Gençliğimde Berlin’de dolaştığım günlerde sarıklı bir imamın

şanını duyardım. Bir gün metroda kendisiyle tanışma fırsatına erdim. Hiçbir

şekilde mamul sarığını başından çıkarmıyordu. Bediüzzaman’ın deyimiyle ‘bu

sarık ancak başla birlikte çıkar’ anlayışını temsil ediyordu. Berlin’deki

sarıklı hoca ile mülakatımızın üzerinden kim bilir kaç yıl geçti.  O yıllar Berlin’deki Mevlana Camii eski İmamı

Yakup Taşçı hocanın aktif olduğu bir dönemdi. Pakistanlı Tahir Kadri adlı hoca

ve profesörün sarıklı hali zihnimde Berlin hatırasını canlandırdı. Adeta bir

fecr-i kazip gibi Pakistan semalarına tulu etti ve ‘milyonluk yürüyüş’ adı

altında binlerce kişiyi etrafında toplayarak Meclis’e doğru yürüdü. Bu sırada

Yüksek Mahkemece Başbakan Pervez Eşref hakkında tutuklama kararı alındı. İki

mesele arasında bir bağlantı var mı Eşref hakkındaki karar uygulanmaya

konulmadan, kaldırıldı. Bir yanlış anlama olduğu söylendi. Zaten rüşvetle

ilgili olarak Türk şirketi de ‘rüşvetçi değil, mağdur’ olduğunu savundu. Lakin

Başbakan Eşref’in tutuklanması kararıyla Tahir Kadri ve yandaşlarının gösterisi

aynı ana rastladığından arada bir muvazaa olup olmadığı sorgulandı. Kimilerine

göre, Tahir Kadri ordu veya yüksek yargının ajanı olabilirdi! Gerçekten de

Kanada’da kaldığı 6 yılın ardından birden ortaya fırlayan Tahir Kadri’nin sırrı

ve çıkışıyla ilgili azmettirici nedenler herkesin merak konusu oldu.

Pakistan’da Nisan veya Mayıs ayında seçimler yapılacak ve Tahir Kadri

seçimlerin arifesinde hükümetin el çekmesini ve meclisin feshini ve geçici bir

hükümetin teşkilini savunuyor ve bu hükümetin teşkilinde de yüksek yargı ile

ordunun söz sahibi veya en azından etkili olmasını istiyor ve diliyor.

*

 Gerçekten de Tahir

Kadri’nin çıkışının arkasındaki saikler neler Birilerinin ajandasının bir

parçası mı yoksa bizzat müteharrik mi Öncelikli olarak Tahir Kadri’nin sırrını

çözmek için kimliğine biraz yakından bakmak lazım. Bir arkadaş kendisinin

Pakistan’da Brelvi hareketine mensup olduğunu söyledi. Gerçekten de

konuşmalarında, Vehhabi ve Diyobendi fitnesinden bahsediyor. Onun Pakistan veya

Afganistan Taliban’ına karşı olmasının arkasında yatan saiklerden birisi meşrep

farklılığı olabilir. Bilindiği gibi Afganistan ve Pakistan ve Asya’nın bazı

bölgelerinde, 1860’lı yıllarda Hindistan’da kurulan Diyobend Medresesi ve ekolü

etkilidir. Taliban, Pakistan’a sığınan Afgan mültecilerinin çocuklarının

Diyobend medreseleri tarafından eğitilmelerinin bir meyvesidir. Elbette

Taliban’ın örgütlenmesinde o dönem Nasrallah Babar gibi yetkililerin de parmağı

olduğu söylenir. 1990’lı yıllarda sanki Diyobend ekolü sırasını savdı ve Tahir

Kadri ile birlikte sıra Brelvi cemaatine ve ekolüne geldi.  Şeyhülislam olarak anılan Tahir Kadri anti

şiddet şampiyonu. Demokrasi vurgusuyla birlikte terör aleyhinde bir tutum

takınmış ve Taliban gibi hareketleri bir nevi yeni Haricilik akımı olarak görüyor.

Demokrasi vurgusunda otoriter, totaliter ve hanedanlıkların yer olmadığını

söylüyor. 11 Eylül sürecinde anti terör fetvasıyla ünlendi. Örgütlenmeye önem

verdi ve Minhacü’l Kur’an tabelası altında 80 kadar ülkede örgütlendi. Bu

açıdan Irak işgalinden sonra İngiltere’den gelerek sahaya inen Abdulmecid

Hoi’nin tarzını hatırlatıyor. Lakin Hoi rakip Şiiler tarafından kutsal

eşiklerden birisinde öldürüldü.

*

Siyasi çizgisi zikzaklarla dolu. Müşerref’in darbesine

destek verdiği ileri sürülüyor. Kendisi de bir parti kurma denemesinde

bulunmuş. Kadı Hüseyin Ahmet ile bir araya geldiği gibi Nevaz Şerif ve Benazır

Butto ile de ilişkileri oldu. Şimdi Benazır Butto’nun çizgisinden gelen

hükümeti hedef alması ve silkelemesi bu yüzden tuhaf karşılanıyor. Ezher’le ve

Mısır Müftüsü Ali Cum’a ile yakın temas içinde olmuş. Pakistan yönetimi,

Taliban’a karşı ılımlı İslam formülü ararken bir yüzüyle Türkiye’de imam hatip

modeline diğer taraftan da Mısır’daki Ezher modeline bakıyor. Tahir Kadri ilmi

olarak Ezher’le temas halinde olmasına mukabil Türk sarığı takıyor. Mısır

sarığı veya el yapımı sarık takmıyor. Başında Türk tarzı mamül bir sarık

taşıyor. Alışılmışın dışında bunu hiç başından indirmiyor. Bunun özel bir

nedeni var mı   Tahir Kadri Diyobend veya

Vehhabiler kadar Şiilere de karşı. Bununla birlikte, Ehl-i Beyt’e özel bir önem

veriyor. Ahir zaman alametlerinden bahsediyor ve kıyametin eli kulağında

olduğunu söylüyor. Ya da ahir zamanda yaşandığını söylüyor. Youtube

kasetlerinde Mehdi ve ahir zaman meseleleriyle alâkalı çok sayıda konuşması

var. İlk önce kendisini ben de antiterör fetvasından ve ardından kasetlerinden

tanıdım. Urduca olarak kaleme aldığı ‘El Kavlu’l Muteber fi’l imam el Muntazar/

Beklenen İmam Konusunda  Muteber

Söz’  kitabında Mehdi’nin sarıklı

olacağına dair bir habere yer veriyor. İmam Suyuti’nin El Havi Lilfetava adlı

eserinden bir haber veya hadis naklediyor. İbni Ömer’den (R.A.) rivayet edilen

bir hadiste: Yehrucu’l Mehdi ve ala resihi imametün feye’ti münadin yünadi

haza’l Mehdi halifetullah fettebiuhu/ Mehdi başında sarığıyla çıkar ve bir

tellal ve münadi çıkarak ‘bu Mehdi’dir ve Allah’ın halifesidir, ona tabi olun’

diye nida eder ( El Kavlu’l Muteber fi’l imam el Muntazar, s: 59)

denilmektedir. Acaba başında sürekli sarık taşıması böyle bir iddiaya mukarın

mıdır Ya da sarıkta Mehdi iması var mı