1- Ortak teklif sistemi. Topluluk herhangi bir konuda karar alacağı zaman önce öneriler ortaya konur, görüşler ortaya çıkar. Gruplar birer temsilci seçer. Temsilciler ortak vekil seçer ve onun istişarî kararlar almasını sağlarlar. Taraflar bu merhalede bu ortak vekilin aldığı karara uymak zorunda değildir; bu da tekliflerden biri olur. Sonra oylama yapılır. Ekseriyetin kararı yine geçerli olur. Zamanla taraflar "ortak vekil kararlarına uymayı" öğrenirler ve bu konuda adil düzene geçilmiş olur.

2- Ortak aday sistemi. Partiler adaylarını belirlerken ortak ön seçim yapılır. Herkes açık olarak kendisine temsilci seçer. Bir adayın seçilebilmesi için gerekli oyların en az yarısını alan aday ortak aday olmuş olur. Daha az alanlar aldıkları oyları başka adaylara devredebilirler. Bir aday seçilmesi gereken oydan fazlasını temsil edemez. Fazlasını istediğine devredebilir. Böylece ortak adaylar belirlenmiş olur. Adaylar istedikleri partiye başvurabilirler. Parti bunları kabul ederse listesinin başında yer vermek durumundadır. Kalanları parti istediği kimselerle doldurur. Böylece "ortak aday sistemi" ile ekseriyet demokrasisinden temsili sisteme geçilmiş olur. Hicret demokrasisi zamanla oluşur.

3- Sonradan kontrol sistemi. Bir görevli görevi yaparken tam yetkili olarak yapar. Gerekli kararları alır ve uygular; uygulanır. Sonra merkeze gönderilir. Merkez kontrol eder ve yanlışlık varsa düzeltir. Kötü niyet varsa cezalandırılır ama baştan müdahale edilmez. Zamanla bugünkü "merkezden görevlendirme sistemi" kalkar, yerinden görevlendirmeye dönüştürülür, böylece "yerinden yönetim sistemi"ne geçilmiş olur.

4- Yerel yöneticilere yetki sistemi. Resmi ve özel işlerde çıkan her türlü ihtilafların çözümü geçici olarak valilerin, kaymakamların ve bucak müdürlerinin yetkisine verilir. Onlara, vatandaşa karşı memuru kayırmanın devlete ihanet olduğu öğretilir. İşlerin aksamadan yürümesi için ne gerekiyorsa ona karar verilir. Mağdur edilenler sonradan mahkemeye giderek tazminatlarını alırlar ve bunu da devlet öder. Gadredenler yani mağdur edenler devlete öderler. Zamanla yöneticiler adil karar vermeyi öğrenir, hakemler sistemi devreye girer ve "yerel yöneticilere yetki sistemi" ile adil düzene geçilmiş olur. Hakim devlet hâdim devlet olur.

5- Hakemliğin asıl olması sistemi. Bugün yürürlükte olan hukukumuzda da hakemlik vardır. Taraflar baştan hakemliği kabul etmişlerse ondan sonra mahkemeye gidemiyor, hakemlere gidiyorlar. Ancak hiçbir şey yazmamışlarsa mahkemeye gidiyorlar. Yapılacak şey; sadece hiçbir şey yazmamışlarsa hakemlere gidecekleri kayda alınır ve avukatların hakemlik yapabilecekleri hükmü getirilirse, zamanla "hakemliğin asıl olması sistemi" yerleşir ve sistem işler hâle gelir. Ceza davalarında da bilirkişiler taraflara seçtirilir. Biri bir bilirkişi seçer, diğeri de bir bilirkişi seçer; baş bilirkişiyi de onlar seçer. Hakim bunların raporuna dayanarak karar verir. Reddedip yeniden başka bilirkişi atamalarını isteyebilir.

6- Yarım mesai sistemi. Bugün bürokratlar kaçak olarak dışarıdaki işlerde çalışıyorlar. Bürokratlar eşleştirilecek; biri öğleden evvel çalışırsa, diğeri öğleden sonra çalışacak, resmi işler aksamayacak. Veya bir gün çalışırsa diğer gün çalışmayacak. Memurlar görevli olmadıkları bir alanda veya yerde iş yeri kuracaklar ve serbest iş yapacaklar. Böylece halkı ezen ve hayat pratiklerini bilmeyen bürokrat tipi yerine, iş hayatı içinde yoğrulmuş ve halka kolaylık sağlayan bürokrat tipi yetiştirilecektir. Kendilerine faizsiz kredi de verilecek, böylece serbest mesleğe geçişleri sağlanacaktır.

7- Mevzuat sistemi. Kamuya ait bütün işler mevzuatla tanımlanacaktır. Görev nedir, görevli kimdir, yetkileri nelerdir, sorumlulukları nelerdir Görevlinin hakları nelerdir Hizmet alanlar kimlerdir Hizmet alanların yükümlülükleri nelerdir Bütün bunlar açıkça tanımlanacak ve görevlinin masasında halka açık olarak bulundurulacaktır. Eğer mevzuat yapılmamışsa görevli mevzuatı kendisi hazırlayacak, mülki amire onaylatacak, ondan sonra "mevzuat sistemi" ile göreve başlayacaktır. Yani yalnız haklar değil, görevler de sayılacak ve görevleri kimin yapacağı belirlenecektir.

8- Çalışana faizsiz kredi sistemi. İşveren işçiyi çalıştıracak, işçinin ücretini kamu ödeyecek, sistem işvereni borçlandıracak; ama en önemlisi, işveren bunu faizsiz borçlanacaktır. Ödemesi hâlinde kredisi artırılacak, ödeyemediği zaman kredisi azaltılacaktır. Kesinlikle cebrî icraya gidilmeyecek. Sonra bu sistem ham madde kredisi için de uygulanacak, böylece faizsiz ekonomik sisteme geçilecektir. 

9- Elektrikle vergi tahsili sistemi. Kartlı saat ve sorumlu dağıtıcılar usulü ile elektrik kaçağı kolaylıkla önlenir. Vergiler sektöre göre elektrik bedeli ile tahakkuk ettirilir. Vergi mal makbuzları olarak alınıp satılır. Böylece "sermaye vergisi sistemi"ne geçilmiş olur.

10- Sözleşmeli eşlik sistemi. Bugünkü zina serbestliği yerine iffetli aile müessesesine geçilecek, evlilikler karşılıklı mükellefiyetlerin yazıldığı "sözleşmeli eşlik sistemi"ne dayanacaktır.

Görülüyor ki; Batı nın "merkezî sistemi"nden Doğu nun "hükümler sistemi"ne geçmek için ara çözümler bulunabilir. İktidar partisi veya muhalefet böyle bir anayasa hazırlamalı, herkes bilime saygılı olmalıdır. Bilmek ve bilime saygılı olmak; her söze kulak verip en iyisine uymakla olur.