Dün de yazdığım gibi; sosyal güvenlik reformu ile ilişkin düzenlemeler 01.01.2007 tarihinde yürürlüğe giriyor. Ayrıca, Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) Müsteşar Yardımcısı Birol Aydemir, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı na atandı. Yine geçen ay sonunda "Sosyal Güvenlik Kurumu"nun 1. Olağanüstü Genel Kurulu yapıldı, böylece SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı nın tüzel kişilikleri sona erdi.

Malum olduğu üzere, her yıl sosyal güvenlik kurumlarının tamamının (TC Emekli Sandığı, Bağ-Kur ve SSK) açıklarına devlet tarafından 13-14 milyar dolar (USD) aktarılmaktadır.

Korkunç bir dipsiz kuyu ve kara delik.

Bizimki gibi bir ülke bütçesi buna ne kadar dayanıp müdahale edebilir

*

"Adil Ekonomik Düzen" açısından bu köşede konuyu zaman zaman anlatmışımdır. Bugün de "sosyal güvenlik meselesi"nin bazı farklı noktalarını tamamlayıcı mahiyette olmak üzere ele alıyorum.

"Adil Düzen"de kadın olsun, erkek olsun, çocuk olsun, yaşlı olsun herkesin yaşama hakkı vardır. Bu hak insan olmaktan doğar ve yeryüzündeki ortaklığın kira payı olarak verilir. Bu pay önce çalışamayan veya çalışmayanlara verilir. Çalışanlara kredi verilir. Onlar paylarını işyerlerinden almış olurlar. Bu maaş iki çeşittir.

1) Küçüklere veya küçüklükten sakat olanlara verilir. Devlet içinde ve il içinde eşit olarak bölüştürülüp dağıtılır. Bunlara bakmayı tekeffül eden kimselere verilir. Onlar bunları yetimlere harcarlar.

2) Yaşlılara veya sonradan sakat kalanlara, hasta olanlara veya çalışmak istemeyenlere bölüştürülür. Bedeni hizmete ihtiyaçları yoksa kendilerine, varsa bakan kimselere verilir.

*

"Adil Ekonomik Düzen"de kadın olsun erkek olsun herkesin "faizsiz çalışma kredisi" vardır. Bu para işçiye ödenir ve işveren borçlandırılır. Bu kredi alanlar o gün için yaşlılık payını almazlar. Böylece çalışanların ikinci sosyal paraları vardır. Buna "çalışma sosyal payı" diyoruz.

Çalışma sosyal payının hesabı aşağıdaki kriterlere göre yapılır.

1) Kişinin mesleki derecesine göre kredi verilir ve bununla emekli yapılır.

2) Çalıştığı saatlere göre, daha doğrusu yaşama sosyal güvenlik payını almadığı günlere göre değerlendirilir.

Bu kredi kadın ve erkekler için aynıdır. Ancak kadın çalışmadığı zaman bu krediyi ancak evli ise alabilir. Evli olmayan kadınlar bu krediyi alamazlar. Eğer bir kadının evli iken kocası ölmüşse, bir daha evlenmese de bu payı alır.

*

"Adil Düzen"de sosyal güvenlik iki bakımdan ele alınır.

1) Bedeni hizmete ihtiyacı olanlara bu hizmeti vermek gerekir. Bu hizmeti yüklenmek kadınlara aittir. Kadınlara bu hizmeti kadın yakınları verir. Çocuklara anneleri, yoksa anneanneleri, yoksa ablaları, yoksa teyzeleri; hâsılı, kadının kadından akrabaları verirler. Yaşlı kadınlara ise kızları, yoksa torunları, yoksa kız kardeşleri, yoksa kız kardeşlerinin kızları verirler. Bunlara hizmet verirken emekli maaşları da onlara verilir. Bakılan kimsenin maaşını başkalarına dağıtma yetkisi yoktur.

2) Erkeklere hizmet vermek eşlerine aittir. Emeklilik maaşını onlar alırlar. Bu sebepledir ki bu tür bakılmaya muhtaç yaşlılar evlendirilir. Onların emeklilik maaşlarını onlar alır, öldüklerinde de bu maaşı almaya devam ederler. İkinci kocaya varsa, o da onun elinde ölse, onun maaşı da ona kalır.

*

Çocukların ve yaşlıların nafakaları, yani maddi ihtiyaçlarını gidermek erkeklere aittir. Çocukların babaları, dedeleri, erkek kardeşleri, amcaları karışırlar. Yaşlıların ise oğulları, oğulların oğulları, erkek kardeşleri, babadan erkek kardeşin çocukları karışırlar. Aidatsız bağlanan maaşlar bu mükellefin yanında toplanır. Yetmezse kendi imkanları ile tamamlar, imkanları da yetmezse âkilesi (dayanışma ortaklığı) tamamlar. Bu gelir ve giderler, kendi katkıları hususu tamamen muhasebe denetimindedir. Diğer yakınları muhasebeleri alır ve gerekirse aleyhinde baba da olsa dava açabilirler. Ona olan velayet hakkını veya hıdane hakkını düşürürler.

Evli olmayan kadınlara çalışma emekliliği verilmiyor. Faizsiz kredi veriliyor ama çalışma sigortası yapılmıyor, buna karşılık kocasının çalışma sigortası kadar sigortayı o da almış oluyor. Yaşama sigortasını her zaman alabiliyor. Böylece sistem olarak yaşlı erkeklere bakacak eş bulunma meselesi çözüme kavuşturuluyor. Evlilik teşvik ediliyor.