Başlık nasıl ama... Verginin cenneti olur mu diyeceksiniz ama vardır. Bizimkisi tabii ki futbolla ve de son zamanlarda diğer branşlarla ilgili bir vergi cenneti. Neresi mi Hemen yanı başınızda, hatta içindesiniz. Yani Türkiye Cumhuriyeti...

Buraya nereden mi geldik. Nasıl gelmemeyim ki Faal çalıştığımız dönemde aybaşında maaşı alırken yarısından çoğu makaslanırdı. Sigortaya, vergiye falan... Yıllarca ödedik bunları. Şimdi de ödeniyor. Şimdilerde yarısından çoğunu kaybetmiyorsun ama yine de bir 40 lık falan sünnet...

Şimdi dikkatle okuyalım. Şu bizim yabancı futbolcularımız var ya...  Hele hele bazıları... Drogba, Sneijder, Alves, Meireles, Almeida, Zokora, Babel falan gibi... Dün Anelka, Hoojdonk, Roberto Carlos, Elano, Hagi, Popescu, Taffarel, Ferdinand gibi falan... Ve daha bir çok ülkelerinde tanınmış, uluslararası arenada isimleri geçenler falan... Bunlar neden Türkiye ye geldiler biliyor musunuz Yok canım forma aşkı falan değil... Geldikleri takımların Avrupa arenasında öyle pek isimleri de yok. Hani UEFA ve Süper Kupa sahibi Galatasaray az biraz farklı... Hani İstanbul un cazibesi diyeceğiz belki de... Ama arada Trabzonspor da var. Olsun, deniz var ya... Ama İstanbul da yaşamak kolay mı Dünyanın belki de en pahalı kentlerinden biri... Olsun, eğlence mekanı çok bol. Eee buna para gerek... Var mı Hem de nasıl... Vergisiz, yani kemiksiz...

Sadede gelelim... Ey vatandaş; bizim futbol dünyamızın vergisi şimdilerde yüzde 40. Benim bildiğim bu... Ve kulüplerimiz bunu yüzde 15 e çekmek için Ankara da aşındırmadık kapı bırakmıyor. Şimdi burada bir gerçek çıkıyor ortaya... Aslında bu yüzde 40 lık vergiyi kulüpler ödüyorlar. Futbolcunun eli cebine gitmiyor. Zaten gelirken de öyle tavlanıyor. Nasıl mı Şöyle Bak bizde konuştuğumuz, anlaştığımız mangır net. Vergi bize ait... Öyle olunca da devlete hep borç takılıyor. Sonra üç  beş senede bir Ankara ya uğranılıp kıyak aflar elde ediliyor. Eh, başta yabancı olmak üzere, futbolcu, hatta voleybolcu, basketbolcu, belki de masa tenisçi, yüzücü falan da, vergi vermeyen özel insan muamelesi ile hayatını sürdürüyor buralarda. Kah sahada, kah gece alemlerinde, kah kendisine sunulan havuzlu villalarda... Kirayı da kulüp öder ha, bunu da bilesiniz. Peki, sen vatandaş olarak ne yaparsın Maaşı alırken ödemeyi yaparsın, yok bordro mahkumu değilsen de tıpış tıpış vergi dairesine gidersin.

Ve Fransa da patlayan bombaya bakın. Futbolcular artık yüzde 75 vergi ödeyecek. İbrahimoviç senede 14 milyon avroya imza atmış. Şimdi eline ancak 3,5 milyon avro geçecek. Amerika da da biliyorsunuz yüzde doksana kadar vergi var. Ve Amerika da en büyük suç vergi kaçakçılığı... Muhammed Ali bu yüzden maçlarını ülke dışında yapmaya başlamıştı. Bildiğim kadarı ile İspanya da oran yüzde 50 nin üzerinde. İngiltere de de yüzde 55 civarında... İtalya da da benzer rakamlar var.

Dönelim bize... Sıfıra sıfır elde var sıfır. Vergiyi,  o da sık sık affa uğrayarak, kulüp ödüyor. Hani sokaklarda abuk sabuk yürüyüşler, öteye beriye zarar veren aklı bir karış havada olanlar var ya... Bunların içinde malum kulüplerimizin müthiş taraftar grupları da var ya... Hadi yürüsenize bu vergi işi için! Ama olmaz... Yaşasın başkan, yaşasın Drogba, yaşasın alemci Fernandes!

Dedim ya burası Türkiye; burada yaşanır aşkların en saçması...