Düşünün

İki takım futbol maçına çıkacak. Kuralları da belli

Takımlar da kendilerini ona göre hazırlamış. Ancak maç tam başlayacağı sırada

hakem şartları değiştiriyor. Diyor ki; 11 er değil, 15 er kişilik takımlar

halinde maç yapılacak Takımın biri 11, diğeri de 15 kişi ile gelmiş. Yani

biri hazırlıklı gelmiş! 11 kişi ile maça gelen takım, itiraz bile edemeden maç

başlıyor ve doğal olarak maçı kaybediyor.

Bu örneği neden verdim

Hatırlayacaksınız doğal soğan çiçekleri yönetmeliğinde

arka arkaya yapılan değişiklikler ve bu değişikliklerin hangi firmanın işine

yaradığına dair bir haber yapmıştık. 2004 yönetmeliğinde 2012 ve 2013 yılında

yapılan değişikliklerin adrese teslim olduğu o kadar net ki, tartışma bile

götürmez.

Durum böyle iken Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı,

buradaki hatayı (!) düzelteceği yerde polemikler üzerinden konunun üzerini

örtmeye çalışıyor. Haberimize tekzip mahiyetinde ikinci defa Cevap ve

Düzeltme gönderen Bakanlık, olayın özünden ziyade alakasız konularla sözüm ona

ilgili haberimizi yalanlamaya ve karalamaya çalışıyor.

Neymiş efendim; haberde asılsız, dayanaksız ve son derece

çirkin iddialara yer verilmiş Allah aşkına! Yönetmelikler ortada, yapılan

değişiklikler de ortada Siz daha hangi dayanaktan bahsediyorsunuz!

Firmalar maça çıkacak ve kendilerini 2012 yönetmeliğine

göre hazırlamışlar ancak tam maç başlayacağı sırada yönetmelik değiştirilerek

kota haklarını belirleyen kurallar tamamen değiştiriliyor.

Ne gariptir bu maça AKP Balıkesir Milletvekili ve TBMM

Tarım Komisyonu üyesi Tülay Babuşçu nun şirketi hazırlıklı yakalanıyor! Ve

sadece Babuşçu nun şirketinin kotası yükseliyor diğer firmaların kotaları ise

düşüyor. Bunları da rakamları ile ortaya koyduk. Bundan daha iyi dayanak mı

olur Ama hala Bakanlık haberimizin dayanaktan yoksun olduğundan

bahsedebiliyor. Ve buradaki adrese teslim değişikliğin bahanesi de firmaları

üretime teşvik etmek oluyor

Öyle bir yönetmelik düşünün ki, gerçek üretiminin ne

olduğu tarif edilmiyor ama bu yönetmelik değişikliğinin adı üretimi teşvik

etmek oluyor!

Yani bir firma Adıyaman ın dağından ovasından söktüğü

çiçek soğanını Balıkesir de kendi üretim alanına ektiğinde bunu kendi üretimi

olarak gösterip ona göre ihracat kotası alabiliyor ve bunun adı da Bakanlığa

göre üretimi teşvik oluyor!

Basının en önemli görevi kamuyu aydınlatmaktır. Ancak ne

gariptir biz yaptığımız bu haberden dolayı öyle büyük suçlar işlemişiz ki

Konuyla ilgili yargıya intikal eden bir davada bağımsız mahkemeleri etkilemeye

çalışmışız Ve bundan dolayı hakkımızda suç duyurusunda bulunacaklarmış!

Neymiş efendim; Haber metni kamuoyunu bilgilendirme

amacı taşımamakta aksine basın özgürlüğü ve haber verme görüntüsü arkasına

sığınılarak dava sonucu etkilenmeye çalışılmaktadır.

İfadeyi görüyorsunuz Bağımsız mahkemelere bundan daha

ağır bir iftira atılabilir mi Ve gazetemize gönderilen Cevap Düzeltme metni

Görünürde Bakan Eker adına Hukuk Müşaviri Cengiz Arslan ın imzası var Ama bu

metnin, imza sahibi kişi tarafından hazırlanmadığı o kadar belli ki!  Açıklamada, hukuk dilinin ötesinde, saldırı,

töhmet ve hakaret dili hakim! 

Hakikaten bu metni kim hazırladı

Not: Bu haberlerimizi Başbakanımız Ahmet Davutoğlu da

takip ediyordur. Ancak haklı olarak Bakanlığın verilerini doğru kabul edeceği

için bu haberlerimize ön yargılı yaklaşabilir. Fakat Bakanlığın dışında

yaptıracağı ufak bir araştırma ile buradaki skandalı kendisi de görebilir