Atina ile Ankara hattında son yılların en büyük diplomatik krizlerinden birine yol açan o tahliye kararında hesaplar fena şaştı. Yıllarca Türk hariciyesine kan kusturan, diplomatlarımız Çetin Görgü ve Haluk Sipahioğlu cinayetleri ile Deniz Bölükbaşı'na yönelik suikast girişiminin mimarı olan azılı teröristin özgürlüğüne kavuşması başkentte adeta soğuk duş etkisi yaratmıştı. Ancak Yunanistan Yüksek Mahkeme Savcılığı'nın attığı son adımla ibre bir anda tersine döndü.
Başsavcılık Karara İsyan Etti
Yunan basınında geniş yankı bulan gelişmenin detayları hızla netleşiyor. Davayı mercek altına alan Yüksek Mahkeme Savcı Yardımcısı Sofoklis Logothetis, 21 Mayıs'ta alınan o tartışmalı serbest bırakılma kararına resmi olarak itiraz etti. Logothetis'in hazırladığı dosyada, Yotopulos'un kanunların öngördüğü 25 yıllık hapis süresini henüz doldurmadığı ve tahliye için gereken temel şartların hiçbirini sağlamadığı açıkça vurgulandı.
Bu kritik itirazın mahkeme heyetince kabul edilmesi durumunda, 17 kez müebbet ve 25 yıl ağır hapis cezasına çarptırılan terör örgütü liderinin o kısa süren özgürlüğü son bulacak. Kararın bozulmasıyla birlikte Yotopulos'un apar topar cezaevine geri gönderilmesi öngörülüyor.
Ankara'dan Tepki Gecikmemişti
Eli kanlı teröristin serbest kalması, Dışişleri Bakanlığı nezdinde en güçlü biçimde kınanmıştı. Bakanlık kurmayları, Yunanistan makamlarına terörle mücadeleye ağır darbe vuran bu tür adımlardan derhal kaçınılması gerektiği uyarısında bulunmuştu.
Hüküm giymiş teröristlerin cezalandırılması konusundaki uluslararası yükümlülüklere dikkat çekilen o sert açıklamada, Ankara'nın tavizsiz duruşu bir kez daha kamuoyuna ve muhataplarına kaydedildi.





