İnsanlığın ekonomik ve sosyal olarak baskı altına
alındığı bir dönemde, heyecan uyandıracak aktörleri bünyesinde bulunduranların
kongreleri de heyecan dolu olur. 5. Olağan kongre, rakamlara sığmayacak kadar
büyük bir davanın mensuplarının bulunduğu bu çatının altında yüz binlerce
Erbakan olduğunu göstermiştir. Ve ilmi siyaset sayesinde yenilenmeyi başarmak
adına yeni bir ekim dönemi ni başlatmıştır. Bu yeni dönemde, Hoca nın
bıraktığı manevi mirasına yeterince sahip olma azim, irade ve kapasitesini göstermek
büyük önem taşıyor.
Bunun için, düşüncelerin ve politikaların giderek
yıprandığı, ithamlar ve iddialar altında iyice buharlaştığı günümüzde
isimlerden çok zihniyetlerin tartışılması başlatılmalıdır. Bunun gerçekleşmesi
için, Türkiye ve İslam dünyasının içinde olduğu kronik problemleri çözmek,
zulmü ortadan kaldırmak adına nasıl mücadele edeceğimizi konuşmalıyız. Temel
esaslara aykırı yollara tevessül edilmeden yenilmişlik psikolojisini aşma ve
yeni bir dünya kurma noktasında yakalanan bu yeni çıkış, tecrübe ve
yeteneklerin buluşmasına kapı aralamalıdır.
Akıl teri ile alın teri ni buluşturmak adına önce
kapasite artırmaya yönelik adımlar atılmalıdır. Çünkü kapasite geliştirme, yeteneklere saygı duyan bir gelişme
yaklaşımıdır. Yetenek buluşmaları sayesinde bilgi, beceri ve uzmanlıkların
geliştirilerek yol almak daha kolay olacaktır. Bilinirliğini ve görünürlüğünü
arttırmaya yönelik itibar gelişimini destekleyecek uygulamalar ile etki gücü de
artırılmış olacaktır. Etki ölçümü sayesinde elimizdeki kaynaklar ile mümkün
olan en fazla farkı oluşturmak daha da kolaylaşacaktır.
4 Mayıs ta başlatılan bu yeni ekim döneminin; daha fazla
risk aldıkça, hassas konuların üzerine daha fazla gittikçe, kamuoyunun
üstlenmediği alanlara daha fazla odaklandıkça, hizmetlerden yoksun bırakılmış
gruplara daha fazla ilgi sundukça ilk hedefi olan iktidara ulaşması
kolaylaşacaktır. Bu noktada, uzun vadeli düşünen, yaptığı analizleri
sürdürebilme kabiliyetini gösteren, yeni girişimleri teşvik eden, ortak hareket
edebilen ve güçlü etki için kaynaklarını birleştirebilen bir hareket kabiliyeti
sergilemek gerekiyor. Çünkü çalkantılı zamanlarda en büyük tehlike kargaşanın
kendisi değil, dünün mantığı ile hareket etmektir . Onların hep bittiği sandığı
anda çelikleşerek büyümenin yolu bunu anlamaktan geçmektedir.
Yapılacak nüfuz siyaseti sayesinde, değer ve
erdemlerin, kul hakkına dikkat eden bir insan tipinin ve adaleti emreden bir
ahlak anlayışının modern siyasette karşılık bulması uzun sürmeyecektir.
Böylece, hayatın her alanında aklıyla imanını buluşturan, böylelikle yaptığı
her işin hayırlı, konuştuğu her sözün hikmetli ve gösterdiği her tavrın ideal
nitelikte olmasını sağlayabilme potansiyeli artırılmış olacaktır. Bu süreçte,
yeni bir dünyayı kurma çalışmalarını hayatının ilk sırasına almayı
başarabilenler, yapacağı fedakâr çalışmalarla bir kurtuluş müjdesi olacak ve
bulunduğu yerde Erbakan kalacaktır.