Amerika aklımızla alay ediyor. Gözümüzün içine baka baka oyun oynuyor. Kendini akıllı, başkalarını aptal yerine koyuyor.
İkiyüzlü davranıyor. Hem nalına hem mıhına vuruyor. Deve kuşu misali, kafasını kuma gömmüş, dünya ile dalga geçiyor… Kimse beni görmüyor mu sanıyor, yoksa alenen hakaret mi ediyor? Hınzırlıkta sınır tanımıyor.
Çinlilerin Suriye’ye bir şekilde girmeye çalıştıkları bir dönemde, Amerika dışardan gelen hiçbir sese kulak vermeden, PKK’ya silah vermeye, onu teknolojik silahlarla donatmaya devam ediyor.
Utanmadan, sıkılmadan bize dönüp müttefik olduğumuzu hatırlatıyor.
Sahtekârlığın bu kadarına da pes doğrusu… İnsan biraz utanır… Kirli savaşların, pis kokuların sahibi Amerika, dünyayı elinde oynatıyor.
Güya, Esad’ı devirecek, mazlumlara sahip çıkacaktı.
Yedi yıl sonra geldiğimiz yer neresi? Harap olmuş bir Suriye… Bölünmüş bir Suriye, insanları sürgün edilmiş bir Suriye… Bir avuç toprağı paramparça edilmiş bir ülke… Parçalanmış topraklardan yeni devletçikler çıkarılmaya çalışılan bir ülke.
Milyonlarca insan öldürülmüş… Milyonlarca insan sürgüne çıkmış. Farklı ülkelerin sokaklarında dilenci durumuna düşürülmüş Müslümanlar.
Amerika doymuyor müslümanların aşağılanmasına… Sürünmesine. Daha fazlasını istiyor.
Çıkıyor, YPG PKK’dır diyor… Sonra, silah vermeye, silahlarıyla Mehmedimizi öldürmeye devam ediyor. Aslında karşımızdaki PKK değildir, Amerika’nın ta kendisidir.
İkili görüşmelerde, Amerikalılara, doğrudan bizimle savaşan PKK değil, sizsiniz, denmelidir.
Oyunun adı doğru konmalıdır. Amerika’nın ikiyüzlü siyaseti, dünyayı mutsuz kılmıştır. Amerika’nın terazisi, adaletsizliği çoğaltmıştır.
Bastığı paraları bütün dünya kullanıyor şu an.
Elbette, dünya Avrupalıların paralarını da cüzdanında taşıyor. Bu ayrıcalığı oluşturan nedenleri, sonuçları hepimiz doğru okumalıyız… Hamaset bir yere kadar… Sonrası akılcı politikalarla yol alınabilir.
Herhangi bir müslüman ülkeye gidin… Cebinizdeki Türk parası... Yahut İran parası… Yahut Pakistan parası geçmiyor… Hükmü yok çünkü.
Dolarınız varsa, euronuz varsa tamam… Bakkal da parayı alıyor, banka da.
Bu duruma nasıl düştük? Bizi bu zillet çukuruna kimler itti? Aklımızı başımıza toplamadıktan sonra… Bu sorulara akılcı, realist cevaplar vermedikten sonra… Dönüp, hayatın gerçekleriyle ve imanla bağdaşan çözümler üretmedikten sonra… Ne değişecek ki?
Amerika için ha PKK ha PYD ha YPG… Fark etmez. Çıkarı için her yol mübah onun için… İnsanlıkmış, adaletmiş, hukukmuş… Hepsi hikâye.
Bu gerçekler ışığında yol almalıyız.
Kızmak, öfkelenmek hakkımız… Lakin imanın emrettiği akılla, izanla, vicdanla hareket edebilirsek, sonuç rahmani olur.
Dünyanın değişmesi gerekiyor… Amerika’nın tekelinde yürüyen dünya düzeni mutlaka değişmelidir. Vahşi Amerika’nın insafına terk edilen bir dünya mutsuzdur.