Bugün Kürt sorununun çözümü için düşündüğüm "demokratik çerçeve"yi açıklayan bir yazı yazmayı  planlamıştım, ama genelkurmay başkanının "Zafer Bayramı Mesajı" gündemi değiştirdi...

Genelkurmay başkanının mesajı, bu "mutabakat"ın demokratik açılımla bir ilgisi olmadığını gösterdi. Çünkü bu mesajın çizdiği çerçevede sadece güvenlikten ve "ekonomi, sosyo-kültürel ve uluslararası alanlarda" alınması gereken tedbirlerden bahsediliyor, kültür ve eğitim hakları ile idari yapının reformunun  adı bile geçmiyor, dahası "kültürel farklılıkların siyasi temsili"ne de açıkça karşı çıkılıyor.  Öte yandan, "terörle mücadele"nin öncelikle vurgulanması ve "terör örgütü ve destekleyicileriyle ilişki kurulmasına" karşı çıkılması da hükümetin DTP ile çözüm için zorunlu olan temasları yapmasını baltalayabileceği gibi, "devlet"in derdinin demokratik açılım filan olmadığı ve gerçekleşmesi istenen şeyin "PKK‘nın dağdan indirilmesi"nden ibaret olduğu kuşkusunu güçlendirmektedir.

Sonuç olarak, hükümet ve cumhurbaşkanı Kürt sorununu demokratik yoldan çözmekte gerçekten samimi ve kararlıysalar, bu meselede inisiyatifi elden kaçırmamak, "çatlak sesler"e boşvermek ve haddini aşanları da susturmak zorundadırlar. Savaşın bile askerlere bırakılamayacak kadar ciddi bir mesele olduğunu kimse unutmasın.

Muhabir: Haber Merkezi