BASKETBOL Federasyonun aldığı yabancı kararı ile ilgili yazdığım yazıya bazı mailler geldi. Okur, meselelere düz bakar. Başkaca bir tercih yapması da onca işinin arasında zorunlu değildir. İspanya basketbolunda da yabancıların bulunduğuna değinen okurlar anlaşılan o ki Navarro’yu falan unutuyorlar. Neyse... Futbolda da Fatih hocam Amerika’da Fatih Altaylı’ya ve de basın mensuplarına yabancının serbest bırakılmasından yana olduğunu söylemiş.
Şimdi toparlayalım. Neyse ki Altaylı yazısının sonunda Terim hoca ile birlikte beyaz bayrak çekmişler. Demişler ki, Galatasaray, UEFA Kupası’nı kazandığında kadroda Taffarel, Popesco ve Hagi vardı... Yani yabancının babası. Peki, o takımın yerli oyuncularına bir bakalım. Tepeden tırnağa futbolcular. Ve de büyük şans eseri hepsi de aynı takımda buluşmuşlardı. 2002 Dünya Kupası’ndaki üçüncülük de öyle geldi. Rüştü, Alpay ve Yıldıray o üç yabancının yerinde idiler. Yani bir kuşak oyuncuları aynı takımda buluşmuşlardı. Sonra o kuşak eskidi ve ortaya bugünkü kadrolar çıktı. Sonuç
Yukarıdaki paragrafta çok ama çok önemli bir özellik üzerinde durdum. Aynı kuşak içinde çok sayıda iyi oyuncunun bulunması. Buradan hareketle bakalım İspanya’nın eskiyen Barcelona ağırlıklı kuşağından sonra neler olacak
Devam edelim. Bir kuraldır; ihracatı az olan fazla ithalat yaparsa batar. Hani şu bazı devletlerin bütçelerindeki açıklar falan gibi...
Basketbolda da şu son kararın acılarını yakında çekeceğiz. Bunu hep birlikte göreceğiz. Allah ömür verirse... Şayet sporcu bazında ciddi bir ihracatınız varsa, ithalat etmeye de korkmayın. Zaten milli kadrolarınızda o ihraç ettikleriniz gelip oynayacaklardır. Onların sayesinde de elinizdeki yerliler de ivme kazanacaktır.
Meselenin en önemli kısmı mı Siz elinizdeki cevherleri işlemeyip ya da işlenmesi için zemin oluşturamazsanız nafile... Arda, Manisa’ya gönderilmeseydi şimdi acaba nerelerde olurdu Salih ne zaman oynayacak Böyle devam ederse on sene sonra aynı Salih’i biraz daha deforme olmuş durumda görürsünüz. Fenerbahçe şayet bu oyuncudan umutlu ise bu sezon onu devamlı oynayabileceği bir takıma, daha da önemlisi güvendiği bir hocanın takımına gönderecek. Basketbolda özellikle Efes’te, Fenerbahçe’de ve de diğer bazı takımlarda az sayıda yetenekli isimler var. Bunlar dakikalar alamazlarsa nasıl aşama gösterecekler O zaman tutucu olmayıp oynayacakları takımlara kiralayacaksınız. Spora hizmet böyle olur.
Size son bir sözüm daha var. Bakın bakalım bizim basketbol takımlarımız, özellikle de Avrupa Kupaları’nda oynayanlar, ilk beşe kaç yabancıyla çıkmışlar Devamla; oralarda kısıtlama olmamasına rağmen 8-9 yabancı ile oynamış olmalarına rağmen hangi sonuçları elde etmişlerdir.
Daha çok ders çalışmanız gerekli son mailleri gönderen okurlar, çoook…