Mevzu şudur, Katolik kiliselerinde ve kurumlarında çocuklara karşı işlenen cinsel suçlar o derece artmıştır ki; artık piskoposlukların ve Vatikan‘ın yoğun gayreti bile bu rezaleti kapatmaya yetmiyor.
İnsanları susturmak için milyarlarca dolar dağıtılıyor, imzalar alınıyor ve mağdur olmuş çocukların aileleri korkutuluyor. Fakat her yıl on binlerce çocuk Katolik kiliselerinde ve kurumlarında tecavüze uğruyor. Bu kurbanların yüzde 81‘i ise erkek. 2009 yılında yayınlanan başpiskoposluk raporlarında, ruhban sınıfının en az yüzde beşinin çocuklara karşı sürekli olarak cinsel istismar suçu işlediği itiraf edildi.
Şu anlama geliyor; Katolik kiliselerin dünya üzerinde 500.000 din görevlisi var. En az yüzde beşi, yani sayısı 25.000 civarındaki bir Katolik din görevlisi ordusu amirleri tarafından resmen cinsel sapık olarak tasnif edilmiştir. Ciddi Amerikan gazetelerine göre Katolik sistemde çocuklara karşı işlenen her 5000 tecavüz davasının ancak 150 tanesi mahkemelere intikal ettirilebiliyor. Gerisi ise el altından kapatılıyor. 2002 yılına kadar 4.392 yüksek dereceli Katolik din görevlisi aleyhinde 10.667 çocuk istismarı iddianamesi hazırlandı. Özellikle kiliselerin kontrolündeki eğitim kurumlarında yaşları 8 ila 17 arasındaki erkek çocukların yıllarca, sürekli olarak Katolik papazların istismarına maruz kaldığı açıklandı...
İşin diğer tarafı da şudur, Hapishanelerde binlerce mahkûm üzerinde yapılan ve uzun yıllar süren çalışmalar önemli sonuçlar üretti. Çok sayıda mahkûmun çocukluk yaşlarında Katolik kiliselerinde uğradıkları tecavüz vakaları ortaya çıkarıldı...
2009 yılına kadar tecavüz davalarını kapatmak için piskoposluklar tarafından yalnızca ABD‘de kurbanlara ve hukuk servislerine ödenen para, 2 milyar 600 milyon dolardır.
Başka bir örnek de İrlanda‘dan. 2001 yılında Katolik kiliselerinde cinsel istismara maruz kalmış çocukların ailelerine 128 milyon Euro ödendi. Her halükarda bu suçların ancak yüzde 10‘u ortaya çıkartılabiliyor. Toplumdan gelen baskılar artınca, 2008 yılında ABD‘de altı milyon çocuk, kiliselerde maruz kalabilecekleri cinsel istismar konusunda eğitildi. Yani çocuk kiliseye gönderiliyor ama oradaki kadrolu ruhbanın tecavüz ihtimaline karşı önceden eğitimden geçiriliyor. Buna da din deniliyor. Ve Türkiye‘de Katolik misyonerler tarafından propaganda ediliyor.





