Yönetim, sevgi temelinde yerleşir, prensipler üzerinde yükselir. Yerel yönetim, bu sevginin ve prensiplerin sergilenmesi gereken en küçük yerleşim yeridir. Geçmişte mahalle, bugün ise site şeklinde en küçük yerleşim birimi olan “site yönetimi”nde, yönetim kalitesinin sözleşmeye dayandığı açıktır. “Şehir Sözleşmesi” de, site sözleşmelerinin ortak yönlerinin toplamıdır. Şehir yönetimine aday olanların bu sözleşmeye olan bağlılığı esastır. Çünkü sevgi, sözleşmeye olan uyumdan beslenir, prensipler de bundan güç alır.

Yerel yöneticinin başarı hikayesi, şehre olan sevgisi ve yönetim kalitesiyle şekillenir. Sevilen yönetici, senkronize çalışmanın orkestra şefi olur, nitelikli insan gücünden hareketle hazırladığı yol haritasıyla şehre yön verir. İstişare kültürü ile takım çalışması kültürünü ortak hedeflerde buluşturur. Çözüm odaklı olması katılımcılığı teşvik eder, stratejik yaklaşımları kabul görür. Ancak bu sevgi ve kabiliyet, prensiplerle korunmazsa aşınabilir.

Şehirciliği tamamlayan “şehirli” yaklaşımı, prensiplerle değer kazanır. Yerel ve kültürel değerleri koruyup zenginleştirecek her prensip, şehirlilik kültürüne katkı sağlar. Bu açıdan; planlı ve programlı çalışmak, işi ehline vermek, yolsuzluk ve israfa engel olmak prensiplerin başında gelir. Çünkü yetim malına sahip çıkmanın, partizanlık ve ayrımcılık yapmadan, yöneticinin kapısının her zaman ve herkese açık olmasını temin etmek başka türlü gerçekleşmez.

Halkı ile bütünleşen, hızlı, doğru ve estetik biçimde yol alan, hesap verilebilir ve şeffaf yönetim anlayışı her zaman merhamet ve adalet ekseninde yol alır. Bu yolculuk hiçbir zaman haksız rant sağlamaz. Çünkü herkesle dosttur. O kadar çok işi vardır ki; düşmanlık yapmaya vakit bulamaz. İşte şehirleri “ideal şehir”, “itibarlı şehir” şehir yapan bu dostluktur. Girişimcilik bu dostluk üzerinde kurulduğunda, işbirliği ve dayanışma sağlanır. Teknoloji bu dostluk üzerinde şekillendiğinde “akıllı şehir” olunur ve işler kolaylaşır.

Yarını inşa etmek, marka şehir olmak, prensiplere sahip sevilen yöneticinin şehir bilinci ile hareket etmesidir. Şehrin paydaşları ile şehrin ruhunu ihya ve şehir ekosistemi inşa etmesidir. Vatandaşın karşılaştığı ve mücadele etmek zorunda olduğu sorunları, onların gözlerinden bakarak çözme cesaretidir. Dürüst olmak gerekirse; sadece sevilen aday bu cesarete sahiptir ve seçilmeye adaydır.