Dünyada temiz suya erişim, her geçen gün daha büyük bir insani kriz haline geliyor. DSÖ ve UNICEF'in Ağustos 2025'te yayımladığı Ortak İzleme Programı raporu, dünya nüfusunun yaklaşık dörtte birine denk gelen 2,1 milyar kişinin güvenli yönetilen içme suyu hizmetinden mahrum olduğunu ortaya koydu. Rapora göre 106 milyon insan, nehir, gölet ve sulama kanallarından doğrudan arıtılmamış su tüketmek zorunda kalıyor.
Uzmanlara göre temiz suya erişim yalnızca yaşam kalitesini değil, doğrudan hayatta kalmayı da etkiliyor. DSÖ verileri, her yıl en az 1,4 milyon kişinin güvensiz su, yetersiz sanitasyon ve hijyen koşulları nedeniyle yaşamını yitirdiğini gösteriyor. Mikrobiyolojik olarak kirlenmiş içme suyunun ise yılda yaklaşık 505 bin ishal kaynaklı ölüme neden olduğu tahmin ediliyor. Önlenebilir nedenlerle hayatını kaybeden 5 yaş altındaki çocuk sayısı ise 395 bine ulaşıyor.

SU KRİZİ EN ÇOK KADINLARI VE ÇOCUKLARI ETKİLİYOR
Temiz suya ulaşamamanın en ağır yükünü kadınlar ve çocuklar taşıyor. Uluslararası verilere göre, 53 ülkede kadınlar ve kız çocukları su taşımak için her gün toplam 250 milyon saat harcıyor. Dünya genelinde 1,8 milyar insanın evinde içme suyu bulunmazken, bu hanelerin üçte ikisinde su taşıma sorumluluğunu kadınlar üstleniyor.
Eğitim alanında da tablo dikkat çekiyor. Dünya genelinde yaklaşık 447 milyon çocuk, eğitim gördüğü okulda temel içme suyu hizmetine erişemiyor. Müslüman nüfusun yoğun olduğu birçok bölgede ise mescitlerde ve kabristanlarda temizlik ile abdest için yeterli temiz su bulunamadığı ifade ediliyor.
Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, yürüttüğü projelerde okul ve mescitlerin bulunduğu bölgeleri öncelikli alanlar arasında değerlendiriyor. Dernek tarafından hazırlanan saha raporlarında, su kuyusu açılan köylerde kadınların kilometrelerce yürüyerek ulaştıkları sağlıksız su kaynaklarına olan ihtiyacın büyük ölçüde ortadan kalktığı aktarıldı.

CANSUYU: BİR KUYU SADECE SU DEĞİL, GELECEK DEMEK
2005 yılından bu yana "Gerçek Muhtaçlara Ulaşmak" anlayışıyla faaliyetlerini sürdüren Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, onlarca ülkede açtığı binlerce su kuyusuyla milyonlarca insana temiz su ulaştırıyor.
Dernek Genel Başkanı Mustafa Köylü, temiz su projelerinin yalnızca insani değil, aynı zamanda manevi bir sorumluluk taşıdığına dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
"Peygamber Efendimiz'in 'Sadakanın en faziletlisi su ikram etmektir.' buyruğu, bizim bu alandaki çalışmalarımızın manevi temelini oluşturuyor. Açtığımız her kuyu, aynı zamanda bir çocuğun daha hayatta kalma ihtimalini artırıyor. Araştırmalara baktığımızda, hanelere ulaşan su miktarını artıran çalışmaların 5 yaş altı çocuklarda ölümleri yüzde 34 oranında azalttığını görüyoruz. Yani bir kuyu, sadece sıradan bir su kaynağı değil; bir neslin geleceği olma anlamını taşıyor."
Dernek, yalnızca yeni kuyular açmakla kalmıyor, yıllar önce hizmete alınan su kuyularının bakım ve onarımlarını da düzenli olarak sürdürüyor. Sahra Altı Afrika'da el pompalı kuyuların yüzde 25 ila 36'sının zaman zaman işlevsiz hale geldiğine ilişkin uluslararası veriler, bu çalışmaların önemini ortaya koyuyor.

Mustafa Köylü, bakım çalışmalarına ilişkin de şu ifadeleri kullandı:
"Ecdadımız çeşme yaptırırken yanına vakfını da kurardı; çünkü suyu akıtmak kadar akar tutmak da bir sorumluluktur. Bizim anlayışımız da budur. Bir kuyuyu açıp fotoğrafını çekip ayrılmak bize yakışmaz. Günümüz itibariyle gelinen noktada onlarca ülkede açtığımız binlerce kuyunun bakımını aktif olarak takip ediyor, âtıl kalmış kuyuların restorasyonunu yapıyor, yerel halkın kullanım eğitimini önemsiyoruz. Yıllar önce açtığımız binlerce kuyunun halen aktif olduğunu ve temiz kaynak değerlerini yitirmediğini sürekli kontrollerle görüyoruz Elhamdülillah. Bu bizim en önemsediğimiz konulardan birisidir. Eğer bu takibi, kontrolleri yapmazsak bir müddet sonra bu kuyular işlevsiz hale dönüşüyor. Cansuyu olarak bu ülkedeki partnerlerimizle bu çerçevede sözleşme yapıyor ve bakım masraflarını da üstleniyoruz. Böylece yaşanan aksaklıklarda hızlı çözüm üreterek bu eserlerin kalıcı olmasını sürdürüyoruz. Çünkü Sadaka-i cariye dediğimiz şey, ancak akmaya devam ettiği müddetçe cariyedir."
GAZZE'DE SUYA ERİŞİM HAYAT MEMAT MESELESİ HALİNE GELDİ
Temiz su krizi, çatışma bölgelerinde çok daha ağır boyutlara ulaşıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre Gazze'de 1 milyon kişinin, bunların 400 bininin çocuk olduğu belirtilirken, kişi başına düşen günlük su miktarı 16 litreden 6 litreye geriledi. Bu rakam, insani yardım standartlarında kabul edilen günlük 15 litrenin oldukça altında bulunuyor.
Su altyapılarının zarar görmesi salgın hastalık riskini de artırıyor. DSÖ verilerine göre Sudan'da yalnızca 2025 yılında 72 bin 716 kolera vakası ve 1.830 ölüm kayıtlara geçti.
Cansuyu Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Gazze başta olmak üzere kriz bölgelerinde taşınabilir tankerlerle günlük temiz su ulaştırma çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.
Dernek, temiz su projelerine destek vermek isteyen hayırseverleri cansuyu.org.tr üzerinden veya 444 66 39 numaralı telefon aracılığıyla bilgi almaya ve bağışta bulunmaya davet ediyor.
Haberde yer alan veriler, DSÖ/UNICEF Ortak İzleme Programı 2025 Raporu, Dünya Sağlık Örgütü yayınları ve PLOS Medicine dergisinde yayımlanan bilimsel araştırmalardan derlendi.





