Hâlimiz hiç hâl değil reis; dokunsan ağlayacağız, elini omzumuza koysan yere düşeceğiz.
Nereden başlasam, ne söylesem bilemiyorum!
Hani o bildiğin poşet var ya! İşte o poşeti kafamıza geçirdiler, nefes dahi alamaz olduk.
Poşetin boşuna dahi para veriyoruz; dolusunu ise ne sen sor ne ben söyleyeyim.
Ona verecek para bizde yok!
Market raflarına, müze raflarına bakar gibi bakar olduk.
Lafla peynir gemisi yürümüyor; onu biliyoruz da, geminin içi de boşaldı, su alıyor artık.
Peynir desen, beyaz altın oldu.
Kıydılar bize reis! Bir kilo kıyma bir koyun fiyatına ulaştı...
Bizim mücadelemiz kuru soğanla...
Ötesi bizi aşar oldu.
Et, süt, yumurta var ya; onlardan artık birini alabilirsek sevinir olduk...
uuu
Enkaz altında kaldık, feryadımızı duyan olmadı... Sokakta, kaldırımda sabahladık, gündüzümüz gece oldu. Geceleri ise çadır bulamadık...
KAHRAMANmaraş’ımız yıkıldı, GAZİantep’imiz yerle bir...
ŞANLIurfa’mız ise boğuldu... Adıyaman’ımız artık “acıyaman”...
Pazarcımız terörist, ev sahipleri vatan haini oldu.
Kiracı “kiraya çalışır” oldu.
Evimize “yabancı” kondu...
Halk “Halk Ekmek” kuyruğundan çıkıp “ucuz et” kuyruğuna giriyor... Günlerimiz böyle geçiyor...
Anlayacağın, hâlimiz hiç hâl değil reis!..
uuu
Sarayı soytarılar basmış. Kalanları sokaklarda, ekranlarda...
Belli ki; halkın yiyemediğini bu soytarılar götürüyor...
Aralarından ense, göbek yarışı yapıyorlar. Bahar ayı gelince sarayı ilk bu soytarılar terk edecek gibi...
Son günlerde seni de hiç iyi görmüyorum reis.
Olan biten seni de yormuşa benziyor.
Yorgunluğun yüzünden okunuyor, attığın her adımda hissediliyor...
Belli ki omuzlarında kaldıramayacağın kadar “ağır yük” var.
Sen de bizden farklı değilsin.
3 dönem dedin, 5 dönem oldu...
Nedendir bilinmez, sen de kalkamaz oldun o koltuktan...
Kim bilir, belki de söylediğin sözlerle sınanıyorsun...
SEN DE YORULDUN BE REİS!
Ekmeğimiz küçüldü, felaketlerimiz büyüdü...
Yer yarıldı içine girdik...
“Asrın felaketleri”ni yaşar olduk.
Olmaz denen ne varsa oldu.
İnanması güç ama “darbe” yedik 15 Temmuz’da...
Yangınları sayamaz olduk...
Depremden kurtulan sele yakalandı. Hâlimiz hiç hâl değil reis...
Daha dün cenazelerimizi göletlerden topladık...
Yeter reis! Hep sen kazandın, biz kaybettik; kaybedecek bir şeyimiz de kalmadı...
BİZ ARTIK KAYBETMEK İSTEMİYORUZ!..