Karayip kıyılarından gelen acı haberin boyutu saatler ilerledikçe ağırlaşıyor. Başkent Caracas ve kuzey kıyı şeridini adeta bir savaş alanına çeviren çifte sarsıntının ardından bölgede zamanla amansız bir yarış başladı. ABD Jeolojik Araştırma Merkezi (USGS) kayıtlarına göre 39 saniye arayla peş peşe yaşanan 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki depremler ülkenin altyapısını felç ederken, binlerce aile artçı sarsıntı korkusuyla geceyi sokaklarda, parklarda ve kartonların üzerinde geçirmek zorunda kaldı.

YETKİLİLERDEN ACI BİLANÇO GELDİ
Enkaz önlerinde çaresiz bekleyiş sürerken, resmi rakamlar felaketin boyutunu gözler önüne serdi. Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodriguez'in kameralar karşısına geçerek yaptığı açıklamada, hayatını kaybedenlerin sayısının 589'a, yaralı sayısının ise 2 bin 980'e ulaştığı aktarıldı. Özellikle Los Palos Grandes ve Altamira gibi merkezi noktaların yanı sıra Catia gibi yoksul mahallelerde devasa binaların iskambil kağıdı gibi yıkıldığı kaydedildi. Arama kurtarma ekiplerinin ulaşmakta güçlük çektiği La Guaira kıyı bölgesindeki havalimanında tavanların çöktüğü ve terminalin tamamen toz bulutuyla kaplandığı ifade edildi.

"ANNEM NEFES ALMAYI BIRAKTI"
Taş yığınlarının arasından yükselen feryatlar ise dinmek bilmiyor. Los Palos Grandes'ta annesini sırtında taşıyarak dışarı çıkaran 18 yaşındaki Sebastián Rodríguez'in sarsıntıyı "farklı bir ritimde sallanan bir dünya" olarak tarif etmesi dehşetin boyutunu kanıtladı.
Genç depremzede, "Ev sanki yerden bağımsız bir ritimde hareket ediyordu. Annemi kucağımda dışarı çıkarmak zorunda kaldım. Korkudan felç geçirmişti" sözleriyle o anları anlattı.
Ancak yürekleri en çok yakan, göçük altından tek başına çıkarılan küçük Mateo oldu. Gözyaşları içindeki çocuğun, "Annem dün saat yedi buçukta nefes almayı bıraktı. Enkazdan sağ kurtulan tek kişi benim" feryadı kurtarma ekiplerini de kahretti.

BÖLGEDE SOKAKLAR MAHŞER YERİ
Umutların giderek tükendiği enkaz başlarında kimi meslektaşını, kimi evladını arıyor. Yıkılan bir binanın önünde bekleyen Doktor Jessica Galvis'in, "Enkaz çok fazla, kelimelerle anlatmak mümkün değil" diyerek gözyaşı döktüğü vurgulandı. Motosikletiyle olay yerine koşan 61 yaşındaki
José Morillo, "Kardeşim, oğlum ve yeğenlerim içerideydi" diyerek bekleyişini sürdürürken; tıp öğrencisi Juan Ortiz ise çaresizliğini, "Bir arkadaşım öldü, bir diğeri enkaz altında olabilir. Şoktayım, yardım edemiyorum" diyerek dile getirdi.
Her şeyini kaybeden öğretmen José Luis'in "Duvarlar çöktü, çatıdan su giriyor. Her şey yıkıldı. Geriye hiçbir şeyim kalmadı" isyanı ve bir başka depremzedenin "Bu bir film sahnesi gibi. Hayata nasıl geri dönülür bilmiyorum" sözleri Karakas'taki psikolojik çöküşe dikkat çekildi.
BBC Mundo muhabiri Nicole Kolster'in yedinci kattaki evinde "ön kapı ile taş duvar arasına sıkışarak hayatta kalmaya çalıştığını" ve hemen ardından "Saklanacak yer aradım." diyerek sokağa fırladığı anlar ise felaketin saniyelere sığan yüzü oldu. İsra Colmenares'in "Hayatım boyunca böyle bir şey yaşamadım. Her şey saniyeler içinde oldu" itirafı sarsıntının yıkıcı gücünü bir kez daha kanıtladı.





