GALATASARAY IN Gençlerbirliği, Beşiktaş ın da Kasımpaşa
ile oynadığı maçları tam deyimi yerinde ise taksit taksit izledim. Yani biraz
Arena ya, biraz da Olimpiyat sürgününe bakarak. Şampiyonlar Ligi ne direkt
bilet için mücadele eden, tabii ki şayet CAS izin verirse, bu da ne demekse,
Galatasaray la Beşiktaş kazandılar.
Açalım mı Galatasaray ın kadrosu bu defa geçen
haftalarda olduğu kadar değişime uğramamış olmasına rağmen futbolunu
oynayamadı. Şayet Şifo nun takımı 2-0 dan sonra inişe geçmese ve Gosso yu
kaybetmese onca eksiğine rağmen maçı vermezdi. Mancini bu defa da üç kez
dizilme düzeni değiştirmesine rağmen kazandı. Şayet Gençler, Umut-Burak
ikilisine dönüldüğünde biraz geriye yaslanabilseydi, kilit zor açılırdı. Ama
onlar biz oynarız diye diretince maçı kaybettiler. Bence maçın en ilginç yanı
Sabri nin Bursa dan sonra da Arena da da sol ayağıyla ciddi işler yapması idi.
Hep söylerim, hep yazarım, şu Sabri yi mümkün mertebe kullanın diye.
Beşiktaş ise kolay götürdüğü maçı kırılgan bir takım
olduğundan bu defa da az kalsın kaybetme çizgisine taşındı. Oğuzhan, Necip
nasıl oluyor da bu kadar çabuk kırılıyorlar Bence Beşiktaş ın bu çok ama çok
önemli olguyla cidden yakından ilgilenmesi, araştırması gerekiyor. Bana göre bu
Ümraniye nin zemininden falan değil, olsa olsa futbolcuların yapısından, iyi
çalışmamalarından veya özel hayatlarındaki faullerden kaynaklanıyor. Yahu
bizler betonda çalışırdık da çırpı bacaklarımıza rağmen kolay kolay
sakatlanmazdık. Bu nedir Allah aşkına
Gelelim başlığın ikinci bölümüne. Beşiktaş seyircisi
ikiye bölünmüş. Bir taraf yönetimin aleyhinde diğeri onların karşısında...
Acaba neden Bence avanta biletin son bulmasının muhasebesidir bu... Maçlar
bitti neredeyse. Ama önümüzde daha çok yıllar var. Dünya var oldukça maçlar
bitmeyecek. Ama bu paso bilet işi bazılarının ciddi gelirlerini sona
erdirecektir. Düne kadar neredeyse yaşam gelirini avanta bilete bağlayanlar bu
yüzden feryat ediyorlar. Haa bir de başkan Orman ın Fenerbahçe meselesi var.
Daha önce yazdım. Keşke başkan Orman o çağrısını Fenerbahçe yle oynamadan
yapsaydı diye...
Galatasaray taraftarı da maç kötü giderken yönetimi
istifaya davet etti. Ne zaman ki 2-2 yakalandı dönüşler başladı ve 3-2 de barış
sağlandı. Olmaz böyle çifte standart. Ya hep, ya hiçtir. Ne yani Galatasaray
ikinci olursa ve de kupayı kazanırsa her şey unutulacak mı Bu maçta da
kulübeden reçete yazıldı. Kupa ve ikincilik reçete yazılımını unutturacak mı
Çilek idi, kiraz idi yeni bir transfer fiyaskosu için mi dönüşler var
Bekleyelim görelim mi
Bir de Mahmut Uslu dostumuzun söylemleri var. Efendim
neymiş, bu Vakıfbank, bu Halkbank bu düzeyde yatırım yapıp sporda büyüklerin
karşısına çıkacaklarına, onlara sponsor olsalarmış. Yani müessese kulüplerini
istememiş Mahmut Uslu... Yapma be Uslu... Peki, o zaman sen niye Beslen
Makarnalarında ve de Efes te basketbol koçluğu yaptın Öyle ya, bunlara karşı olduğuna göre... Siz
siz olun, dün söylediğinizi yağdanlık uğruna yarın unutmayın!
Az kalsın unutuyordum. Halis Özkahya isimli hakemimiz,
bana göre, Galatasaray-Gençlerbirliği maçında dünya düdük çalma rekorunu
kırmıştır. Ben 60 yılı aşan futbol gözlemimde hiç bir maçta bu kadar fazla
düdük çalındığını hatırlamıyorum.
Yazının bir bölümü daha olacaktı. Ancak ne var ki, bu
yazının tam içerikli yazılması için bir maç daha kaldı.