Ortadoğu'da krizin boyutu her geçen gün genişlerken sınır hatlarında hesaplar fena halde şaştı. İsrail cephesinden gelen son hamle, diplomatik koridorlarda deyim yerindeyse soğuk duş etkisi yarattı. Netanyahu'nun 1967'den bu yana işgal altında tutulan Golan Tepeleri bölgesindeki Suriye topraklarına yasa dışı yollarla girmesi bardağı taşıran son damla oldu. Kafalar fena halde karışık; zira bu gövde gösterisi, bölgedeki kırılgan dengeleri tamamen dinamitleyebilecek bir hamle olarak okunuyor.

Amman'dan Zehir Zemberek Açıklama

Ürdün Dışişleri Bakanlığı, sınırın hemen ötesinde yaşanan bu pervasız harekete sessiz kalmadı.

Yazılı bir açıklamayla tepkisini en üst perdeden dile getiren Amman yönetimi, söz konusu sınır ihlalini şiddetle kınadı. Resmi kanallardan yapılan açıklamada, bu izinsiz girişin "Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık ihlali, uluslararası hukukun bariz şekilde çiğnenmesi ve kabul edilemez bir provokasyon" olduğu aktarıldı.

Bir Arap devletinin iç işlerine yönelik bu müdahale, "kabul edilemez bir tırmanış" olarak nitelendirildi.

1974 Anlaşması Çiğneniyor

Krizin diplomatik boyutu tarihi anlaşmaları da tehdit ediyor.

Bakanlığın açıklamasında doğrudan Birleşmiş Milletler Şartı'na ve İsrail'in 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na atıf yapıldı. Tel Aviv yönetiminin mevcut yükümlülüklerini açıkça ihlal ettiğine dikkat çekilerek, Suriye'nin güvenliğini ve istikrarını hedef alan tüm bu uygulamaların derhal durdurulması gerektiği vurgulandı.

Hedefteki Stratejik Zirve: Şeyh Dağı

Peki krizin merkezindeki bu bölge neden bu kadar kilit bir öneme sahip?

Suriye'nin Kuneytra ilinde yer alan Şeyh Dağı (Cebel eş-Şeyh), Suriye-İsrail temas hattına olan yakınlığı nedeniyle askeri ve güvenlik açısından bölgenin kalbi konumunda. İsrail'in on yıllardır elinde tuttuğu bu kritik zirve, stratejik konumuyla iki ülke arasındaki en hassas sinir uçlarından birini oluşturuyor.

Tüm bu diplomatik restleşmelerin gölgesinde Ürdün yönetimi, Suriye'yi yeniden yapılanma sürecinde yalnız bırakmayacağını ve Şam'ın toprak bütünlüğünü savunan temeller üzerinde destek vereceğini ilan etti.

Kaynak: Haber Merkezi