Washington-Havana hattından sızan son haberler uluslararası kamuoyunda şok etkisi yaptı. Ekonomik yaptırımlar ve petrol ambargolarıyla adayı köşeye sıkıştırmaya çalışan ABD’nin hamleleri boşa çıktı.

Beyaz Saray koridorlarında yeniden savaş tamtamları çalmaya başladı.

Karayip Denizi’nde olası bir askeri çatışmanın fitili ateşlenebilir.

"Askeri Müdahale Hiç Olmadığı Kadar Gündemde"

ABD merkezli Politico dergisine konuşan üst düzey kaynaklar, Trump yönetiminin Küba’ya yönelik tavrında radikal bir makas değişikliğine gittiğini ileri sürdü. İtiraf niteliğindeki açıklamalarda bulunan ve adı açıklanmayan bir yetkili, başlangıçta Havana yönetiminin zayıf olduğunu düşündüklerini aktardı.

Aynı yetkili, "Küba konusunda başlangıçtaki düşünce, liderliğin zayıf olduğu ve yaptırımların daha sıkı uygulanması ile ABD'nin Venezuela ve İran'da elde ettiği zaferlerin birleşiminin Kübalıları korkutup bir anlaşma yapmaya zorlayacağı yönündeydi. Şimdi İran'da işler tersine döndü ve Küba ilk başta düşünülenden çok daha dirençli olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla, askeri müdahale, daha önce hiç olmadığı kadar gündemde" ifadelerini kullandı.

Olası bir askeri operasyonun kapsamı konusunda ise Washington'da kafalar karışık. Masadaki senaryoların, Küba rejimini sadece taviz vermeye zorlayacak nokta hava saldırılarından, yönetimi tamamen devirmeyi amaçlayan topyekun bir kara harekatına kadar uzandığı kaydedildi.

Petrol Ambargosu Sökmedi

Beyaz Saray'ın Küba'yı diz çöktürmek için attığı adımların geçmişi 30 Ocak tarihine dayanıyor. ABD Başkanı Donald Trump, bu tarihte Küba'ya petrol satan ya da tedarik eden ülkelerden gelen tüm mallara ağır gümrük vergisi uygulanmasını öngören kapsamlı bir Başkanlık Kararnamesi imzalamıştı. Washington bu kararı ulusal güvenlik çıkarlarıyla savunurken, Trump'ın 1 Şubat'ta "görüşmeler başladı" açıklaması Havana tarafından jet hızıyla yalanlanmıştı.

Dışarıdan yakıt akışının kesilmesiyle büyük bir enerji kriziyle yüzleşen Küba hükümetinin, halkı ayakta tutabilmek adına acil durum paketini devreye soktuğu ve beklenenin aksine büyük bir direnç gösterdiği vurgulandı. Trump, Küba'nın "çökmüş bir devlet" olduğunu ve ülkedeki siyasi ve ekonomik sorunları ancak ABD'nin çözebileceğini savunmaya devam ediyor.

Havana'dan Çok Sert Tepki: Bölge Kan Gölüne Döner

Trump'ın adayı hedef alan açıklamaları ve askeri seçenekleri dillendirmesi, Küba cephesinde çok sert karşılık buldu. Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Washington'ın askeri bir müdahalede bulunabilmek adına sadece "bahane" aradığına dikkat çekti. Diaz-Canel, ABD'nin atacağı pervasız bir adımın faturasının tüm kıta için ağır olacağını belirterek, olası bir operasyon durumunda bölgenin "kan gölüne döneceği" uyarısında bulundu.

Karayip sularında askeri hareketlilik sinyalleri artarken, Washington'ın yaptırım kıskacından silahlı müdahaleye geçip geçmeyeceği konusunda gözler şimdi Pentagon'dan sızacak yeni raporlara çevrildi.

Kaynak: Haber Merkezi