Tel Aviv koridorlarında da yargı krizi patlak verdi. Savaş kabinesini toplamak ve askeri hamleleri yönetmek gerekçesiyle adliye sarayından uzaklaşmaya çalışan Netanyahu, aradığı formülü mahkeme salonunda buldu. İsrail halkının gözü kulağı bir yandan cepheden gelecek haberlerde, diğer yandan başbakanın yolsuzluk dosyalarındayken, yargıdan çıkan son karar adalet sisteminde dengelerin siyasi tansiyona göre nasıl şekillendiğini bir kez daha ortaya koydu.

Avukatın talebine mahkemeden jet onay

Haaretz gazetesinin adliye kaynaklarına dayandırdığı habere göre, Netanyahu'nun avukatı Amit Hadad, bugün görülmesi planlanan yolsuzluk davası duruşmasının iptal edilmesi için dün akşam saatlerinde mahkemeye acil koduyla yazılı bir başvuru yaptı. Dosyayı inceleyen mahkeme heyeti, savunma makamının öne sürdüğü "olağanüstü diplomatik ve güvenlik" gerekçelerine hiçbir itirazda bulunmadı. Talebi haklı bulan hakimler, duruşmanın iptal edilmesine karar verdi.

Süreç aslında bir gün öncesinden sinyallerini vermişti. İsrail Başbakanı'nın dün yapılan yolsuzluk duruşmasının bitiş saati de yine aynı acil güvenlik gerekçeleriyle planlanandan çok daha erkene alınarak apar topar bitirilmişti. Özellikle İran'a yönelik askeri saldırıların yeniden başlatılmasına ilişkin son iki günde peş peşe kritik güvenlik zirveleri gerçekleştiren Netanyahu'nun, adliye mesaisi ile savaş yönetimi arasında sıkıştığı ve bu süreçte duruşmaların ya tamamen iptal edildiği ya da yarım kaldığı kaydedildi.

6 yıllık kabus: Üç ayrı dosyadan rüşvet suçlaması

İsrail kamuoyunda yıllardır infiale yol açan yargılama süreci, sıradan bir usulsüzlük davası değil. Başbakan Netanyahu, ülke tarihinde "1000", "2000" ve "4000" numaralı dosyalar olarak bilinen 3 ayrı dev yolsuzluk soruşturması kapsamında sanık sandalyesinde oturuyor. Hakkındaki iddianamede; iş insanlarından lüks hediyeler almak, medya patronlarıyla lehine yayın yapılması için pazarlık masasına oturmak, rüşvet, dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanmak gibi ağır suçlamalar yer alıyor.

Trump’ın mektubu ve cumhurbaşkanına af başvurusu

Yaklaşık 6 yıldır devam eden bu hukuki kuşatmadan kurtulmak isteyen Netanyahu için uluslararası arenadan da hamleler gecikmemişti. ABD Başkanı Donald Trump, yolsuzlukla boğuşan müttefiki Netanyahu'yu kurtarmak adına Kasım 2025'te İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'a resmi bir mektup göndererek affedilmesini talep etmişti.

Daha önceki meydan okumalarında "Asla af talebinde bulunmayacağım, mahkemede aklanacağım" diyen Netanyahu ise köşeye sıkışınca söylem değiştirmişti. İsrail Başbakanı, Trump’ın diplomatik hamlesinin hemen ardından, Kasım 2025 sonuna doğru Cumhurbaşkanı Herzog'un kapısını çalarak resmen af başvurusunda bulunmuştu.

Kaynak: Haber Merkezi