Meclis koridorlarında bugün Orta Doğu’daki yangın ve enerji arz güvenliği en sıcak gündem maddesiydi. AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplanan Dışişleri Komisyonu, sadece bölgedeki askeri hareketliliği değil, küresel ekonomiyi derinden sarsan Hürmüz Boğazı’ndaki tıkanıklığı da masaya yatırdı. Bölge ülkelerinin güvenlik stratejilerini sil baştan yazdığı bir dönemde Türkiye’nin "denge" rolü vurgulanırken, bir yandan da Suudi Arabistan ile imzalanan dev enerji anlaşmasının detayları paylaşıldı.

Hürmüz Boğazı kapalı: "Dünya bedel ödüyor"

Komisyon toplantısının açılışında konuşan Fuat Oktay, Hürmüz Boğazı’nda serbest seyir yapılamadığına dikkat çekerek Türkiye'nin yaklaşımını net bir dille ifade etti: Bölge, savaş öncesi statüye derhal dönmeli. Savaşın faturasının bölge ülkelerine kesilmeye çalışıldığını belirten Oktay, "Temennimiz, bu savaşın bir an önce sona erdirilmesidir. İmzalanacak nihai barış anlaşmasının bölgenin barış, istikrar ve refahına hizmet ederek, bugünkünden daha sağlam bir alt yapı oluşturması büyük önem taşımaktadır" dedi. Oktay, İran hattındaki gerilimin Gazze ve Batı Şeria’daki insani dramı ikinci plana atmaması gerektiğinin de altını çizdi.

Suudilerle dev enerji hamlesi: 5 bin megavatlık imza

Toplantıda sadece diplomasi değil, enerji yatırımları da konuşuldu. Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, Şubat 2026’da imzalanan tarihi anlaşmanın ayrıntılarını milletvekilleriyle paylaştı. Suudi Arabistan şirketlerince Türkiye’de geliştirilecek toplam 5 bin megavatlık rüzgar ve güneş enerjisi projesinde ilk durak Sivas ve Karaman olacak.

Anlaşmanın detaylarına göre:

  • 2 bin megavatlık ilk etap: Sivas ve Karaman'da her biri bin megavatlık iki santral kurulacak.

  • Mülkiyet Türkiye'de: Santrallerin kurulacağı alanların mülkiyeti Elektrik Üretim AŞ’de kalacak.

  • 30 yıl sonra bilabedel devir: 30 yıllık işletme süresinin sonunda tüm santraller ücretsiz olarak Türkiye’ye devredilecek.

Muhalefetten "milli egemenlik" eleştirisi

Anlaşma komisyonda kabul edilse de İYİ Parti saflarından itirazlar yükseldi. Muğla Milletvekili Metin Ergun, yenilenebilir enerji hedeflerini desteklediklerini ancak anlaşmanın metnindeki hukuki mimarinin Türkiye lehine dengeli olmadığını savundu. Özellikle ikinci faz projelerin "diplomatik notalarla" belirlenecek olmasını muğlak ve standart dışı bulan Ergun, yerli sanayinin ikinci plana atıldığı uyarısında bulundu.

Görüşmelerin sonunda, Suudi Arabistan ile yapılan enerji anlaşmasının yanı sıra Ekvator Ginesi ile Savunma İş Birliği, Türk Devletleri Teşkilatı Sivil Koruma Mekanizması ve Uluslararası Bakır Çalışma Grubu ile ilgili toplam 4 kanun teklifi kabul edildi. Meclis kanadında gözler şimdi bölgedeki diplomatik temasların sahaya nasıl yansıyacağına çevrildi.

Kaynak: Haber Merkezi