FENERBAHÇE NİN Kasımpaşa galibiyetinden sonra Karabük ten

de üç puanla dönmesi bu sezon lig şampiyonluğunun adresini belli etmiştir.

Böyle bir iddiayı sanırım benden başka hiç bir yorumcu yapmaz, yapmaya da

cesaret edemez. Öyle ya daha tonla maç var takvimde. Olsun; hangi takımın

kadrosu Fenerbahçe ninki kadar zengin ve de kaliteli ki

Gelelim Karabük e... Emre ve Meireles yok. Yani orta alan

üçlüsünün iki önemli ismi evde kalmışlar. Kuyt, yarım sağlam... Üstüne üstelik

Fenerbahçe seyircisinin öteden beri ayıp ettiği Selçuk yine on birde...  Geri dörtlü ezberlik de, acaba Emenike ne

oynar Bu sorularla geldi Fenerbahçe Karabük e. Ayrıca bu sahada son üç maçını

da kaybetmişti. Yani psikolojik bir kırıklık, bir endişe de vardı.

Aaa o da ne Karabükspor un en son adamı bir buçuk

metrelik Viola... Ne hocalık ama... Alves ve Egemen gibi iki silindirin altında

kalacağı açık ve net daha başlangıçta... Maç boyunca da öyle oldu. Bir kenarda

Erkan; zayıf eleman... Diğer tarafta da Caner e ezdirilmesi kesin halı saha adamı

Traore... Hal böyle olunca da Fenerbahçe de özellikle tandem idmanda bile bu

kadar rahat olamayacağı bir ortam buldu. Orta alan da, eksiklerine rağmen

rakibin öndeki üçlüsü kendi orta alanı ile hiç birleşmeyeceğinden, alabildiğine

rahat... Selçuk gelip nefis golü attığına göre... Ribas, çarptırma kolaylığında

üç topu nasıl kesti içeriye... Mehmet Topal zaten belli. Emenike eski takımına

karşı oynamanın duygusallığına hiç kapılmadan dikine topla, topsuz taşınıp çok

adam bekledi. Şayet Emre veya Meireles ten biri olsaydı, onlar da Selçuk u

taklit edebilirlerdi. Alper biraz donuktu. Kuyt ise tam sağlam olmadığından

düne kadar bize gösterdiği gezginliği, direnişi, katkıyı gösteremedi.

Fenerbahçe, skora bakınca 2-1 zor gibi görünmesine rağmen

kolay kazandı. Maç 2-1 olana kadar, çoktan 4-0 olurdu, bu olmadığından

Çıkmayan candan umut kesilmez örneği bir on dakika Karabükspor un canhıraş

çırpınışlarını gördük. Kaleci Volkan iki topa uzanarak bir kazanın oluşmasını

da engelleyerek galibiyete katkı yaptı.

Bu maçta iki hocanın yanlışlarını da dile getirelim.

Çünkü bunu kimse yapmamış. Tolunay Kafkas ın Viola icadını çok merak ettim.

Acaba bu oyuncunun Alves ve Egemen arasında tost edilmesini mi merak ediyordu

Haaa böyle bir ön üçlü kurguda bulunanların hepsi kendi orta alanlarıyla

bütünleşip, Fenerbahçe savunmasının göbeğini kalesinden çok uzaklara taşır da,

aradan adam kaçırırsın, eyvallah! Ama nerede o ustalık

İsmail Kartal a da şaştım. Maç sıkışır gibi olmuş, ve sen

71 de Kuyt u alıp bitik Sow u, 84 te de Diego yu alıp Webo yu sahaya  sürüyorsun... Bunu, 2-0 öndeyken yap, belki

de 5-0 yaparsın... Bu iki oyuncu da geniş ve uzun saha oyuncusu değiller ki,

rakip senin üstüne gelirken deparla, driplingle katkı yapsınlar... Alırsın

Cadlec i sol arkaya, sürersin Caner i Ribas ın yerine, hem rakibi ortada

kolayca karşılar, hem de öne çabuk sarkarsın falan... Hani sen olsan ne

yapardın derler ya, ondan işte...

Neyse uzatmadan; Fenerbahçe üst üste çıktığı iki

deplasman oyunundan, geniş ve kaliteli kadrosu ile altı puanı kapmıştır. Ve

tekrar edeyim; bana göre şampiyon belli olmuştur. Hadi o zaman Şampiyonlar Ligi

ön elemeleri için yarışın!