Malum, Türkiye nin Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkilerine yönelik tartışmalar sürüyor. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Mayıs 2008 de bitecek olan mevcut stand-by anlaşmasının yenilenmesini istedi! Bu arada Yılmaz, "Yeni düzenleme ile mâli disiplinin sürdürülmesini amaçlamalı." dedi. Enflasyon Raporu nun tanıtımı sebebiyle basın toplantısı düzenleyen Yılmaz, faizlerin yılın son çeyreğinden itibaren indirilmesi hâlinde enflasyondaki düşüş eğiliminin belirginleşeceğini vurguladı ve enflasyonun yıl sonunda yüzde 4,5 ile 7,1 arasında gerçekleşeceğini anlattı; ayrıca, genel seçimlerin ekonomiyi olumsuz etkilemesi durumunda -sanki faizler çok düşükmüş gibi- faizleri artırabilecekleri sinyalini verdi!
Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, piyasalar ve ekonomi için IMF ile Avrupa Birliği nin çok önemli bir çapa görevi gördüğünü vurgularken, "IMF ile mevcut anlaşma gelecek yıl sona erecek. IMF ile farklı anlaşmalar yapılabilir. Ancak yapılacak düzenleme mâli disiplinin sürdürülmesine yönelik olmalı." değerlendirmesini yaptı. Faiz ve kur politikası ile siyasi gelişmeleri yönlendiremeyeceklerini vurgulayan Yılmaz, "Erken ya da geç, seçimler nasıl yapılırsa yapılsın, gelişmeler orta vadeli enflasyon hedeflerimizde kalıcı sapmaya neden olursa tepki verir ve gerekli önlemleri alırız." diye konuştu!
Sıcak para olarak adlandırılan kısa vadeli yabancı sermaye girişinin temelinde güven ve istikrar olduğunu ifade eden Yılmaz, "Türkiye ye giren kısa vadeli sermayenin tehlike teşkil ettiğine inanmıyorum; ama bunu yakından takip etmek zorundayız. Risk iştahı değişebilir, giren para çıkabilir de." dedi. Önümüzdeki üç yılda merkezî yönetimin dış borç ödemesinin 45 milyar dolar olduğuna işaret eden Merkez Bankası Başkanı, bu ihtiyaç çerçevesinde döviz kurunun seviyesini etkilemeden, arz şartlarına göre döviz rezervlerini takviye edeceklerini ve bu kapsamda artırma veya azaltma yapabileceklerini dile getirdi.
Para politikalarımızın başındaki otorite şahsiyet böyle diyor ve böyle yapıyor!
Hükümettekiler ve ülkeyi yönettiklerini zannedenler de olanları sadece seyrediyor!
*
Geçtiğimiz ay başında Türkiye de incelemeler yapan IMF uzmanları concluding statement adını taşıyan mektuplarını yani konsültasyonlarını bırakıp gittiler. Bu konsültasyonların sonunda görüşmeleri yapan IMF uzmanları üç belge hazırlarlar. İlki ilk değerlendirmelerini yansıtan concluding statement adlı mektuptur. Bu mektup bir kaç sayfalık bir özet değerlendirmedir. Bunu ülkeden ayrılmadan önce yetkililere verirler. İkinci belge ABD ye dönüşlerinde hazırladıkları çok daha ayrıntılı Article 4 Consultation Report dur. Üçüncü belge bu raporun ekini oluşturan ve Recent Economic Development adını taşıyan istatistiklerden oluşan bir ektir.
IMF uzmanlarına göre, 2007 den itibaren koşulların kötüleşeceği bir ortama girilmiş bulunuluyor. Geçtiğimiz dönemde yüzde 7.5 ortalamayla büyüyen ekonominin önümüzdeki dönemde yüzde 5 ortalamayla büyümesi bekleniyor. Bu düşüş IMF uzmanlarına göre iki nedenden kaynaklanıyor: 1) Geçen yıl yaşanan dış dalgalanmanın etkisi, 2) Artan cari açık. Piyasalarda güveni sarsarak risk primini artırmış olan bu iki etken, enflasyonda ortaya çıkan artış eğilimiyle birleşince, faizin artırılmasına, o da kredi artış hızının düşmesine ve iç talebin yavaşlamasına yol açmış bulunuyor.
Bu tesbitlerin ardından IMF uzmanları, mektupta, önümüzdeki dönemde uygulanması gereken ekonomi politikasının 2007 de ortaya çıkan gelişmeler üzerine kurulması gerektiğini öne sürüyor ve şu önerileri ortaya koyuyorlar: 1) Maliye ve para politikalarında disiplinin sürdürülmesi, bu yolla enflasyonun denetim altında tutulması, bu politikaların hâlen yüksek düzeyde bulunan ve kırılganlık yaratan kamu borcunun düşürülmesi için kullanılması . 2) Verimliliği destekleyecek ve istihdamı artıracak biçimde arz yönlü yapısal reformların sürdürülmesi IMF uzmanlarına göre bu politikaların uygulanması hem büyüme potansiyelini ileride yeniden yüzde 5 in üzerine çıkaracak, hem de cari açığın doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıyla finanse edilmesini sağlayarak ekonominin dış şoklara karşı kırılganlığını azaltacak.
Mektubun sonraki bölümlerinde bu politikaların nasıl uygulanacağı kapalı bir dille açıklanıyor.
*
SONUÇ olarak; bu tesbitlerden sonra, son sözü de Mahfi Eğilmez in öngörülerine bırakıyorum.
"Ben anladıklarımı açık olarak ifade etmeye çalışayım:
"Ben anladıklarımı açık olarak ifade etmeye çalışayım:
1) Yüksek faiz uygulaması devam edecek
Enflasyon
kısa sürede inmeyeceği için Merkez Bankası nın faiz indirmesini boşuna beklemeyin.
2) YTL, kriz olmadığı sürece değerli kalacak.
YTL nin değer kaybını beklemeyin.
3) Faiz dışı fazlada yüzde 6.5 lik hedef devam ediyor.
Bütçede bir gevşeme ummayın.
4) Seçimden hemen sonra sosyal güvenlik reformu çıkacak.
Şimdilik askıya alındığı için vazgeçildiğini sanmayın.
5) İstihdamda işveren lehine düzeltmeler yapılacak.
Çalışan lehine fazla bir gelişme olacağını düşünmeyin."