Tanım: Sömürgecilik veya diğer bir deyişle Emperyalizm, güçlü devletlerin zayıf devletlerin yer altı ve yer üstü kaynaklarına zorla el koyması demektir. Sömürgecilik; 1750-1830 yılları arasında Avrupa’da ortaya çıkan sanayi inkılabı sonucu ortaya çıkan pazar ve hammadde sorunu üzerine doğdu. l. Dünya savaşının da gerçek nedeni sömürgeler nedeniyle büyük devletler arasındaki rekabettir.
Sömürge ve Sömürü
Emperyalist devletlerin yaşaması, sömürü üzerine kurulmuştur. Ne pahasına olursa olsun bunu sağlamaya çalışacaklardır. İnsanlara zenci oldukları için, sarı oldukları için, esmer oldukları için sömürdükleri veya farklı bir ırka mensup oldukları için sömürdüklerini ve bu hakkı da kendilerinde gördüklerini telkin edeceklerdir.
Sömürge nedir peki Sömürge bazı devletlerin başka insanlar üzerinde asalakça yaşamasıdır. Başka milletlerin kaynaklarını, insan gücünü alarak kendi ülkelerine götürmesidir. İnsanlıktan ve hiçbir dinde olmamasına rağmen tarih boyunca her millet ya sömürmüş veya sömürülmeye maruz kalmıştır.
Sömürgeciler, sömürdükleri ülkenin önce tüm kurumlarını yok ederek bir daha bağımsızlığını kazanmamasını sağlamaya çalışmışlardır. Veya da kendilerinin her dediğini yapacak yerli işbirlikçileri başına getirmişlerdir. Sömürge tarihine baktığımız zaman, tarihin görebildiği en eski çağlara kadar uzandığını görürüz. Büyük devletin dünya imparatorluğu kurma hırsı, insanların köle ve devletlerinin sömürülmesine neden olmuştur. Bir diğer etken de artan nüfusa yeni yerleşim yerleri, yiyecek bulma ihtiyacıdır.
Zaman ilerledikçe, çeşitli ideolojilerin yayılması için de savaşlar yapılmıştır. İslamiyet; ilk dönemlerde savaşla birçok yere yayılmışsa da bir sömürge statüsüne ulaşmamış, bilakis yerli halkı korumaya ve onları kalkındırmaya çalışmış, zamanla yerli halk devlet ve dinle kaynaşarak yönetime ortak bile olmuştur.
Sanayi devrimi modern anlamda ilk sömürge sisteminin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Çünkü fabrikalar için hammadde, insan gücü ve pazar ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bundan dolayı batı geri kalan bütün dünyayı aralarında paylaşmış, kısa sürede Asya, Afrika ve Amerika kıtaları batının bahçesine dönüşmüş ve Osmanlı da bu dalgadan nasibini alarak yıkılmıştır. Bütün bu olaylar da l. Dünya savaşına neden olmuştur.
Yüzyılımızı geldiğimizde dengeler değişmiş ve tabiki sömürünü şeklinin de değişmesi gerekmiştir. Bu sefer sömürü daha değişik alanlarda ortaya çıkmıştır. İnsanlar serbest bırakılmıştır. Ancak, piyasada üretilen mallara pazar ihtiyacı doğmuştur. Bu nedenle Avrupa’nın dışındaki ülkelerin bir tüketici yığını haline getirilmesi tertiplenmiş ve bu plan uygulamaya konulmuştur.
Buraya kadar hep sömürünün görünen ve maddi boyutu üzerinde durduk. Bir de batının sinsice düşündüğü bir diğer sömürü alanı var ki, o da kültür alanı olmuştur. Çünkü kültür alanında yapılacak bir sömürü, o ülkelerin beyinlerini de köle haline getirecek ve onların gözleri Avrupa’dan başkasını görmeyecek, aşağılık kompleksi ve batı hayranlığı alacaktır. Yani o ülkelerin insanlarının batıya karşı kendilerini savunacak reflekslerden yoksun kalacaklardır.
Başka bir sömürü çeşidi de stratejik konum ve hammadde kaynakları nedeniyle emperyal devletlerin mutlaka kontrol etmeleri gereken devletler vardır. Örneğin, Orta Asya ve sıcak denizlere inmek isteyen Rusya’nın Afganistan’ı almak istemesi, ABD’nin Orta Asya’ya egemen olmak ve bölge enerji kaynaklarını almak için Afganistan’a ihtiyaç duyması, Ortadoğu’yu kontrol etmek isteyen bir Amerika’nın Türkiye ve İsrail’e ihtiyaç duyması gibi.
Sömürgeciliğin Nedenleri
Tabi ki hiçbir şey nedensiz olmaz. Bu nedenle sömürünü de bir sebebi olacaktır.
Büyük Devletlerin Yayılmacı Politikası
Tarihte kurulan büyük devletlerin hepsi yayılmak, bir cihan devleti kurma hayalini taşımışlardır. Bunun altında ekonomik nedenler ve başka uluslara hakim olma arzusu yatsa da bu duygunun arkasındaki asıl neden dünya hakimiyetidir. Örneğin; Roma İmparatorluğu, Cengiz Hanlığı ve Büyük İskender’in dünya devletini kurma hayali. Osmanlı devleti padişahların söylediği bir söz vardır. “Dünya bir padişaha büyük, iki padişaha da küçüktür.” Sözü bu cihan devletleri yöneticilerin iç dünyalarını ele vermektedir.
Göç, Koloni ve Artan Nüfusa Yeni Yerler Bulma Düşüncesi
Nüfus arttıkça, devletler bu nüfusu barındırmak için yeni koloniler oluşturmaya çalışırlar. Eski Yunanlıların Ege kıyılarını kolonileştirmesi gibi...
Bunun yanında zorunlu göçlerin oluşturduğu istilalar da vardır. Örneğin; Türklerin Orta Asya’yı kuraklık nedeniyle terk ederek Avrupa’ya göç etmeleri.
İnsan Gücünü İhtiyaç
Sömürünün bir diğer nedeni de, sömürgecilerin kendi ülkelerindeki tarım alanlarında çalıştıracak insanlara duydukları ihtiyaçtır. Özellikle Amerika’nın keşfi üzerine geniş tarım alanlarında çalışacak insanlara ihtiyaç ortaya çıkmış ve bunun üzerine Afrika’dan Amerika’ya köle ticareti başlamıştır.
Hammadde Sorunu
Sanayi devrimi ortaya çıkınca bu sefer hammadde ihtiyacı baş gösterdi. Artık yapılacak yeni savaş, hammadde üzerine olacaktır. Ayrıca, petrolün önem kazanması üzerine büyük devletler arasında kömür ve petrol yatakları nedeniyle de bir rekabet doğacak ve bu da dünyanın paylaşılmasına neden olacaktır.
Avrupa’yı 1890’lardan itibaren sömürgeciliğe iten faktör tamamen ekonomiktir. 1870’lerde Endüstrinin gelişmesi beraberinde bazı problemleri de getirmiştir. Ortada bir üretim fazlalığı vardı. Avrupa’nın kendi nüfusu da bunu tüketecek durumda değildi. Bunun için yeni pazarların ortaya çıkması gerekiyordu. Ayrıca endüstri için yeni hammadde ve o hammaddeyi işleyecek topraklara da ihtiyaç duymaya başlanmıştı.
1913 yılında Alman ithalatının %87’sini hammadde ve yiyecek teşkil ediyordu. Fransa için %8o ve İngiltere için de %80 idi. 1913 yılında Alman ihracatının %66’sını endüstri mamullerini, Fransa’nın %60 ve İngilizlerin ise %66’sını oluşturuyordu. Bu durum dünyada bazı yeni dengelerin oluşmasına neden olmuştu. Örneğin; 1870 yılında dünya ticaret hacmi 58 milyar Frank iken 1913 yılında 200 milyar Frank’tı. Kömür üretimi 1800 yılında Avrupa’nın 15 tondu. 1900 yılında ise 700 milyon ton, 1913 yılında ise 1,2 milyar ton oldu. 1870 yılında petrol üretimi 10 milyon ton iken 1900 yılında 20 milyon ton, 1910 yılında 44 milyon ton, 1913 yılında ise 52,600,000 ton çıkmıştı. Bu rakamlar Avrupalıların hangi dürtülerle sömürgeciliğe soyunduklarını göstermektedir.
l. ve ll. Dünya savaşının temel sebebi de bu hammadde paylaşımından doğan anlaşmazlığın silahlı mücadeleye dönüşmesidir.
Jeopolitik Konum
Bazı devletler vardır bulundukları konum nedeniyle oldukça büyük bir gücü sahip olurlar. İşte Ortadoğu da bulunduğu bu konumu sayesinde, dünyayı sömürmek isteyen her devletin mutlaka elinde bulundurmak istediği bir bölge olmuştur. Ortadoğu, Kafkaslar ve Balkanlara salip olan bir güç, dünya egemenliğini de ele geçirebilir. Bu nedenle bu bölgelerde savaş hiçbir zaman eksik olmaz.
Dini Yayma
Tarih boyunca büyük dinlerin hakimiyet mücadelesi yaptığı veya yayılmak için savaştığı olmuştur. Fakat en ilginç savaş İslam – Hristiyan savaşıdır. Savaşın yegana büyük sebebi belki de Kudüs ele geçirme gibi olsa da aslında bir hakimiyet savaşıdır.
İBRAHİM HALİL ER