Ege'den Marmara'ya, Doğu Karadeniz'den Doğu Anadolu'ya uzanan geniş bir coğrafi hatta yer alan tam 11 il resmi olarak "altın kuşağı" ilan edildi. Jeolojik incelemelerin derinleştirildiği ve arama faaliyetlerinin hız kazandığı süreçte, 27 resmi potansiyel saha da mercek altına alındı.
Türkiye'nin madencilik stratejisinde yeni bir milat olarak değerlendirilen bu gelişme, hem mevcut işletmelerin üretim kapasitesini hem de yeni arama ruhsatlarının yönünü şekillendiriyor. Volkanik ve hidrotermal kayaç yapısına sahip bölgelerde yürütülen sondaj çalışmaları, Türkiye'nin küresel altın üretimindeki payını artırma hedeflerini destekliyor.

BATI ANADOLU VE DOĞU HATTINDAKİ KAZANIM MERKEZLERİ
Açıklanan haritaya göre Ege ve Batı Anadolu bölgesi, aktif ve modern maden işletmeleriyle öne çıkıyor. İzmir’de Ovacık ve Efemçukuru, Manisa’da tarihi Sart sahası, Uşak’ta Avrupa’nın en büyük açık ocak tesislerinden Kışladağ ve Eskişehir’de Kaymaz madeni başı çekiyor. Çanakkale, Balıkesir ve Kütahya hattında ise sondaj çalışmaları aralıksız sürüyor.
Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz aksında ise yüksek rezervli sahalar dikkat çekiyor. Artvin’de Cerattepe, Hot ve Seyitler; Gümüşhane’de Mastra; Erzincan’da Çöpler ve Elazığ’daki arama sahaları stratejik üretim merkezleri olarak listede yer alıyor.
MERCEK ALTINDAKİ 27 SAHA VE YAN ÜRÜN KAZANIMLARI
MTA’nın jeolojik araştırmalarını yoğunlaştırdığı 27 resmi arama sahası arasında İğneada, Madendağ, Altınoluk, Kartaldağ, Bolkardağı, Küre ve Madenköy gibi noktalar bulunuyor. Öte yandan Kastamonu Küre, Elazığ Keban, Diyarbakır Ergani ve Artvin Murgul’daki bakır ile demir yataklarından da işleme tesislerinde ikincil ürün olarak yüksek miktarda altın elde ediliyor.





