Birkaç gün önce Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu
İstanbul da kahvaltılı bir basın toplantısı düzenledi.
Dikkatinizi çekmiştir, bu toplantıda Milli Gazete den
kimse yoktu.
Peki, ama neden
Bakan Mehmet Müezzinoğlu na yönelik Milli Gazete nin bir
ambargosu mu var
Yoook!
Hiçbir Bakan a yönelik böyle bir tavır ve tutum yok
Peki, madem öyle, böyle bu toplantıda Milli Gazete neden
temsil edilmedi
Milli Gazete Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kurdaş a, Yazı
İşleri Müdürü Ercan Özcan a ve Haber Müdürü Gökçen Göksal a sordum; acaba haber
verildi de gidilmedi mi diye
Hayır, böyle bir durum da söz konusu değil.
Gerçek şu;
Milli Gazete, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu nun
toplantısına çağrılmadı.
Peki, ama neden
Tüm ulusal gazetelere haber verilirken Milli Gazete neden
es geçildi
Bu sorunun cevabı yok.
Ama bana göre var;
Malumunuz, Bakan Mehmet Müezzinoğlu döneminde patlak
veren ve iktidara yakın duran medyanın bile desteğini alamayan Süt Bankası
meselesini Milli Gazete başından bu yana en sıkı bir şekilde takip etti/ediyor.
Avrupa Birliği istiyor diye hayata geçirilmeye çalışılan
Süt Bankası projesinin tüm kriptolarını önce Milli Gazete afişe etti.
Süt Bankası projesinin, nesli bozan, aile yapımıza ters
olan bir ifsad çalışması olduğunu da Milli Gazete okurlarına
duyurdu/duyuruyor.
Milli Gazete nin bu yayınlarından birileri çok rahatsız
oldu; hatta projenin adı değişti.
Ama özü itibari ile proje korunduğu için Milli Gazete bu
alandaki yayınlarını sürdürüyor.
Bakan Mehmet Müezzinoğlu nun Milli Gazete ye ambargosunun
sebebi Süt Bankası hakkındaki bu ısrarlı yayın olabilir mi
Değilse, Bakan Müezzinoğlu Basın Müşaviri ne şu soruyu
sormalı; Milli Gazete yi toplantıya neden davet etmediniz
Müezzinoğlu nun Basın Müşaviri kimdir, bilmiyorum.
Yıllardır bu koltuğa oturmak için sırada bekleyen Dr.
Mehmet Müezzinoğlu nun yakın çalışma arkadaşlarını, bürokratlarını bir gözden
geçirmesinde yarar var
Bakan Müezzinoğlu bu haksızlığı giderecek mi
Araştırmacı Murat Yıldız dan bir mail aldım.
Sağlık Bakanlığı bünyesinde önemli bir haksızlıktan söz
ediyor. Okuyalım;
Bizler Sağlık Bakanlığı nda İl Sağlık Müdür Yardımcısı,
Şube Müdürü, Hastane Müdürü, Hastane Müdür Yardımcısı olarak görev yapmakta iken,
Bakanlığımızca çıkartılan 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname sonrasında,
02.11.2011 tarihi itibariyle Araştırmacı kadrosuna atandık.
6223 Sayılı Yetki Kanunu na istinaden çıkartılan Kanun
Hükmünde Kararnamelerle kamu hizmetleri ve Bakanlıkların teşkilatları yeniden
yapılandırılmıştır. Bu yapılandırmalarda değişik Bakanlıklarda değişik sonuçlar
doğuran düzenlemeler ortaya çıkmıştır.
Örneğin; 1 406 Sayılı Kanunun Ek Geçici 29. Maddesi,
2 4046 Sayılı Kanunun 22. Maddesi, 3 657 Sayılı DMK nın 91. Maddesinde, 4 2954
sayılı TRT Kuruluş Kanununa eklenen geçici 11. Maddesinde, 5 926 Sayılı Türk
Silahlı Kuvvetleri Kanununun Ek Geçici 32. 6-KHK lar ile atananlar olmak üzere
6 ayrı grupta düzenlenmiştir.
Bahsi geçen bu altı ayrı grup mevzuatla hüküm altına
alınan araştırmacı unvanında en avantajlı /ayrıcalıklı olanlar kamuoyunda
Yüksek Askeri Şura kararlarıyla ordudan atılanlar olarak bilinen ve 926 Sayılı
Türk Silahlı Kuvvetleri Kanunu nun Ek Geçici 32. maddesinde yer verilendir.
Ordudaki eşdeğer rütbeleri dikkate alınarak özlük hakları düzenlenmiş, maddi
kayıpları önlenmiştir. İkinci avantajlı grup TRT çalışanlarıdır. Zira onların
da parasal hakları korunmuş ayrıca ek gösterge/makam tazminatı gibi faktörler
nedeniyle uğrayacakları kayıpların önlenmesi için yasal düzenleme yapılmıştır.
Kısaca bu iki grupta memur maaş hesabında baz alınan
kriterler araştırmacı atanmış olmalarına rağmen lehlerine değişikliklerle
mağduriyetleri önlenmiştir. 651 sayılı KHK ile Gıda Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı ve 652 sayılı KHK ile Milli Eğitim Bakanlığı nda Teşkilat
Yapılanmasına gidilirken bu bakanlıklarda yönetici personel durumunda olan
kişilere şahsa ve müktesebine bağlı kadroları statü olarak korunmuş ve herhangi
bir maddi ve manevi yönden hak kaybına uğratılmamışlardır.
Sağlık Bakanlığı nca çıkartılan 663 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname sonrasında, Hastane Müdürü ve Hastane Müdür Yardımcıları 02.12.2012
tarihinden itibaren Araştırmacı kadrosuna atanmaları nedeniyle 3.200 3.400 TL
arası maaş almakta. Aynı kurumda görev yapan İl Müdür Yardımcısı ve Şube
Müdürleri maaşı 2.400 2.600 TL civarında. Sağlık Bakanlığı mensubu olarak,
sağlıkta bulunan 4 farklı Araştırmacı içinde maaşlarda en mağdur duruma düşen
İl Sağlık Müdürlüğü nde görev yapan bizler olduk. Yani eski İl Sağlık Müdür Yardımcıları
ve Şube Müdürleri...
En düşük memur maaşının 2.036 TL olarak bangır bangır
yankılandığı medyada 7 nci derecenin 1 inci kademesindeki öğretmen maaşı 2.191
lira, 8 inci derecenin 1 inci kademesindeki polis memuru maaşı da 2.784 lira
iken, hiyerarşide, medyada adı yok araştırmacı maaşı 2.200 TL dir.
Buyurun ARAŞTIRMACI unvanının getirdiği
Adalet mi Eşitlik mi Zulüm mü KIYIM MI Siz karar
verin
Mesaj hattı: Vakıf öğrenci yurtları açılmalı
Şanlıurfa Eyüp Peygamber Camii emekli imam-hatibi Habib
Kılıç aradı. Şunları söyledi:
* Uzun süreden beri Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci
Yurtlarının açılması gerektiğini yazıyorsunuz. Çok haklısınız. Bu yurtlar
mutlaka açılmalı. Ben de bu yurtta kaldım. O zaman Balıklıgöl ün hemen
yakınındaydı.
* Mısır da bu kadar zulüm yapılıyorsa bu küresel
emperyalizmin bir oyunudur ve bizim içimizdekilerin hatalarındandır.
* Patriotlar aramıza nifak tohumları ekiyor.
* Akdamar Kilisesi fitne yuvasıdır.
* Zinanın yeniden suç sayılması gerekiyor. Allah (c.c.)
yaklaşmayınız diyor.
* Suriye deki gelişmeler sebebiyle Şanlıurfa başta olmak
üzere tüm bölge diken üstünde.
NOT: Bugün 11 Eylül 2013 Çarşamba İktidar ve TBMM de
grubu bulunan partiler, 2012 yılında yeni ve sivil anayasa vaadini yerine
getiremedi. Sınıfta kaldı. Umutlar bu yıla sarktı. Cemil Çiçek, liderlerle
görüşerek yeni bir süreç başlattı. Mısır daki askeri darbe ve katliam bu süreci
gölgelememeli. Dubakalin olacak Her şeye rağmen yine de takipteyiz