Bu ülkenin Müslüman halkı bundan 60 sene öncesine kadar çok
dürüst, çok temiz, çok faziletli, harama ve helâle riayet eden Müslümanlardı.
27 Mayıs ihtilali ile birlikte toplum bozulmaya başladı. Bütün ihtilaller böyle
oldu. Her ihtilal yeni bir felaket oldu, bozulmaları katmerli katmerli artırdı.
Şimdilerde analarını hiç tereddüt etmeden kesen bir nesil oluşturdular.
Evet, bu ülkenin Müslüman halkı yarım asır öncesine kadar:
• Helâl –
haram nedir bilen;
• Eğriliğe
sapmayan;
• Hilekârlık
yapmayan;
• Ahlâklı;
• Faziletli;
• Erdemli
insanlardı.
Sonra bir takım insanlar türediler. Ülkemizin insanlarını
bozguna çevirdiler. Günümüzde çeşitli ahlâksızlar toplumu sarmış vaziyettedir.
Aralık 2012’nin ilk yarısında televizyonların akşam
haberlerinde câmi avlusunun musluklarında birinin cebinden para çalan bir
hırsızın haberi yayınlandı. Hırsız 50–55 yaşlarında sakallı orta boylu abdest
alacak biri rolünde birisiydi. Abdest alanın cebindeki cüzdanı aldığı gibi
koşarak oradan kaçtı gitti.
Cebindeki paranın çalındığını anlayan zat feveran etti.
Çünkü parasıyla beraber kimlik dâhil bütün kartlarını da kaybetmişti.
Şimdi soruyorum: Bu hain nasıl bozuldu Hırsızlıkla beraber
yalan, talan, dolan, hilekârlık sosyal bünyeyi iyice sarmıştır. Güven ve itimat
kalmamıştır. Herkes geceleri ve hatta gündüzleri çelik emniyetli kapılardan
medet ummaktadırlar.
İnsanlar helâl-haram tanımaz olmuşlardır.
• Kazanç
hırsı;
• Lüks iptilası;
• Konfor
ülkeyi kasıp kavuruyor.
Şu acı tabloya bir bakar mısınız:
• Mahkemeler
suç dosyalarıyla dolu.
• Hapishaneler
dolu.
• Helal –
haram mefhumu nerede ise unutulmuş.
• Büyüğe
saygı, küçüğe sevgi yok.
Bütün kötülükler din ile savaşmanın sonucu. Bundan kötüsü
kıyamet olmalı.
Bütün bunlara rağmen yeni bir neslin gelmekte olduğunun da
farkındayız. Bu nesil gümbür gümbür geliyor. Engelleri aşarak, tuzakları
kırarak geliyor. Ümmetin yüzünü güldürmek, zulmü yıkmak, insanlığın kurtuluşunu
sağlamak için geliyor. Hoş geliyor, safa geliyor. Ümmete hayırlı olsun…