Seçim kampanyası devam ederken yazılı ve görsel medyanın pompaladığı partilerin işsizliği nasıl önleyecekleri, hasbelkader iş bulabilmiş olanları boğaz tokluğuna çalışmaktan nasıl kurtaracaklarını, ülkede terörü önleyip huzuru nasıl sağlayacaklarını bir program dahilinde millete sundukları yok. Birbirleri ile ağız dalaşı yaparak milleti oyalamanın peşindeler ve bu oyalama işinde de medya önemli bir görev üstlenmiş durumda.

Zaman zaman ülkemizde ilan edilen asgari ücrete rağmen bu ücretin altında  çalışmaya milyonlarca insanımızın razı olduğunu hatırlatıyorum. Bu arada Çalışma Bakanlığı kayıt dışı istihdam konusunda bir mücadele başlatmış olmasına rağmen milyonlarca insanın sigortasız olarak çalışmaya devam ettiklerini, buna bir çözüm bulmadan her sene asgari ücret belirlemenin anlamsız olduğuna dikkat çekiyorum.

Elbette partiler bu ülke gerçeğine çözüm üreterek, ürettikleri çözümü millete sunarak oy istemeleri gerekirken ne yazıktır ki ülkemizde böyle olmuyor. Terör konusunda söylenen tek şey, "Biz gelince terörün kökünü kazırız" demekten ibaret.

Nasıl kazıyacaksınız sorusunun cevabı maalesef yok.

Tüm medya, terörün arkasında dış güçlerin ve ülkelerin olduğunu bizim kadar bilmelerine rağmen destek verdikleri partilere, "Bu dış güçler ve ülkelerle ilişkilerinizi bugünkü gibi yürütecekseniz terörü nasıl önleyeceksiniz Bu mümkün değil." deme gereği bile duymuyorlar. Sanki bile bile terörün oy aracı yapılmasına göz yumuluyor, destek oluyorlar.

Tüm bunları düşününce insan, "Bu medya kimin medyası, kime hizmet ediyor " demekten kendisini  alamıyor.

Gelelim geçim ve işsizliğe.

Seçmenin nabzını tutmak için Anadoluyu dolaşan gazeteci arkadaşların pek azı nedense vatandaşın nazarında konunun seçimden çok geçim olduğunu dile getiriyorlar. İşte Deniz Sipahinin Batman izlenimleri:

"Batmanın gündemi seçimden çok geçim ve terör. İşsizlik yüzde 50ye dayanmış, 2 bin 500 esnaf kepenk kapatmış. Batmanlı asgari ücret yerine 200 YTLye çalışmaya razı."

Hemen belirtelim ki asgari ücretin altında rakamlara çalışmaya razı olanlar sadece Batmanda değil, Akdeniz Bölgesi nde de var. Diğer bögelerde de. Kısacası işsizlik tüm Türkiyede insanları asgari ücretin altında çalışmaya mahkum ediyor. İşverenler de bunu kullanıyor.  Bu bakımdan insanlar için önemli olan bir iş bulabilmek.Ücret daha sonra geliyor. Elbette bu ülkede refah içinde yüzenler de var. Bir taraf ayda 200 YTLye çalışmaya razı iken bir taraf lüks ve israf içinde.

Az sayıda insan trilyonlar içinde yüzüyor, yanındaki işçi ise asgari ücretin yarısına hem de sigortasız olarak  çalışıyor. Para sahipleri çalıştırdıkları işçinin sigorta ve vergisini bile ödemeye yanaşmıyorlar. Devlet ise gırtlağına kadar borca batmış. Devlet gelirlerini halkının her alandaki gelişimine harcamak, herkesin insanca yaşamasını sağlayacak bir gelir dağılımı sağlaması gerekirken, içine yuvarlandığı borç batağı sebebiyle sürekli olarak para sahiplerine öncelik veriyor, fakir-fukara ise kemer sıkmaya mahkum ediliyor.

Ülkemizin sorunu belli. Bu soruna sebep olanlar ise medyanın pompalamaya devam ettiği partiler. Hiçbirinin sorunlara karşı ciddi bir teklifi yok. Teklifi olan ve bunu geçmişte uygulamaları ile ispat etmiş olan Milli Görüş partileri ise ısrarla milletten gizlenmeye çalışılıyor. Bir bakıma milletimiz medya tarafından sanki çözümsüzlüğe mahkummuş gibi  gösteriliyor. Sanıyorum ülkemizin çıkmazı ve talihsizliği burada ortaya çıkıyor.