Son günlerde sık sık partilerin vitrin yenilediklerinden, vitrine yeni yüzleri çıkaracaklarından bahsediliyor.. Bu arada da vitrine çıkacak muhtemel yeni yüzlerin isim ve fotoğrafları haberleri süslüyor. Son ayların moda hareketi haline gelen hanımların siyasete ağırlıklarını koymaları çağrıları ve reklamlarının tesiriyle olsa gerek "Artist yarışması" için çekildiği sanılan bazı yüz ve boy fotoğrafları da sıkça gazete sayfalarında yer buluyor.

Belli ki siyasi partilerin vitrinleri giderek bazı mağazaların tanzim ettikleri vitrinlerine benzeyecek.. Artık, yakışıklı erkek ve güzel bayanların fotoğrafları ile seçmenden oy istenecek.. Görünen bu..

Elbette, siyaset yapmak herkesin hakkıdır.. Listelerde yer bulabilen genç-ihtiyar, kadın-erkek herkes siyaset yapabilir.. Ama, milletten oy isteminin malzemesi güzel yüz ve beden olacaksa orada biraz durmak gerekmez mi Siyaset herhalde güzel yüz ve beden ile icra edilecek bir iş olmaktan çok beyne, bilgi ve birikime ihtiyaç vardır.. Güzel bir yüze sahip olmak bilgi ve birikimin olmasına engel değildir ama, millet sadece görüntü ile idare edilmeye kalkışılacak olursa yapılan iş siyaset olmaktan çıkmaz mı

Hayatın herhangi bir alanında başarılı olmuş herkesin hayatın diğer alanlarında da mutlaka başarılı olacağı gibi bir kaide mi vardır Bunun da ötesinde siyaset, memleket idaresi herkesin yapabileceği bir iş midir. Böyle mi düşünülüyor Böyle düşünülüyorsa siyasete çeşitli kesimlerin sık sık yönelttikleri eleştiri ve saldırılara kızmanın fazlaca bir anlamı kalmaz.

Şahsen siyasetçi ve Millet Meclisine gelişigüzel eleştiri ve saldırılardan oldum olası rahatsızlık duyuyorum.. Çünkü, bunların birike birike siyasetçiye ve Parlamentoya duyulan güveni zedelediğini düşünürüm. Milletin önüne çıkan herkesin daha işin başında eleştirilere açık ve hazırlıklı olması gerekir ama, her önüne gelenin siyasetçiyi vur abalıya misali hedef tahtası haline getirmesi de doğru değildir.

Partilerin vitrinleri ile mağaza vitrinlerinin karıştırılmaması gerekir.

Söz gelimi geçmişte hayatını soyunarak kazanmış olan sanatçıların siyasete adım atmayı düşündüklerinde medyaya servis yapacakları fotoğraları eski işlerini icra ederken çektirdikleri fotoğrafları olmamalıdır diye düşünüyorum. Gazete ve televizyonlarında ikide bir bu isimlerin arşivlerdeki eski fotoğraflarını yayınlayarak falan partinin yeni vitrinini tarife kalkışmaması gerekir.

Siyasette vitrin ülke meselelerinin çözümü için hazırlanmış plan ve programlar ve bu programları hazırlayanlar olmalıdır. Çünkü, ülkemizin çözüm bekleyen sanıldığından çok meselesi vardır. Siyasetteki sıkıntı ve problem güzel yüz eksikliği değil, plansızlıktır. Yerli plan ve programlar yerine ülkemizin birtatkım dış kaynaklı plan ve programlara terkedilmiş olmasıdır. Sorun budur.

Yaklaşan seçimlerde milletimizin beklediği 400 milyar dolara ulaşmış iç ve dış borç yükünden ülkemizin nasıl kurutalacağı sorusunun cevabıdır. Sıkça tekrarlanan fert başına düşen milli gelirin arttığı iddialarından sabit ve dar gelirlilerin payına düşenin nasıl artırılabileceğidir Her an gitmeye hazır ve miktarı 70 milyar doları aşmış olan sıcak paranın nasıl olacak da yatırıma kaydırılabileceği, üretimin artırılacağı, işsizimize iş imkanı sağlanacağıdır. Devletin vergiyi yakaladığından almak yerine herkesten vermesi gereken vergiyi almayı nasıl sağlayacağına verilecek cevap önemlidir.

Bu soruların cevabını vermek yerine vitrinlere yerleşitirelecek bir takım yüzlerle ülke sorunlarına çözüm bulunamaz.. Bulunacağını iddia edenler varsa bu düşüncelerini millet ile paylaşmak durumundadırlar.