Antalya’nın Akseki ilçesinde bulunan ve tarihi dokusuyla büyüleyen Sarıhacılar Mahallesi, yaz ve kış aylarında yaşadığı keskin nüfus değişimiyle dikkat çekiyor. Osmanlı mimarisinin en özgün örneklerinden olan "düğmeli evleri" ve asırlık camisiyle mahalle, adeta bir açık hava müzesi görünümünde.
Yazın 50 Bin Misafir, Kışın 3 Hane
Sarıhacılar, mevsimsel olarak iki farklı dünyaya ev sahipliği yapıyor:
Tarihi dokusu, düğmeli evleri ve 600 yıllık camisiyle yerli ve yabancı 30-50 bin arasında turisti ağırlıyor. Yazın hem turistler hem de ev sahiplerinin gelmesiyle sokaklar canlanıyor.
Havaların soğumasıyla birlikte mahalle derin bir sessizliğe gömülüyor. Tarihi evlerde yaşamını sürdüren nüfus sadece 3 aileye kadar düşüyor.
Mimari ve Tarihi Miras: Düğmeli Evler
Mahallenin en büyük cazibe merkezi, Anadolu Selçuklu döneminden itibaren yerleşimin olduğu ve Osmanlı mimarisinin izlerini taşıyan yapılar:
Yaklaşık 400 yıllık geçmişe sahip bu yapılar, ahşap ve taşın harç kullanılmadan, birbirine kenetlenen ahşap iskeletlerle inşa edilmesiyle biliniyor. "Düğme" adı verilen ahşap çıkıntılar, bu mimarinin simgesi durumunda.
Mahallenin en eski yapılarından biri olan cami, bölgenin manevi ve tarihi merkezi olma özelliğini koruyor.
Sarıhacılar, Roma ve Osmanlı dönemlerinde kervan ve göç yolu olarak kullanılan stratejik bir konumda yer alıyor.
Sessizliğin İçindeki Cemaat
Mahallede 3 yıldır görev yapan imam Yunus Demir, kış aylarındaki yaşantıyı şu sözlerle özetliyor:
"Köyün yerleşik sakini az olsa da, yol üzerinde olduğumuz için bölge trafikten polisler, jandarma ekipleri veya yoldan geçerken tarihi dokuyu merak edip uğrayan ziyaretçilerle bir araya geliyoruz. Cuma ve teravih namazlarında dışarıdan gelenlerle birlikte cemaatimiz oluşuyor."





