Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in valiler toplantısında yaptığı konuşmanın detayları medyada yer almaya başladı!
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’in konuşmasında valilerden “azami tasarruf” göstermelerini istediği anlaşılıyor.
Belli ki bütçe açığına dikkat çekilip her konuda “azami tasarrufa” gidilmesi istenilmiş!
Mehmet Şimşek uygulamakta oldukları programın ana unsurunun fiyat istikrarını sağlamak olduğunu kaydederek fiyat istikrarından kasıtlarının enflasyonun tek haneye indirilmesi olduğunu ifade ediyor.
Enflasyonun çok yüksek olduğuna işaret eden Şimşek, enflasyonu aşağı çekebilmek için dünyanın kurallarına uygun hareket edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.
Valiler toplantısında “mali disiplin” üzerine de açıklamalar yapan Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek şöyle konuşmuş:
“Mali disiplinden kastımız şu. Bir ülkede iki tür denge aranır.
İçerideki denge, dışarıdaki denge! Dışarıdaki denge döviz dengesi yani cari açık. İçerideki denge, bütçe dengesi!
İkisi açık verirse bu yönetilemez.
Dünyada hiçbir ülke yönetemez.
Türkiye de yönetemez.
Türkiye’de şu anda her iki açık da yüksek.
Bütçe açığının milli gelire oranını yüzde 3’ün altına düşürmemiz lâzım!
Yüzde 3’ün üstü zor yönetiliyor.”
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, valileri böylece bilgilendirdikten sonra tasarruf için yapılan çalışmaları anlatıyor.
Ve valilere kamu harcamaları sırasında “azami tasarrufa” riayet edilmesi gerektiğini ısrarla hatırlatıyor.
“Bu para babamızın parası değil, milletin parası” demek suretiyle de bu konudaki hassasiyetini dile getiriyor.
Hem cari açıkla hem de enflasyon ile mücadele sırasında neler yapılması gerektiğini adeta tek tek sıralıyor.
Şimdi merak konusu olan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in bu uyarılarına ne kadar uyulacağı!
Uyulursa elbette mükemmel olur!
Ama atalarımız “balık baştan kokar” derler.
Bu bağlamda valilerden önce daha üst makamların uyarılmasının gerektiğini düşünüyoruz.
Yani “itibardan tasarruf olmaz” diye düşünenlerin uyarılması gerektiğine yürekten inanıyoruz,
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’in bu konuşması sanki biraz da, “Valim sana söylüyorum üst makamlar siz anlayın” der gibi değil mi?
Ne dersiniz?