Geçtiğimiz hafta bir televizyon ekranında, çocukların ilgiyle izlediği, aslında bomboş bir karakter eğlencesi olmaktan öteye bir şey olmayan Hugo ile ünlenen Tolga Garipoğlu nun sunduğu, "Beşe Gidenden Akıllı mısın " adında garip bir program başladı. Format çok açık: Yarışmacılar, ilköğretimin değişik sınıflarının müfredatlarında bulunan Türkçe, Sosyal Bilgiler, Matematik gibi dallarda soruları cevaplamaya çalışıyorlar Tıkandıkları yerlerde stüdyodaki değişik sınıflarda okuyan öğrencilerden yardım alıyorlar Bildikçe kazanıyorlar Tabi, bazı sorularda epey zorlanıyorlar Mesela, Sosyal Bilgilerden bir soru: "Yerli Malı Haftası hangi günlerdedir " Daha ne sorular var Yarışmacıların bir çoğunun nefesi ve bilgisi yarı yolda tıkanıyor. Yarışma, ilköğretim çağında hepimizin beynine tıkıştırılan gereksiz bilgileri tekrar hatırlama üzerine kurgulanmış, farklı bir bilgi yarışması. Hatırlayınız, ilköğretim çağlarında neler öğrenmedik Dünyanın en büyük çukuru olan Guam ın derinliği kaç kilometredir Everest Dağı nın yüksekliği ne kadardır Genel kültür dediğimiz şeyler bunlar mıdır sizce Hayatınız boyunca bir kere bile ihtiyacınızın olmayacağı bilgi keşmekeşi!...

Bugün, 1.5 milyonu aşkın öğrencinin kader günü Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı nın yapılacağı gün İlkokul çağlarından başlayarak gereksiz bilgilerle donatılmaya çalışılan, yarış atı zihniyetiyle yetiştirilen, beyninin yarısı "sınavda başarılı olabilecek miyim " sorusuyla, yarısı ise "başaramazsam halim nice olur " kaygısıyla dumura uğratılmış genç kuşağımızın kader günü Parası olanın dersanelerde bilgilerini pişirebildiği, parası olmayanın ise gerçeklerden kaçmaya çalıştığı bir ülkenin gençliğinden bahsediyoruz.

Milli Eğitim in en büyük sorunu nedir Bizce, eğitim sistemimizin en büyük sorunu, düşünmeyen, analiz etmeyen, analitik zekadan yoksun öğrenciler yetiştirmek üzerine kurgulanmasıdır Ezberci, Guam Çukuru nun derinliğini sorarak öğrencinin geleceğini belirleyen puan sisteminin hakim olduğu bir sistem Yeniliğe açık olmayan, tartışmayan, herşeyi olduğu gibi kabul eden, öğrencileri belli bir kalıpta şekillendiren, robotlaştıran bir sistem Bu sistem öğrenci yetiştirmez, bu sistemde yetişenler algıları toplumu kendi arzuladıkları bir dünyaya göre dönüştürmeye çalışanların uydu frekanslarına ayarlıdır. Farklılıkları olmayan, aykırılıklara göz yummayan, toplumun farklı mozayiklerle harmanlanmasına müsaade etmeyen bir sistem Bu sistemde eğitim görüp, belli bir başarıyı yakalamış olan tipler, "imalat hatası"dır Bu sistem, başarıyı kariyerle, koltuk kapmakla, makam ve mevkiyle ölçer

İşte bu sebeple, bu sistemin kapılarında "Başörtülü kızlar için ikna odaları kurulan" üniversite lerinde, dünya çapında akademik bir başarının esamesi bile okunmaz. Toplumu dizayn etmek için uğraşan anlı şanlı profesörlerin, kitapları için intihal skandalları ortaya atılır. İşte, milyonlarca öğrencimiz bu sistemin parçası olabilmek için bugün sınava giriyor. Stand up çıları kıskandıran gülünçlükte vaadler sıralayan birisi  diyor ki, "ÖSS kalkacak"

Sistem, kendi bindiği dalı keser mi