Tutarsızlık nedir? Zayıflamaya çalıştığı için çaya şeker atmadığını iddia eden bir bireyin, öğle yemeğinde tatlı yemesi tutarsızlıktır. Sağlıklı hayatı savunduğunu iddia eden bir bireyin, sigara yahut alkol kullanması tutarsızlıktır. Yazar olmak isteyen bir bireyin, okumaması tutarsızlıktır. Kapitalizm ile mücadele ettiğini iddia eden bir bireyin, kredi kartı kullanması tutarsızlıktır. Müslümanım diyen bir bireyin, namaz kılmaması yahut tesettüre uymaması tutarsızlıktır.

Tutarsızlığın ne olduğunu bilmeyen bir bireyin, var olması başlı başına bir tutarsızlıktır. Çünkü Allah bizi bilelim diye yaratmıştır. Onu bilelim. Resulü’nü bilelim. Suyu bilelim. Toprağı bilelim. Eşi bilelim. Evladı bilelim. Tarih bilelim. Kavimleri, ibretlik yaşayışlarını ve acıklı sonlarını bilelim. Bilmeyi bilelim diye yaratıldık. İradeyi bilelim. Aklı bilelim. Kalbi bilelim ki kullanabilelim diye… Bu yüzden bilmemek tutarsızlıktır.

Tutarsızlık, bilmeyiş hatta bilmediğini dahi bilmeyiş halinin sonucudur. Ya bilginin başlangıcını, özünü bilmeyişin… Ya da sonunu bilmeyişin bir sonucudur. Yani kendini veya varlık felsefesini bilmeyişin sonucudur. Merak, araştırmayı motive eder. Araştırma, öğrenmeyi tetikler. Öğrenme, farkındalığı ortaya çıkarır. Farkındalık, bilgi edinimi hızlandırır. Bilgi, iradeyi sağlamlaştırır. Sağlamlaşan irade, kişinin tutarsızlıklardan arınmasını sağlar. Cehalet, iradeyi zayıflatır. Kişi, nedenini bilmediği bir şeyi sürdüremez. Bundan dolayı tutarsızlıklar had safhaya ulaşır.

Münafık kime denir?

Münafık ne demektir? “Sözlükte (tarla faresi) yuvasına girmek; (bir kimse) olduğundan başka türlü görünmek anlamındaki nifâk masdarından türemiş bir sıfat olan münâfık kelimesi “inanmadığı halde kendisini mümin gösteren” kimse demektir. Kelimenin, “tarla faresinin bir tehlike anında kaçmasını sağlamak üzere yuvası için hazırladığı birden fazla çıkış noktasının birinden girip diğerinden çıkması” biçimindeki kök manasından hareketle münafık, “dinin bir kapısından girip diğerinden kaçan çifte şahsiyetli kimse” olarak da tanımlanmıştır.” (TDV İslam Ansiklopedisi) Çifte şahsiyet kelimesini çektik aldık. Hadi itikadi münafıklık ve ameli münafıklık olarak da ikiye ayırdık. İtikadi münafıklığı kasten gönderilen ajanlar diye yorumladık. Ameli münafıklığı da “iman tehlikesi olmaksızın yapılan günahların normalleşmesi” şeklinde tanımladık. Şimdi konumuza dönebiliriz.

Münafıklığa giden kestirme yol: Tutarsızlıklar

Müslümanımsı, Müslümanımtrak, Müslümanmış gibi yapan varlıkların hüküm sürdüğü tutarsızlık çağına hoş geldiniz. Neden direkt adam gibi Müslüman diyemiyoruz kendimize? Neden tutarsızlık çağı?

Çünkü Müslümanlar namaz kılmıyorlar. Müslümanlar kitap okumuyorlar. Müslümanlar yalan söylüyorlar. Müslümanlar kul hakkı yiyorlar. Müslümanlar faizsiz iş yapmıyorlar. Müslüman erkekler alkol, sigara kullanıyorlar. Müslüman hanımlar tesettüre uymuyorlar, hatta zina ediyorlar. Müslüman erkekler çoluk çocuklarının rızkını iddiaya, sanal bahse yatırıyorlar. Müslüman hanımlar misafir sevmiyorlar. Müslüman erkekler çok seri bir şekilde kan döküyorlar. Cümlelerdeki düşüklüğü fark ettiniz değil mi? Kulak tırmalıyor.

Tutarsızlıkları normalleştirmek karakteri münafıklaştırır. Karakteri münafıklaşan kişinin işleyemeyeceği hiçbir günah yoktur.

Bir insan hem Müslüman olduğunu iddia ediyor hem de Kur’an-ı Kerim’in neredeyse tamamında defalarca emredilen namazı kılmıyorsa… Cüret normalleşir. Artık zihninde kendine göre bir din inşa eder. Namaz kılmayanın cezalandırılmayacağı hatta hiç emredilmediği bir din…

Bir insan hem Müslüman olduğunu iddia ediyor hem de Rabbimiz “Yaklaşmayın!” şeklinde net bir ifade ile ikaz etmesine rağmen zina ediyorsa… Cüret normalleşir. Artık zihninde kendine göre bir din inşa eder. Zina edenlerin cezalandırılmayacağı, hatta her türlü sapkınlığın serbest sayıldığı bir din…

Bir insan hem Müslüman olduğunu iddia ediyor hem de “Allah ve Resulü’ne karşı savaşmak” şeklinde tanımlanan faize bulaşıyorsa… Cüret normalleşir. Artık zihninde kendine göre bir din inşa eder. Ribaya bulaşanların cezalandırılmayacağı hatta faizin bir mecburiyet sayıldığı bir din…

Bir insan hem Müslüman olduğunu iddia ediyor hem de kul hakkı yemekten çekinmiyorsa… Cüret normalleşir. Artık zihninde kendine göre bir din inşa eder. Torpil, yolsuzluk, hırsızlık yapanların cezalandırılmayacağı hatta yapılan haksızlıkları bin türlü haklı mazeret ile gerekçelendirebilen bir din…

Tutarsız atalarının izinden giden kuşaklar

Babalarını ezan okunurken camide değil de; kahvede okey taşları, batak kâğıtları başında gözlemleyen Müslüman delikanlılar… Sırf para kazanmak için küçücük bakkal dükkânında kırk yalan sıralayan babalarının yanında yetişen Müslüman delikanlılar… Üç kuruş memur maaşı için bin farklı bürokratın önünde eğilen bükülen babalarının yanında yetişen Müslüman delikanlılar… Artık tüm İslami kaygıları bir tarafa bırakmak suretiyle sadece para kazanmaya odaklanmış durumdalar… Haram helal yok. Kul hakkı kaygısı yok. Paranın nereden geldiği, kimden geldiği ile ilgilenmiyorlar. Herkes sadece en kolay yoldan çok para kazanmanın derdine düşmüş… İddia oynamak artık çok banal ve masum kalıyor. Borsaya fetva ürettiler. Coine fetva ürettiler. Banka promosyonlarına fetva ürettiler. Sanal-reel kumarın envaiçeşidine fetva ürettiler… Daha neler neler… Hem Müslüman olup hem bu kadar günahı sinesinde saklayan gençler nasıl tutarsız bir hale gelmesinler. Bu kadar tutarsız gençler nasıl dini, devleti, vatanı satmasınlar!

Tesettür nedir? Allah’ın naif yarattığı nadide kulları olan hanımları her türlü beladan, fitneden sakınmak için… Tesettür modası nereden çıktı Allah aşkına? O bileği açtıktan sonra o başındakinin ne manası kalıyor kardeşim? Darlığa bolluğa, kalınlığa şeffaflığa dikkat etmedikten sonra setr kavramının ne manası kalıyor kardeşim? Pembe, mor, lila kırk farklı cırtlak renk başörtüsü taktıktan sonra işin dikkat çekmemesi nerede kalıyor kardeşim? Peçe ne için takılır? Bir hanımefendi açısından hayânın, takvanın en üst mertebesine ulaşmak ümidiyle kendini muhafaza etmek için takılır. Ki kendi adıma söylüyorum, saygım sonsuzdur. Allah, samimi, ihlaslı olan kardeşlerimizden bin defa razı olsun. Ama ben şunu anlamıyorum… Çarşaf peçeye girildikten sonra her şeyin serbest olduğunu kim söyledi? Peçe ile paten yapmak nedir Allah aşkına… Peçe ile Kadir Baba dansı yapmak nedir? Kırk renk peçe ile kırk farklı şarkı eşliğinde story atmak nedir? Daha neler neler… Hem Müslüman olup hem bu kadar günahı sinesinde saklayan gençler nasıl tutarsız bir hale gelmesinler. Bu kadar tutarsız gençler, nasıl şehit olacak evlatlar yetiştirecekler?

Hasılı

Her geçen gün biraz daha tutarsız, biraz daha münafık karakterli bir toplum haline geliyoruz. Gidişat iyi değil. Her zamanki gibi Rabbimizden gayrı kimseden umudumuz yok. Ancak net olmak zorundayız. Net ölmek zorundayız. Bu devrin cihadı içimizin dışımızın bir olmasıdır. Samimi olmamızdır. Allah, yâr ve yardımcımız olsun. Allah’a emanet olunuz.