Bismillahirrahmanirrahim;

7 NİSAN 2018 Milli Görüşçü kuruluşlar için tarihi bir gün oldu. Her kademedeki kadrolarıyla coşku ve heyecan yüklü iki ayrı çalışma gerçekleştirdiler. Saadet Partisi GİK Üyeleri, İl Başkanları, İl Müfettişleri, Kadın Kolları gibi icracı kadrolar Konya’da toplandı. Diğer Milli Görüşçü Kuruluşlar’ın kadrolarıysa, Ankara’da bir araya geldi. MİLKO’da konuşan Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Oğuzhan Asiltürk Türkiye’nin problemlerine vurgu yaparak yol gösterdi: “Türkiye ikiye bölündü. Taraflar birbiriyle düşman haline getirildi. Birbirinin açığını arıyorlar. Türkiye’yi bir araya getireceğiz.”

Milli Görüş kadroları tek tek sorumluluklarının şuurundaydılar. Ülkenin her alanda sürüklendiği tehlikeyi görüyorlardı. Ülkenin inancı, özü, aslı, kendisi olan Milli Görüş’ün çözümlerine duyulan ihtiyacın farkındaydılar. Temel Karamollaoğlu açıkladı: “Sorumluluk omuzlarımızda. Geçmişten tecrübelerimiz var. Ya ‘yok’ olacağız; ya da ihtilaflarımızı bir tarafa bırakıp ‘hep birlikte’ ayağa kalkacağız.”

Saadet Partisi Genel Başkanı tam günündeydi. Her geçen gün gençleşiyormuş gibi zihni açılıyor, performansı yükseliyordu. İnanmış bir dava adamı örneği olarak gönüllere girdi. Türkiye’nin temel meseleleriyle ilgili çözümlerini tek tek sıraladı. Salonda büyük bir heyecan dalgası oluştu. MSP ve RP dönemlerindeki heyecanın benzeri yaşandı.

Gençlerin heyecanı bir başkaydı. Türkiye’deki haksızlık ve mağduriyetler karşısında Bilge Başkan’ın “illa adalet; illa adalet” vurgusuna marşla karşılık verdiler: “Şanı büyük Temel Başkan, / Adaletten şaşmam diyor.” Böylece, Türkiye’nin temel problemi de vurgulanıyordu.

 

HEDEFLER BELİRLENDİ

BİLGE Başkan tüm Türkiye’nin buluşma noktalarını belirledi. Kimseyi dışlamayan bir siyasi üslup kullandı. Özellikle bugün kavgaya, çatışmaya değil; her zamankinden daha fazla barış ve kardeşliğe ihtiyaç vardı. İnsanlar susturulmamalı; aksine iletişimlerini artırmalıydılar. Problemlerin birlikte çözümü böyle olurdu. Karamollaoğlu, kadrolarının sorumluluğunun nereye kadar uzandığını hatırlattı: “Adaleti tesis edecek Milli Görüş kadrolarıdır. AKP içinde sesini çıkaramayanların tek ümidi sizsiniz.”

Saadet Partisi, sorumluluğunun büyüklüğüyle uyumlu hedefler ortaya koydu. Çünkü Türkiye’nin problemlerini çözebilecek liyakatteki kadrolar Milli Görüşçüler içinde mevcuttu. Genel Başkan açıkladı: “Seçimlerde iddialıyız. Hem Cumhurbaşkanlığı, hem de TBMM seçimlerinde. Meclis’e güçlü olarak gireceğiz.”

Geçtiğimiz hafta, iki bine yakın önde gelen Milli Görüş kadrosu verilen hedefleri gerçekleştirmek amacıyla kolları sıvadı. Türkiye’nin sıkıntısı bütün İslam dünyasını etkilerdi. Dünya huzur ve barışı büyük yara alırdı. Bilge Başkan konunun önemini açıkladı: “Önümüzdeki seçimler Cumhuriyet tarihinin en önemli seçimleri olacak. Türkiye’nin harcı Milli Görüş’tür. Herkese kollarımızı açacak, herkesi bir potada eriterek, inşallah birinci parti olacağız.”

Adalete güven sıfırlanmaya doğru gidiyordu. Bu, kaosa davetiye demekti. Göz göre göre Türkiye tehlikenin içine sürüklenmemeliydi. Konunun el atılmaya ihtiyacı vardı. Karamollaoğlu, Saadet’in alacağı sonucun, adalete güvensizliği yüzde 85’lere çıkaranlara ders olacağını hatırlattı. “Muhalefete düşsünler ki, adalet ihtiyacını hissetsinler ve yanlışlarını düzeltsinler” ifadesini kullandı.

BİN ARAÇLIK KONVOY

KARAMOLLAOĞLU’NUN Konya konuşması Türkiye’yi heyecanlandırdı. Türkiye sevdasıyla yanıp tutuşanların ümitlerini yeşertti. Heyecanın yankısı Ankara’ya da ulaştı. Vatandaş kendi arzusuyla yollara döküldü. Bilge Başkan’ı Konya dönüşünde “bin araçlık konvoy”la karşıladılar.

Teşkilattan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mesut Doğan’ın programda söyledikleri, iki ayrı toplantının özeti gibiydi: “Türkiye iyiye gitmiyor; herkesin geleceğe dair endişeleri var. Saadet Partisi iyiye gidiyor; herkesin geleceğe dair ümitleri var.”

Ankara’da aynı gün yapılan MİLKO Toplantısı, farklı alanlarda çalışan Milli Görüş kadrolarının kaynaşmasına vesile oldu. Türkiye’nin problemlerinin çözümünde birleştiler. AGD Genel Başkanı Salih Turhan, “Rabbine, kendine, çevresine, topluma karşı sorumluluklarının farkında bir gençlik yetiştiriyoruz” diyordu. İş adamlarını temsilen konuşan YENİAD Genel Başkanı Selman Esmerer ise, “helal kazancı vazgeçilmez bilenlerle birlikte Adil Düzen’i kuracaklarını” anlattı.

Milletimizin mayası sağlam! Her türlü ifsada rağmen insana hizmeti her şeyin ön

ünde gören fedailere sahip! Bu, hazine değerinde! Değerleri uğruna her şeyi göze alabilen toplum her engeli aşar. Saadet Partisi’ne birkaç bakanlık, bir miktar milletvekili vererek kişisel çıkarlar üzerine kurulan ittifaka girmesinin konuşulduğu günlerde; Karamollaoğlu “ilkesiz olmaz” diyerek kararlılığını gösterdi: “Ben deli miyim, böyle bir vebalin altına gireyim. Bu millet 20 tane değil, 120 tane değil; 250 milletvekilliğine bile satılamaz. Herkes bunu böyle bilsin!”

İçinden çıktığı topluma karşı sorumluluğunu unutmayan kahramanlara selam olsun!