Mısır Suriye hattında ve gergefinde zincirleme felaketler

yaşanıyor. İnşallah felaketler zinciri hakkın zaferine dönüşür. Müslüman

Kardeşler Ürdün Kolu Başkanı Hemam Said ve Filistinli davetçi Raid Salah

bunların büyük Filistin mücadelesinin peşrevi olduğunu söylüyorlar.  İnşallah böyle olur da ödenen bedellere

değer. Suriye de Mart 2011 tarihinden itibaren irili ufaklı 20 ile 30 arasında

katliam yaşandı. Bunların en büyüklerinden birisi ahir zamanda salih bir

hükümdarın (ahir zaman halifesi Mehdi) otağı olarak nitelendirilen Doğu Guta da

irtikâp edildi ve sârin gazıyla çoluk çocuk uykuda imha edildi. Dolayısıyla

burası yeni bir Halepçe olarak nitelendiriliyor. Tam teyit edilemeyen verilere

göre Halepçe de 5 bin insan ölmüş ve 7 bin kişi de yaralanmıştı. Guta da aynı

yöntemle irtikâp edilen yeni katliamda ise ilk belirlemelere göre 1600 ila 2300

arasında ölü ve 5000 yaralı vardır. Yine vicdanını tatile çıkaran dünya

kulağının üzerine yatmıştır. İlginçtir, Şam rejiminin irtikâp etmiş olduğu bu

katliam tam da BM müfettişlerinin daha önceki şikâyetleri yerinde incelemek

üzere Şam a geldikleri sıraya denk gelmiştir! Gözlemcilerin gözü önünde Şam

rejimi bu pervasızlığını neye borçludur Kimden ve neden cesaret almaktadır

BM de arkası sağlamdır. Bölgesel olarak İran ve ekseninin aktif desteğini haiz

olurken hukuken de sırtını Rusya ve Çin e dayamıştır.  İsrail den imtiyazlıdır ve Batı ise

muhaliflere güvenmediğini söyleyerek adeta olan bitene seyirci kalmaktadır.

Guta da sivil halka yönelik olarak kimyasal silah kullanıldığı haberlerinin

alındığı sıralarda ABD Genelkurmay Başkanı General Martin Dempsey, Suriyeli

muhaliflerin kazanmaları halinde ABD nin çıkarlarını karşılamayacaklarını

söylemiştir. Dempey, Esad rejimine karşı mücadele eden muhaliflerin kontrolü

ele geçirmeleri halinde,  ABD nin

çıkarlarını destekleyemeyeceklerini öne sürdü (http://www.usatoday.com/story/

news/world/

2013/08/21/dempsey-syrian-rebels-wont-back-american-interests/2680923/ utm).

Nedir ABD nin çıkarları İsrail in güvenliğinden ibarettir. Bundan dolayı Kerry

Mısır daki darbeyi demokrasiyi oturtmak ve rayına sokmak olarak nitelendirirken

Suriye de halkın kimyasal silahlarla katlini de kılını kıpırdatmadan

seyretmektedir. Maalesef her yerde Müslüman ın kanı mebzul, sebil ve ucuzdur.

*

  CNN e adını

vermeyen bir Amerikalı yetkili, konuyla ilgili resmi bir teyidin olmadığını

söylemiştir. Fransız Le Point dergisi bu tür değerlendirmeleri alaya almakta ve

şöyle yorumlamaktadır: Ortada Amerikan düzenbazlığı var ve artık Washington,

kırmızıçizgilerinden bahsetmemektedir İsrail in iyiliği için

kırmızıçizgilerini unutmuştur. Elbette ABD nin unuttuğunu Rusya hatırlayacak

değildir. Daha önce Rusya muhaliflerin Han Assal a kimyasal saldırıda

bulunduklarını iddia etmiş ve BM tarafından konunun incelenmesini istemişti.

Şimdi Guta da yapılan kimyasal saldırıyla ilgili haber ve değerlendirmeleri

kışkırtıcı bulmaktadır! Rusya bu suçlamaların bir tertip olduğunu ve önceden

planlandığını ileri sürmektedir. Aralık 2012 de de benzeri kimyasal silah

kullanma iddiaları karşısında ABD bunu tehlikeli bir hareket olarak tanımlarken

Lavrov ise tehlikeli bir oyun ve bahane olduğunu ileri sürmüştü. Şimdi ise

rejimi aklayarak bunu tehlikeli bir kışkırtma ve komplo olarak

değerlendirmektedir. Lakin tam tersi bir biçimde Han Assal de muhalifleri

kimyasal silah kullanmakla suçlamakta bir beis görmemektedir. Demek ki

Rusya nın kutsalı Beşşar rejimidir. Gerçekten de muhaliflerin elinde kimyasal

silah stokları var mı ve ayrıca bunu kullanmaya muktedirler mi Bunu

kullanabilecek füze ve uçaklar ve mekanizma rejimin elinde bulunmaktadır.

*

Uluslararası camia denilen şey, maskeli bir balodur. Yeni

İran Dışişleri Bakanı Zarifi de kendinden çok emin bir biçimde Esad ın masum

olduğunu ve böyle bir saldırıya kalkışmayacağını söylemektedir. İran ve Suriye

rejimlerine göre Suriye de her şeyin sorumlusu teröristler ve tekfircilerdir!

Hatta Zarifi Ahmet Davutoğlu ile telefon görüşmesinde Moskova ile aynı dili

paylaşarak; Esad rejiminin böyle bir saldırıdan muaf olduğunu böyle bir vaka

varsa bile bunun teröristlerin işi olduğunu iddia etmiştir. İran ın vicdanı da

bu kadar çalışmaktadır. Suriye rejimi niye bu kadar pervasız diye sormuştuk.

Arkasında büyük bir uluslararası destek var. Onun ötesinde Muhammed Selim Avva

ve Muhammed Baltaci nin ifadesiyle, Sisi Esad ı bile gölgede bırakan bir

vahşette İhvan ı tasfiye hareketine girişmiştir.  Beşşar da son sıralarda Mısır olaylarının

gölgesine sığınarak ve Sisi den cesaret alarak BM şahitlerinin huzurunda yeni

bir katliam dalgasına imza atmaktan çekinmemiştir.