Marmara'da beşik gibi sallanan zemin, vatandaşın uykularını kaçırmaya devam ediyor. Adalar Fayı çevresinde son günlerde artan mikro ölçekli sarsıntılar, beklenen büyük Marmara depremi senaryolarını yeniden masaya getirdi. Türkiye İş Bankası Marmara Aktif Fay Tehlike ve Risk Uygulama Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Cenk Yaltırak, kafalardaki soru işaretlerini giderirken, tehlikenin boyutunu bambaşka bir seviyeye taşıyan verileri paylaştı.
Enerji Boşalıyor Yanılgısı
Mikro depremlerin büyük afeti önlediği, faylardaki enerjiyi aldığı yönündeki iddialara kapılar net bir şekilde kapatıldı.
Prof. Dr. Yaltırak, bu durumu "dolu kova" benzetmesiyle anlattı. Marmara'daki ufak sarsıntıların bu kovayı boşaltacak kadar büyük bir delik açmadığı ifade edildi. Her yıl deniz tabanındaki faylara yaklaşık 2 santimetrelik bir hareket eklendiği, bunun da gerilimi sürekli artırdığı kaydedildi. Yaltırak, durumu kapı çevresindeki "çatırtılara" benzeterek, on binlerce küçük sarsıntının ancak 7 büyüklüğünde tek bir depreme denk gelebileceğini aktardı.
Dört Fayda Potansiyel Doldu
Marmara'da "ölü fay" olduğu yönündeki tezler çürütüldü. 3,5 milyon yıldır bölgedeki tüm fayların canlı ve aktif olduğu vurgulandı.
İzmit Körfezi’nden Gaziköy’e kadar uzanan hat üzerinde tehlike çanları çalıyor. Yıkım alanlarına bakılarak tarihsel depremlerin yeri tahmin edilen dört farklı fay parçasında deprem potansiyelinin tamamen dolduğu ifade edildi.
Asıl Tehlike: Sismik Boşluk
Kafaları en çok karıştıran mikro depremlerin yeri konusu da netlik kazandı. Yaltırak'a göre esas büyük kırılma, sarsıntıların olduğu yerde değil, etrafını çevrelediği "sismik boşluklarda" meydana gelecek.
Bölgenin sessizliğine aldanılmaması gerektiğine dikkat çekildi. Yaltırak'ın, "Eğer bir yer sessizse ve etrafında depremler dönüp dolaşıyorsa işte o kapının kendisidir" sözleriyle Doğu Marmara Sırtı'nı işaret etmesi dikkat çekti. Kumburgaz, Orta Sırt ve Doğu Marmara faylarının bulunduğu bu alandaki sismik sessizliğin, fırtına öncesi sessizlik olduğu kaydedildi.
17 Ağustos Öncesiyle Benzerlik
Geçmiş verilere dönüldüğünde ürkütücü bir tablo ortaya çıkıyor. AFAD kayıtlarına göre, 1999 felaketinden önce de Gölcük sessiz kalırken İzmit ve İznik çevresinde yoğun bir mikro deprem aktivitesi yaşandığı hatırlatıldı.
Günümüzdeki hareketliliğin 99 öncesiyle benzerlik taşıdığı aktarıldı.





