Memurlar ile memur emeklilerinde ise bu oran yüzde 13,52 olarak belirlendi. Ortaya çıkan yeni tabloda, en düşük memur maaşı 61.809 TL düzeyinden 70.224 TL seviyesine fırladı. Taban emekli aylığı ise 20 bin TL seviyesinden 23.552 TL bandına çekildi. En düşük memur emekli maaşı da 31.527 TL olarak kayıtlara geçti. Memur emeklisiyle işçi emeklisi arasında oluşan 10 bin TL üzerindeki makas ciddi tartışmaları beraberinde getirdi.
Prim Ödeyenlere Adaletsizlik Vurgusu
Ekonomist Muhammet Bayram, televizyon ekranlarında yeni zam oranlarını değerlendirdi. Sunucunun taban aylığın neden 25 bin seviyelerine çekilmediği yönündeki sorusuna Bayram net bir yanıt verdi. Sadece alt sınırın yukarı çekilmesinin, daha çok prim günü bulunan vatandaşlara haksızlık yaratacağı ifade edildi. Sistemde 30.000 TL kazanan bir emekli de yüzde 17,76 oranında zam görüyor. Bayram, gönlünden geçen taban rakamın aslında 30.000 TL olduğunu belirtti. Ancak devlet, az prim ödeyenlerin mağdur olmaması adına alt sınırı hazine destekleriyle tamamlıyor. Sistem şu an böyle işliyor.

Tarladan Markete Uçurum ve Katı Enflasyon Tehlikesi
Konut kiralarındaki artışlar yüzde 45 seviyelerine dayanmış durumda. Maaş artışlarının ise yüzde 20 barajını bile aşamaması geçim sıkıntısını oldukça derinleştiriyor. 23.552 TL ile büyük şehirlerde ayakta kalmanın neredeyse imkansızlığına değinen ekonomist, Anadolu'ya dönüş teşvikleri ile kira sübvansiyonlarının acilen devreye alınmasını önerdi.
Öte yandan gıda fiyatlarındaki anormallik sürüyor. Tarlada 1 liranın altına satılan kiraz, metropol tezgahlarında 70 lira, 80 lira hatta 100 lira fiyat etiketleriyle vatandaşa sunuluyor. Denetim eksikliğine ve ahlaki bozulmaya işaret eden Bayram, sadece yüksek faiz politikasıyla enflasyonun yüzde 30 seviyelerindeki katılığının kırılamayacağını kaydetti. Savunma sanayisinin ve NATO Zirvesi'nin Türkiye'ye sağlayabileceği ekonomik fırsatlara değinildi. Olası sıcak para akışının doğru yerlerde kullanılması gerektiği aktarıldı.




