Haftaya TBMM açılıyor. Gündemde öncelikler olacak. Yüz binlerin beklediği emeklilikte yaşa takılanlarla (EYT) ilgili düzenleme bunlardan biri. Muhalefet, yani CHP, İYİ Parti ve MHP bu kanunun çıkmasını istiyor. Af kanun teklifini ise MHP TBMM’ye verdi. AK Parti, istemiyor görünüyor. Bu dönemde iktidar veya muhalefet partilerince verilen kanun tekliflerinde MHP, hangi tarafta olursa o kanun geçmiş olacak. Yani kanunların kilidi biraz bu partinin elinde!

Peki, MHP neden af çıkmasında ısrar ediyor? Çünkü MHP tabanında, “Cumhur İttifakı’nda hep AK Parti’nin dediği oluyor” eleştirisi hâkim.

Başta Çakıcı olmak üzere, MHP tabanından yüksek bir af beklentisi var. MHP, af kanunu çıkarırsa, iktidara dediğini yaptıran ortak imajını tabanına vermiş olacak. 

Peki, AK Parti af kanun teklifine nasıl yaklaşacak? Dahası yerel seçimde iki parti ittifak yapacak mı? Yerelde ittifakın şifresi af kanununda. Bu kez “kader mahkûmlarının” eli güçlü anlayacağınız.

FİİLİ BAŞKAN YARDIMCISI MI?

Son Başbakan Binali Yıldırım, şimdi devletin bir (001) numaralı makamında. Yani TBMM Başkanı. Bakanlar, büyükelçiler, kurum başkanlarını kabul ediyor. Bazılarıyla Meclis’te, bazılarıyla da konutta görüşüyor.

Şu ana kadar izlediğim hiçbir Meclis Başkanı’nda görmediğim bir trafik söz konusu. Ekibi düzenli olarak programlarını basına geçiyor.

Kimilerine göre bakanlıkların önemli projeleri önce burada olgunlaştırılıyor. Cumhurbaşkanı’nın yükü hafifletiliyor. Kulislerdeki merak şu: Eski Başbakan fiili başkan yardımcısı mı?

ÜLKEYİ GİRDAPTAN ÇIKARACAK O HAMLE

“İslam’ı öğrenmek için Arapça ve matematik öğrenin.” Bu düşünce, maarif davamızın da yılmaz savunucusu Erbakan Hoca’ya ait. Uzun süreli iktidar imkânı olursa, hukuk fakültelerine matematik dersi koydurmak da, Hoca’nın planları arasındaydı. Hayatı, olayları, siyaseti, ticareti hak ve adalet ölçülerini matematik derecesinde anlayıp yaşayan nesiller yetiştirmek için.

Gelin görün ki bazıları okullara “Andımız” ile başlanmasını tartışıyor. Bu konuda 10 yıl siyasi yasak aldığı, bugün ise dava ve yöntemini her kesimin kabul ettiği cümleleri var Erbakan Hoca’nın.

“Bu ülkenin evlatları asırlar boyu mektebe besmele ile başlardı. Siz geldiniz besmeleyi kaldırdınız, ne koydunuz yerine? Türküm, doğruyum, çalışkanım…”

Demek ki eğitimde mesele dar kalıplar değil, matematik gibi evrensel, analitik düşünmeyi kazandırmak. Bunu en iyi Bakan Ziya Selçuk bilir. 

Bence millet; ekonomi kadar, her alanda hareketlenmenin kaynağı ve toplumsal dejenerasyonun durması için eğitimde girdaptan çıkaracak o hamleyi bekliyor.

HANGİ ÜNLÜYÜ ADAY GÖRECEĞİZ!

Bütün partiler, “yerelde kazanacak” o kişiyi bulmak için çok ciddi çalışmalar yürütüyor. O halde kulislerden mülhem önümüzdeki ayların en merak edilen o sorusunu soralım: Sizce önümüzdeki aylarda Binali Yıldırım, Ahmet Davutoğlu, Veysel Eroğlu, Muharrem İnce, Gürsel Tekin, Abdüllatif Şener isimleri aday olarak gündeme gelir mi?

Veya Mansur Yavaş, Ali Babacan, Mehmet Özhaseki, Süleyman Soylu, Mahmut Özgener, Faruk Çelik, Turgut Altınok, Seyit Torun, Ahmet Demircan, Çiğdem Karaaslan gibi isimleri acaba aday potasında görür müyüz? Ne dersiniz?

BİR TESPİT, BİR SORU

Bir tespit: Taciz, istismar, cinayet, terör, ihaleye fesat vb. mahkûmiyetlerde azalma olmuyor.

Bir soru: İnşaat sektöründe başarılı bir ülkede neden cezaevi binaları yetersiz kalır?