Ankara trafiği artık "İstanbul'u aratmıyor" seviyesinden çıkıp, kendi başına bir kaos markası olma yolunda ilerliyor. Özellikle Eskişehir Yolu, İstanbul Yolu ve Konya Yolu gibi ana arterlerde mesai saatlerinde yaşanan tıkanıklık, Başkentlilerin günlük yaşam kalitesini ciddi şekilde sarsmaya başladı.
İşte Ankara trafiğinin bu denli tepki çekmesinin perde arkası ve mevcut durumun bir özeti:
Ankara Trafiğinin "Kara Noktaları"
Trafiğin en çok düğümlendiği ve sosyal medyada en çok şikayet alan bölgeler genellikle şu hatlarda yoğunlaşıyor:
-
Eskişehir Yolu (Dumlupınar Bulvarı): Kamu kurumlarının ve üniversitelerin bu hat üzerinde yoğunlaşması, sabah ve akşam saatlerini bir sabır testine dönüştürüyor.
-
İstanbul Yolu (Fatih Sultan Mehmet Bulvarı): Sanayi bölgelerine gidiş ve dönüşlerde kamyon trafiğiyle birleşen binek araç yoğunluğu.
-
Konya Yolu (Mevlana Bulvarı): Gölbaşı ve İncek hattındaki yeni konut projeleriyle birlikte artan araç sayısını artık kaldıramayan bir altyapı.
-
Samsun Yolu (Turgut Özal Bulvarı): Mamak ve Kayaş yönündeki yoğunluk, özellikle Siteler kavşağında doruk noktasına ulaşıyor.
"5 Dakikalık Yol, 45 Dakika"
Sosyal medya platformlarında Ankaralılar artık trajikomik paylaşımlarla tepkilerini dile getiriyor. "Ankara'da 'yoldayım' demek, aslında 'bir sonraki mevsimde görüşürüz' demek" esprisi, mesai saati bitiminde Kızılay veya Akay Kavşağı'nda kalanlar için pek de komik gelmiyor. Tepkilerin odağında ise alternatif yol güzergahlarının azlığı ve metro ağının genişleme hızının nüfus artışının gerisinde kalması yer alıyor.



