ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya... Bu ülkelerin
dışişleri bakanları geçtiğimiz hafta sonu İstanbul da bir araya geldiler. Bazı
Körfez Ülkeleri ve diger Musluman ulkelerin dışişleri bakanları da garnitur
olarak toplantıya davet edilmişler. Toplantının ev sahibi Dışişleri Bakanı
Sayın Ahmet Davutoğlu. Konu Suriye... En ilginç olanı gruba bulunan isim olmuş.
Suriye halkının dostları insan sormadan edemiyor; bunlar dostsa eğer, düşman
kim
Efendim Esad zalim. Amenna. Babası da zalimdi. Geçmişte
bu aile Müslüman Suriye halkına zulmetsin diye bu ülkenin başına bela
edilmişti. Osmanlı nın yıkılmasının ve İslam Birliğinin dağılmasının ardından
bizim coğrafyada işbaşına gelen afedersiniz getirilen ve Batılılar tarafından
desteklenen yönetimlerin tamamı zalimdi ve hepsi diktatördü. Peki, şimdi ne
değişti Bu istilacılar Suriyeli dostlar! Biz geçtiğimiz yüzyılda size
zulmetmiştik şimdi hatamızı düzeltmek istiyoruz; gelin bize yardımcı olun da
sizi özgürleştirelim demek için mi İstanbul a geldiler. Elbette ki hayır. Yüz
yıl önce ne amaçla geldilerse şimdi de aynı hedeflerini gerçekleştirmek için
burada bulunuyorlar. Değişen hiçbir şey yok. Değişen tek şey doktrin. Bölgedeki
eski diktatörler gidecek yerine ılımlıları gelecek. Bu mesele yeni değil. 2003
yılından beri plan yürürlükte. Planın adı Büyük Ortadoğu Projesi . Bu projenin
iki eş başkanı var. Eş başkanlardan biri Sayın Başbakan. Onun için bu toplantı
Türkiye nin ev sahipliğinde yapılıyor. Geçtiğimiz yüz yılın başında yaşananlar
ne ise bugün yaşananlar da aynı. Suriye yi bizden koparan aktörler gene
devrede. İngiltere ve Fransa... Önce Suriye yi İngiltere işgal etmiş sonra da
kendi aralarında anlaşarak Fransa ya devretmişti. Şimdi taktik değiştirdiler
hepsi o kadar.
Bu küresel haydutlara sorulacak asıl soru şudur: Eninde
sonunda Suriye ye müdahale edeceğiniz belli idi; o halde şimdiye kadar niçin
beklediniz Meselenin Rusya yla anlaşma, onların da rızasını alma olduğunu
sanmıyorum. İran la yürütülen pazarlığın da o kadar etkili olacağı düşünülemez.
Gecikmedeki asıl neden iç savaşın uzaması ve bu sayede Suriye nin iyice
zayıflaması. Her iki tarafın da bitap düşmesini arzuluyorlar. Muhalif denilen
kanadın aşırı kan kaybından ayakta duramaz hale gelmesini bekliyorlar.
Aslında her şey ayan beyan ortada. Bakalım Türkiye deki
Küreselci İslamcı kesimin tavrı ne olacak ABD, İngiltere, Fransa eksenine
destek mi olunacak yoksa bu işgalcilere karşı mı çıkacaklar. Doğrusu onlar için
bahane çok; AK Parti ne yaparsa doğrudur, Esat zalim... İyi, anladık; Esat
zalim de John Kerry mazlum mu