BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
TÜRKİYE 16 Nisan referandumuyla Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçti. Bazı alanlarda hemen uygulamalar yapılırken; bazılarında sisteme uyum için düzenleme yapılmasına ihtiyaç vardı. Yeni Yasama Dönemi’nde yeni sisteme uyumla ilgili düzenlemelerin yılbaşına kadar tamamlanması bekleniyor.
Seçim sistemi, Siyasi Partiler Kanunu, seçim barajı, temsilde adalet ve istikrar gibi pek çok konuda düzenlemeler yapılmak zorunda. Türkiye’nin geleceği ve millet iradesinin net olarak parlamentoya yansıması için iyi niyetle ve adil temeller üzerine oturmuş sağlıklı düzenlemeler bekliyoruz.
Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) 4. 10. 2017’de “Seçim Barajı” ile ilgili bir rapor yayınladı. Burada özet olarak, “Yüksek seçim barajının Milli Görüş ’ün Meclis ’e girmesini engellemek için konulduğu” vurgulanıyor; bu uygulamanın milli iradenin Meclis’e yansımasının önünde en büyük engel olduğu anlatılıyordu.
12 Eylül askeri darbesinin ürünü olan bu uygulama vatandaşın samimi olarak oy kullanmasını engelliyor. Oyların 2 partide toplanmasını zorluyor; seçmeni “Oyum boşa gitmesin” gerekçesiyle istemediği partilere yönlendiriyor. Özgür bir tercih yapılamıyor. Bu sebepten bazen seçmenin yüzde 45’i parlamentoda temsil edilemiyor. “Temsilde adalet” ilkesi çiğnendiği için vatandaş seçimlerden ümidini kesiyor; geleceğinden endişe duymaya başlıyor.
ESAM’ın çok önemli bu raporu dikkate alınmalı. Yeni sistem, 80 milyonun tamamının haklarının korunduğu adil temeller üzerine oturmalı. Seçim sistemi, Türkiye barajı gibi konulardaki tartışmalar sona erdirilmelidir.
SİSTEM TOPLUMU KUŞATMALI
HÜKÜMET’İN daha çok milletvekili çıkarabileceği bir seçim sistemini masaya yatırdığı basına yansıdı. Buna göre nüfus yoğunluğu büyük olan şehirlerin bölgelere ayrılarak dar bölge veya daraltılmış bölge sisteminin getirileceği konuşuluyor. Bir partinin çıkarına uyarlanan bir seçim sisteminin ülkenin yararına olması mümkün mü? TBMM bütün bu konuşulanları boşa çıkartacak “adil bir seçim sistemi” için mesai harcamalıdır.
Hükümet, 16 Nisan referandumu sonraki yeni sistemde seçim barajı olmayacağı vaadinde bulundu. Sözler tutulmalı, milli iradeye saygı gösterilmelidir. “Temsilde adalet” prensibinden vazgeçilmemelidir.
Yeni sisteme uyum için yapılacak düzenlemeler toplumun tamamını kuşatmalı. Yönetim adaletini gösterdi, dedirtmelidir. Devlet erki kişisel veya parti çıkarları amaçlı kullanılırsa adalet büyük yara alır; halkın devlete güveni sarsılır. Türkiye, böyle bir ortamda oluşacak zulüm ve kaosu kaldıramaz.
Adil düzenleme siyasal partileri birbirine yaklaştırır; onları ülkeye birlikte hizmet etme yarışına sokar. Güzel bir iletişimle, birlikte konuşur, görüşür, anlaşır ve karar verirler. Geçmekte olduğumuz hassas dönemde Türkiye’nin buna o kadar ihtiyacı var ki! Aslında bunu yapmak önce iktidarda bulunanların görevidir.
Adalet üzerine kurulmuş bir yapı siyasi sistemin toplumun bütününe açılmasını sağlar. Katılımcı ve çoğulcu bir yapı oluşturur. Hak ve adaletin oluşması; huzur ve istikrarın sağlanmasının yolunu açar. Adil bir uygulamanın kazandırdıklarını bir anlayabilsek! Devlet “adalet”le ayakta durur.
ADALETİ AYAKTA TUTUN
DİKKAT edin! Cumhurbaşkanı’ndan sade vatandaşa kadar herkes adaletin olmadığından veya eksikliğinden söz ediyor. En çok mağduriyete uğramış bir partinin genel başkanı Temel Karamollaoğlu , “Anketlerle halkın yüzde 80’ninin adalete güvenmediğinin ortaya çıktığını ” hatırlatıyor. Peki, kim tesis edecek adaleti? Şüphesiz iktidar gücünü ellerinde bulunduranlar, icraat mevkiinde olanlar!
Meclis’in elinde güzel bir fırsat var. Yeni sistem kurulurken yapacakları düzenlemeleri “adalet” üzerine oturtmalılar. Halkın emanet olarak verdiği görevin hakkını vermeliler. Düzenlemeler 80 milyon insanımızın tamamı dikkate alınarak yapılmalı.
Seçim ve Siyasal Partiler Yasaları adil olmalı. Seçime girme şartlarını tamamlayan bütün partiler eşit şartlar ve adil tanıtma imkânı sağlanarak seçimlere katılmalı. Devlet, hükümet, belediye imkânlarını tek taraflı kullanmayı engelleyecek düzenlemeler yapılmalı.
Siyasi partilerin ev, iş yeri, kahve, mahalle, meydan gibi yerlerde halkı rahatsız etmelerini engellemek için günümüzün en büyük nimeti olan teknolojinin sonuna kadar kullanılması esas alınmalı. Liderler ve adaylar TV’lerde birlikte açıkoturuma çıkmalı, halkın sağlıklı değerlendirme yapmasına yardımcı olunmalıdır. Devlet kesesinden mitinglere insan taşıma görüntülerine son verilmelidir. Hepsi, “adil bir düzenleme”yi zorunlu kılıyor.
Adalet bütün sistemi ayakta tutar. Adaleti tesis etmeden hiçbir şeyi sağlıklı yürütemezsiniz. Mazlum ve mağdurların dört gözle beklediği adaleti icraat makamındakiler sağlamazlarsa; ilahi irade onu hak edenlere başka yoldan teslim eder. Çünkü dünyada hiçbir şey karşılıksız kalmaz.