Beyaz Saray’da ikinci Trump dönemi tüm hızıyla sürerken, Amerikan diplomasisinin kalbinde eşi benzeri görülmemiş bir yönetim krizi yaşanıyor. Dünyanın en büyük gücü iddiasındaki ABD, küresel siyaseti şekillendiren onlarca başkentte "büyükelçisiz" kalmış durumda. Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin, Dışişleri Bakanlığı memurlarını temsil eden Amerikan Dışişleri Servisi Derneğinin verilerine dayandırdığı çarpıcı rapor, Washington koridorlarındaki bürokratik tıkanıklığı gözler önüne serdi.

Kriz bölgelerinde Amerikan elçisi yok

Washington'ın diplomatik cephaneliğindeki bu büyük boşluk, en çok da küresel dengelerin bıçak sırtı olduğu bölgelerde hissediliyor. Trump yönetiminin İran ile gerilimi tırmandırdığı bir dönemde Orta Doğu'da; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Irak ve Kuveyt gibi kritik ülkelerde Amerikan büyükelçisi koltuğu bomboş duruyor. Benzer şekilde, savaşın ortasındaki Rusya ve Ukrayna gibi en hassas diplomatik temasların yürütülmesi gereken merkezlerde de bir büyükelçinin bulunmaması, dış politikada ciddi bir handikap olarak değerlendiriliyor.

Afrika sahnesi Çin'e mi bırakılıyor?

Büyükelçi krizinin vurduğu bir diğer stratejik cephe ise Afrika oldu. ABD'nin küresel ölçekte Çin ile en sert rekabeti yürüttüğü kıtada adeta diplomatik bir çölleşme yaşanıyor. Verilere göre, Afrika'daki 51 ABD büyükelçiliğinden 37'sinde halen onaylanmış bir büyükelçi bulunmuyor. Bu durum, Washington'ın sahadaki etki gücünü zayıflatırken, rakiplerinin elini güçlendiriyor.

Hesaplar şaştı: Geçmiş dönemleri katladı

Mevcut tablo, geçmiş ABD başkanlarının dönemleriyle kıyaslandığında krizin boyutu daha net anlaşılıyor. Trump'ın ilk başkanlık döneminin benzer bir kesitinde 188 büyükelçilik koltuğundan sadece 45'i boştu. 2015 yılında Barack Obama'nın ikinci döneminde ise 187 pozisyondan yalnızca 12'sinde atama yapılmamıştı. Bugün ise bu sayı 115'e ulaşarak tarihi bir rekor kırdı.

Koltuklar neden boş kaldı?

Sürecin bu kadar yavaş ilerlemesinin arkasında birkaç temel neden yatıyor. İlki, Trump'ın aday gösterme sürecinde ağırdan alması ve Senato'nun onay mekanizmasının kaplumbağa hızında işlemesi. Ancak süreci asıl tetikleyen hamle, Dışişleri Bakanı Marco Rubio'dan geldi. Rubio'nun Aralık 2025'te yaklaşık 30 kariyer büyükelçisini ani bir kararla görevden geri çağırması, diplomasideki boşluğu derinleştiren ana etken oldu.

Gözler şimdi, başkan tarafından aday gösterilip Senato onayı bekleyen yeni isimlerin bu diplomatik tıkanıklığı ne zaman aşacağına çevrildi.

Kaynak: Haber Merkezi