Bugünlerde, cumhurbaşkanı seçimi vesilesi veya bahanesiyle, sorunlu ve sıkıntılı günler yaşıyoruz. Sistem pek çok yönüyle eksik ve yetersiz olduğundan dolayı sorunlar çözülemiyor.
Nitekim cumhurbaşkanlığı seçimi gibi temel bir konuda bile meseleyi sorunsuz bir şekilde çözemiyoruz. Bundan dolayı, sorumlu makamlarda olanlar her zamankinden daha da dikkatli olmak, geniş düşünmek ve artık çözüm önerilerimizi dikkate almak durumundadırlar.
Bu vesileyle bir kere daha içinde bulunduğumuz bu durumun genel sebepleri üzerinde duralım.
XX. yüzyıl içinde insanlık varolan sorunlarına çözümü "sermaye tekeli" veya "devlet tekeli"nde aramış, yani çözümü "sermaye" veya "devlet" getirecektir sanılmıştır.
Oysa, artık ayan beyan bilinmektedir ki, çağımızın sorunlarını ne "devlet tekeli" ne de "sermaye tekeli" çözebilmiştir; bu gidişle de çözemeyecektir
Ülkemizde de, bu yöndeki yüz yıllık çaba sonuç vermemiş, "muasır medeniyetin fevkine çıkacağız" sloganı bir etki yapmamış; maalesef bu önemli ve büyük idealin gereği de yapılamamıştır.
Artık, aklımızı başımıza alma, alternatif çözüm önerilerine kulak verme ve asıl yapılması gerekenleri ana gündemimize alıp bir yerden başlangıç yapma zamanıdır.
***
Sorunlar Adil Ekonomik Düzen ile çözülebilecektir
Bıkmadan, usanmadan, kimi zaman üstüne basa basa vurgu yaparak ve de ısrarla;
Sadece ülkemizin değil, bütün insanlığın, bütün dünyanın sorunları ancak ve ancak, genel olarak "Adil Düzen"le, ekonomik sorunları da özel olarak "Adil Ekonomik Düzen"le çözülebilecektir diyoruz.
Bugüne kadar denenen sistemlerle sonuç alınamadığına, bu arada alternatif sistem önerileri de gündeme getirildiğine göre; artık bu alternatif çözümlerin düşünülmesi, incelenmesi, gündeme alınması, plan ve projelerinin yapılması, bir an önce de uygulanması merhalesine geçilmelidir.
Gerekeni yapması gerekip de yapmayan veya yapamayanların, bizim baktığımız pencereden göründüğü kadarıyla, artık pek bir bahanesi, mazereti ve reddetme gerekçesi kalmamıştır. Öyle zannediyor ve görüyorum ki, genel ve özel meselelerin, sorunların, problemlerin çözümüne bir yerden başlamamız gerekiyor. Çünkü, bir yerden başlamayınca, hiç başlanmamış oluyor.
Sorunları erteleme ve sözde çözümlerle oyalanma; bir taraftan sorunların çözümsüz kalmasına sebebiyet verirken, diğer taraftan adeta kangrenleşmesine sebebiyet vermektedir. Allah korusun, kangren bazen bütün bünyeyi hasta edip yok eder. Tehlikenin bir de böyle bir boyutu var.
Bu durum da iyi biline ve artık hiç hatırdan çıkarılmaya
***
Çözüm için neler yapılmalıdır
- Faizli sömürü düzeni hiçbir sorunu çözmez, çözemez.
Başarı gibi görünen ama sadece sözde kalan ve özde gerçekleşmeyen uygulamalar, aslında daha büyük bir yıkılışın kaynağı olmaktadır. Faizsiz "Adil Düzen"e geçmek için gayret sarf edilmelidir. Yapılacak iş çok basittir. Ödenen vergi karşılığı faizsiz kredi verilecektir. Geri ödeme yapamayanın üstüne gidilmeyecektir. Halka faizsiz selem kredileri ile çalışma kredileri verilecektir.
- Bir ülkenin sorunları maaşlı bürokratlarla hiçbir zaman çözülemez.
Zaman zaman bu köşede gündeme getirdiğimiz ve çözüm için gerekli olan "yüksek kurullar" kurulmalı, serbest meslek sistemi içinde sorunlar çözülmelidir. Detayları bizde mevcut.
- Vergiler elektrik bedelleri üzerinden tahsil edilmelidir.
Bu uygulamanın nasıl yapılacağının kısmî detaylarını da daha önce yazdık. Bu düzenleme yapıldıktan sonra defter tutma, fatura kesme mükellefiyeti devam etse bile, artık vergiler onlara göre tahsil edilmeyecektir.
- Bürokratların hükmetme metodu kaldırılacak, hakemler önünde herkes eşit olacaktır.
Davacı vatandaş değil, devlet görevlisi olacak, yani işler vatandaşın beyanına göre yürüyecek, devlet aksini ispat etmekle mükellef tutulacaktır. Çökmüş bulunan adalet mekanizması yeniden yapılanmalıdır.
Bugünlük bu kadar; yarın, kaldığımız yerden devam edeceğiz, inşaallah
Allah milletimizin ve devletimizin yâr ve yardımcısı olsun