın silahlı yapısının çözülmesine dönük olacağını ifade etti. İddiaya göre süreç kapsamında Abdullah Öcalan’ın örgütün saha ve Avrupa yapılanmalarındaki yöneticileriyle daha hızlı ve doğrudan temas kurabileceği yeni iletişim kanalları oluşturulacak.

ÖRGÜTÜN TASFİYESİNİN KONTROLLÜ BİR ŞEKİLDE HIZLANDIRILMASI AMAÇLANIYOR
Güvenlik kaynaklarına göre Ankara’da değerlendirilen temel hedef, örgütün dağ kadrolarının çözülmesini hızlandırmak ve silah bırakma sürecini merkezi bir koordinasyonla yürütmek. Aynı kaynaklar, mevcut yapıda örgüt içi iletişimin parçalı ilerlediğini, bu nedenle alınan kararların sahaya yansımasının zaman aldığını belirtiyor.
Kaynakların aktardığı bilgilere göre “koordinatörlük” modeliyle birlikte örgütün;
* Silah bırakma takvimi,
* Kadro tasfiyesi,
* Yeni eleman akışının kesilmesi,
* Sınır dışı yapılanmaların dağıtılması,
* Avrupa ve kırsal alan arasındaki komuta zincirinin çözülmesi
gibi başlıklarının daha doğrudan yönetilmesi hedefleniyor.
ÖCALAN İKNA EDECEK
Ankara’daki değerlendirmelerde, Öcalan’ın özellikle örgüt üzerindeki tarihsel etkisi nedeniyle terörün tasfiye sürecinin hızlandırılmasında “ikna edici merkez aktör” olarak görüldüğü iddia ediliyor.

KÜRT SİYASAL ALANINA DA MESAJ
Devlet kaynaklarından aktarılan bilgilere göre planlanan çerçeve yalnızca silahlı unsurları değil, örgüt çizgisindeki siyasal hattı da etkilemeyi amaçlıyor. Güvenlik bürokrasisinde yapılan değerlendirmelerde, silahlı yapının çözülmesiyle birlikte Kürt siyasal hareketinin yeni bir hatta yönlendirilmesinin hedeflendiği konuşuluyor.
Kulislerde dile getirilen yorumlara göre Ankara, örgüt üzerindeki çözülmenin yalnızca güvenlik boyutuyla değil, siyasal psikoloji boyutuyla da yönetilmesini istiyor. Bu nedenle süreçte verilecek mesajların merkezi hale getirilmesi ve örgüt içindeki farklı kanatların aynı çizgide tutulması kritik görülüyor.
HER ADIM MİT’İN KONTROLÜNDE OLACAK
Edinilen bilgilere göre tartışılan modelde tüm temas ve iletişim trafiğinin Millî İstihbarat Teşkilâtı bilgisi ve koordinasyonunda yürütülmesi planlanıyor. Güvenlik kaynakları, kontrolsüz veya bağımsız bir temas mekanizmasının kesinlikle düşünülmediğini vurguluyor.
Ankara’da güvenlik çevrelerinde yapılan yorumlarda, devletin temel önceliğinin “örgütün silahlı kapasitesinin geri dönülmez biçimde tasfiye edilmesi” olduğu belirtilirken, olası koordinatörlük modelinin de bu hedef doğrultusunda teknik bir araç olarak değerlendirildiği ifade ediliyor.





