Erzincan…
M.Ö. 2600 Yıllarında Akadlar, ardından M.Ö. 2000 yılından sonra çeşitli site krallıkları hâkimiyetinde Hitit'lerin kontrolünde uzun bir dönem geçirdi…
Ardından Urartu Medeniyeti altında bir dönem geçiren Erzincan'ın 15 Km. doğusunda nadir ve kıymetli Urartu kalıntılarının en önemlilerinden, Altıntepe Kalıntıları bulunmakta…
M.Ö. 650 de İskitlerin hakimiyetine geçen şehir kısa bir süre sonra Medler tarafından istila edilmiş ve yine kısa bir süre sonra Pers hakimiyetine girmiştir.
200 Yıldan fazla Pers İmparatorluğunun hakimiyetinde kalan şehir İskender'in Persleri yenmesi ile Helenler tarafından yönetilmiştir.
Roma Pontus mücadelelerinin tam ortasında kalan şehirde Roma Hakimiyetinde zor günler geçiren bölge halkı, bazı kaynaklara göre 22 bazı kaynaklara göre 25 dil konuşan, entelektüel, ticareti iyi bilen insanlardan oluşmaktaydı.
Bölge insanı Roma Medeniyeti karşısında Pontus'luları tercih etmiş ve bu sebeple Romalıların ağır baskı ve zulümlerine maruz kalmışlardı. Romanın tam hakimiyeti M.Ö. 60 larda sağlanabildi ve şehir 450 yıl süren Roma hakimiyeti yaşadı.
TÜRKLERİN ANADOLU'YA GİRİŞİ İLE BÖLGEDE BAŞLAYAN TÜRKLEŞME…
M.S. 395 de Sasaniler bölgeye hakim oldu. 540 yılına kadar süren Sasani hakimiyeti, bu tarihte İslam Ordularının bölgeye girmesi ile sona erdi.
Ardından Emevileri hakimiyetinde bir dönem geçiren şehir, Roma - Emevi çatışmalarının da ortasında kalmıştır.
1071 de Türklerin Anadolu'ya girişi ile bölgede başlayan Türkleşme hareketinden sonra Mengüceklilerin hakimiyetine giren şehir kesintisiz olarak 900 yılı aşkın süredir Türklerin hüküm sürdüğü bir bölge olmuştur.
Selçukluların hakimiyetini kabul eden Mengücekliler kontrolündeki şehir, Dönemin Selçuklu Hükümdarı ile Mengücek Beyi arasındaki anlaşmazlık sebebi ile merkezi bu günkü il sınırlarımız içerisinde kalan Mengücek Beyliğinin ortadan kaldırılması akabinde doğrudan Selçuklulara bağlanmıştır.
Selçuklu hakimiyeti çok kısa sürdü ve 1247 de şehir Moğol istilasına uğradı. Saltuk ve İlhanlılar tarafından da kısa süreler ile yönetilen şehir beylikler döneminde Eratnalıların başkenti oldu.
Sırası ile Karakoyunlular ve Akkoyunlular hakimiyetinde 100 yıl yaşayan şehir 1502 de Safevilerin kontrolüne geçti.
Bu tarihlerde Şah İsmail ve Yavuz arasındaki çatışmalara sahne olmuştur. Çaldıranda Yavuz'a yenilen Şah İsmailin hakimiyeti ardından bölge Osmanlı hakimiyetine geçti.
1. Dünya savaşında kısa süre Rus ve Ermeni işgali gören şehir 13 Şubat 1918 de Vehip Paşa komutasındaki Türk birliklerince tekrar hürriyetini kazandı. Cumhuriyetin ilanı ile de Türkiye Cumhuriyetinin bir vilayeti oldu.
ORTA ÇAĞ’DA ERZİNCAN VE ÇEVRESİNDEKİ TARİHÎ YOLLAR VE ASKERÎ SAVAŞ ALANLARI (YÜKSEK LİSANS TEZİ)…
Erzincan'ın Orta Çağ'daki stratejik rolü, tarihi ticaret yolları ve savaş alanları bilimsel bir araştırmayla incelendi.
Şehrin jeopolitik önemi hakkında şaşırtıcı bilgiler.
Orta Çağ’da Anadolu’nun jeopolitik kaderini belirleyen Erzincan’ın gizemli yolları ve savaş alanları, yapılan kapsamlı bilimsel bir araştırmayla gün yüzüne çıkarıldı.
Erzincan, coğrafi konumu gereği tarih boyunca Doğu Anadolu’yu İç Anadolu ve Karadeniz’e bağlayan, doğu-batı ve kuzey-güney eksenli bir enerji ve ticaret koridoru olma özelliğini korumuştur. Bilimsel bir çalışma, şehrin sadece ticari bir merkez değil, aynı zamanda devletlerin Anadolu üzerinde hakimiyet kurmak için kilit bir aktör olarak gördüğü stratejik bir askeri üs olduğunu ortaya koyuyor.
ASKERİ BİR MERKEZ OLARAK ERZİNCAN
Erzincan’ın köklü medya kuruluşu olan www.dogugazetesi.com sitesinde yer alan habere göre, Erzincan, stratejik konumu nedeniyle tarih boyunca İran üzerinden Anadolu’ya açılmak isteyen devletlerin odak noktası olmuştur.
Şehir, Roma döneminden Osmanlı’ya kadar uzanan süreçte askeri yol ağlarının şekillendiği, hakimiyet mücadelelerinin merkezinde yer alan bir coğrafyadır.
Bölgedeki bu askeri niteliğin en somut örnekleri, 1230 Yassı Çemen Savaşı ve 1243 Kösedağ Savaşı gibi, bölgenin kaderini değiştiren kritik muharebelerle belgelenmektedir.
TİCARETİN KALBİNDEKİ TARİHİ KÖPRÜ
Askeri kimliğinin yanı sıra Erzincan, ticaret yollarının kavşağında yer alarak Mezopotamya, Akdeniz, Karadeniz ve İran arasındaki bağlantıda hayati bir köprü görevi üstlenmiştir. Şehirdeki kervan yolları, askeri gereksinimler doğrultusunda şekillenen yollarla paralel bir yapı izleyerek ticari faaliyetlerin aksamadan sürmesini sağlamıştır.
Araştırma, özellikle XIV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ticaret rotalarının batıya kaymasıyla birlikte Kelkit güzergahının önem kazandığını ve bölgedeki ticari hayatın İpek Yolu üzerindeki hareketlilikle nasıl şekillendiğini detaylandırıyor.
Bu bulgular, Erzincan’ın sadece bir yerleşim yeri değil, Anadolu’nun ekonomik ve askeri hafızasını taşıyan canlı bir merkez olduğunu kanıtlıyor.
Kaynak: Yaşarbaş, Z. (2025). Orta Çağ’da Erzincan ve Çevresindeki Tarihî Yollar ve Askerî Savaş Alanları (Yüksek Lisans Tezi). Atatürk Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, Erzurum. Tez No; 998793





