Ülkemizde yılbaşı kutlamaları yıllar önce siyah beyaz tek

kanallı televizyonların başında yayınlanan programları izlemekle başladı.

Aradan geçen onlarca yıldan sonra bakıyoruz manzara öyle görüldüğü gibi değil,

işin rengi ve mahiyeti de çok değişmiş. Üzülerek görüyoruz ki televizyonların

başında masum bir şekilde programları izlemekle başlayan yılbaşı kutlamaları

bugün başta alkol tüketimi olmak üzere Hıristiyanlığın inanç ve yaşantısına

dayanan bir takım sembollerin adeta kutsanmasıyla beraber devam ediyor. Dilek

ağacına dönüşmüş Çam ağacı ve Noel baba, yılbaşı kutlamalarının en vazgeçilmez

unsurları olmuş bulunmaktadır. O günlerde sadece ekranın başında merakla belki

de özentiyle izlediğimiz yılbaşı kutlamalarından çok etkilenmiş olmalıyız ki

bugün artık gördüğümüz şeyleri toplum olarak biz de yaşamaya başlamış

bulunmaktayız. Her işin mutlaka bireysel ve toplumsal yönleri vardır. O

günlerde bireysel boyutta masum bir merakla izlenen basit bir televizyon

programı olarak görülen olay bu gün toplumsal boyutu her tarafı sarmış, yaşantımızın,

inancımızın, evimizin içine girmiş bulunmaktadır. Yılbaşı programlarını

izlemenin öyle çok da basit bir olay olmadığını şimdilerde Hıristiyan bir aile

gibi evlerine çam ağaçlarını ve Noel babaları alarak içki kadehleriyle eğlence

düzenleyen sarhoş çoğunluğa bakınca anlıyoruz. Öyle görülüyor ki Noelli Yılbaşı

kutlamaları bir Hıristiyanlaştırma ameliyesidir. Kültür istilasının bir

parçasıdır.

Batı kültürünün bize empoze ettiği yılbaşı kutlamaları

sonucunda artık Hıristiyanlığa ait bazı gelenek, inanç, yaşantı ve semboller

toplumun büyük bir çoğunluğu tarafından doğru olarak kabul edilmeye

başlanmıştır. Acaba bundan sonraki kırk yıl içinde toplum olarak nasıl bir hale

geliriz diye düşünmek zorundayız. Hıristiyanlığa ait bir takım inanç ve

davranışlar bundan sonraki uzun yıllar boyunca yeni nesillere aktarılırsa

bunlar doğru imiş gibi algılanabilir. Yeni nesiller yaşananlardan etkilenip

yanlış olanı doğru, kötü olanı iyi imiş gibi algılayabilir. İşte bundan ciddi

olarak korkmalıyız. Çünkü artık ülkemizin orta halli Müslüman kesimden sonra

dindar olarak görülen kesimleri bile yılbaşı kutlamasına karşı olan tepkilerini

kaybettiler, tatlı su Müslüman’ı oldular. Yanlışa karşı direnmekten

vazgeçtiler. Onlar da yılbaşı gecesi evlerine eli boş gitmiyorlar ve çocuklarını

sevindirmek amacıyla Hıristiyanlığa ait bir takım sembolleri içeren hediyelerle

eve gidiyorlar. Hıristiyanlık adet ve gelenekleriyle birlikte kutlanan yılbaşı,

gelecek nesillerimizi nasıl etkileyecektir acaba Hiç düşünen var mı

Fiziki bir kural vardır; hareketli olan hareketsiz olanı,

saldıran savunanı her zaman yener. Batı toplumu bu gün tüm dünyada yılbaşı

kutlamalarını kendi kültürüne göre kutlanmasını sağlamış bulunduğu için hareket

halindedir ve etkileyen konumdadır. Bizlerse etkilenen, örnek alan, taklit eden

konumdayız. Dolayısıyla batı dünyası bu halimizle bizi kolayca yenip kendisine

benzetmeye çalışmaktadır. İşte bundan çok korkmalıyız.

Oysaki biz Müslümanlar için bu yılbaşının bir takvimin

başlangıcı olmaktan başka bir değeri bulunmamaktadır. Noel adı altında ülke

genelinde çılgınca yapılan kutlamalar milletimizin değerlerine tamamen ters

düşmektedir. Geleneklerimizle, kültürümüzle, tarihimizle hiçbir alakası

bulunmamaktadır. Akılsızca yapılan bu çılgın kutlamalara, bu delice yapılan eğlencelere

aklı başındaki halkımızın hiç ilgi göstermemesi gerekir. Özelikle de okullarda

yılbaşı adı altında yapılan tüm kutlamalar, eğlenceler Valilikçe

yasaklanmalıdır. Çünkü önem verilen olayların çocukların ve gençlerin üzerinde

eğitim değeri bulunmaktadır. Çocuğun gözünde bu doğru bir şey olmasa idi bu

kadar çok önem verilmezdi, kutlanmazdı, diye görülmektedir. Oysaki Fatihlerin

nesli olması gereken nesillerimiz sokaklarda, caddelerde Noel kıyafetleri ile

sabahlara kadar sarhoşça eğlenerek yeni yılı kutlamaları asla doğru değildir,

tam tersine utanılacak bir durumdur. Bu acı tablo asırlarca dünyaya nizam

vermiş Fetih ruhunu kanatmaktadır. Müslüman kimliğine asla yakışmamaktadır.

Hıristiyanlara göre 31 Aralık gününü 1 Ocak gününe bağlayan

gece yılbaşı gecesidir. Bundan dolayı Hıristiyan âlemi Hz. İsa ( a.s )’nın

doğduğu bugünü yeni yılın başlangıcı olarak kabul edip bayram olarak

kutlamaktadırlar. Dolayısıyla bu tamamen bir Hıristiyanlık bayramdır. Bu sapık

inançtan korunmak için Peygamber Efendimiz (SAV) bize şu uyarıyı yapmaktadır;

Kim bir kavme benzemeye çalışırsa o da onlardan olur.’’

Yılbaşı kutlamaları batı kültürünü taklit etmenin çarpık bir

örneği olarak her yıl tekrar eden kültürel bir istiladır. Hatta kültürel bir

saldırı olarak değerlendirilmelidir. Hıristiyan inancına göre kutlanan yılbaşı

eğlenceleri tertip edenler kime benzediklerini biraz düşünürlerse yardıma

ihtiyaç kalmadan anlayabileceklerdir.