Ülkemiz açısından tek parti dönemi oldukça sıkıntılı ve zalimane bir şekilde geçmiştir. Özellikle CHP’nin dini hassasiyete önem vermeyişi; dindar olan toplumumuz tarafından çok acı şekilde hatırlanmakta ve o günler dişler gıcırdatılarak yâd edilmektedir.

Çok partili sistem ile birlikte çoğulcu demokrasiye geçildiğinde, ülkemizde Demokrat Parti ve Adnan Menderes o baskı sonrası bir umut olmuştur. Demokrat Parti girdiği seçimlerde %60’a yakın bir oy oranı ile seçimleri kazanarak tek başına iktidara gelmiştir. Özellikle Türkçe ezan garabetini ortadan kaldırıp ezanı asli hüviyetine kazandırması aradan geçen bunca yıla rağmen hâlâ hayır duası almasına vesile olmaktadır. Cenaze yıkayacak imam bulunamamasının verdiği sıkıntı nedeniyle İsmet İnönü’nün İmam Hatip Okulları açması bile CHP’nin halkın gözünde din karşıtı olarak görülmesini engelleyememiştir. Zira Allah lafzını ağzına almayan İnönü dilden dile, gönülden gönle din düşmanı olarak aktarılmış ve öyle de anılagelmiştir.

Yıllar sonra yine bir baskı ve zorbalık dönemi yani 12 Eylül ihtilali sonrası bir sağ parti tek başına iktidara gelmiştir. ANAP tüm seçim tahminlerini alt üst ederek iki dönem tek başına iktidarda kalmış ve askeri cuntanın izlerini Müslüman halkın gönlünden silmiştir.

28 Şubat post modern darbesinin ardından kurulan Ecevit koalisyon hükümeti; terörist başının yakalanması üzerine bina edilmiş kurgusu ile beceriksiz bir icraat sergileyince halkın gözünden düşerek AKP’nin tek başına iktidara gelmesine zemin hazırlamıştır. Şimdi 2002 yılından beri AKP iktidarda olup, üç dönemdir ülkeyi tek başına yönetmektedir.

Bugünse, 7 Haziran’da ülke için önemli ve bir o kadar da anlamlı bir seçim yapılacaktır. Şimdiden fısıltı gazetelerinde, sağda solda yayılan bir dedikodu vardır. Hatta başındaki fesle Osmanlı özlemini dile getirdiğini zanneden ve BOP’un fikir babası olmakla övünen koca koca adamlar bile bu dedikoduyu dile getirmekteler. Nedir bu dedikodu

“Saadet’e verilen oylar CHP’ye gider veya yarar” Nedir bu argümanın temel nedeni AKP’nin karşısında CHP var ve CHP dindar değil, yıllarca dindarlara neler etti, algısı üzerine kurgulanmış bir söylem bu işte! Nasıl bir söylem bu Hemen burada açıklayalım, söylem şu: “Eğer dindar isen CHP’ye karşı AKP’yi desteklemek zorundasın!”

Ve bu kurgulanmış söylem oldukça da başarılı olmakta ne yazık ki! İrili ufaklı kanaat önderlerine bağlı on binlerce insan bir de Saadet Partilileri suçlayarak seçim zamanı sandık başına vardığında ampulün gözüne vurmaktalar “evet” mührünü. Nedenini niçinini bilmeden ve sorgulamadan karşı çıkmaktalar Saadet Partisi’ne.

Hatırlıyorum da bundan yıllar önce “MSP’ye verilen her rey CHP’ye gidecektir” deniliyordu. O zamanın Adalet Partisi mensupları da halkı aynen bugün olduğu gibi CHP ile korkutmakta hatta korkutmakla kalmayarak MSP’ye gönül vermiş olanları da etkilemek için CHP ile MSP’yi aynı kefeye koymaktaydılar…

Minik bir tebessüm

4 evli erkek ve balık keyfi

1. Erkek:

- Balığa çıkabilmek için karıma geçen hafta bütün evi badana yapma sözü verdim der

2. Erkek:

- O da bir şey mi ya! Ben karıma evdeki bütün elektronik eşyaları yenileme sözü verdim der

3. Erkek:

- Siz yine iyisiniz! Ben karıma yeni araba sözü verdim der. Hepsi şaşırır döner

4. Erkeğe sorarlar

- ne o sen karına söz vermedin mi yoksa sesin çıkmıyor

4. Erkek:

- Yo ben hiçbir şeye söz vermedim. Saati sabah 5.30’a kurdum, çalınca karımın kulağına şunları fısıldadım “karıcığım benimle annemlere mi gelirsin yoksa balığa mı çıkayım” dedim. Karımın cevabı kesin ve netti...

- Sıkı giyin üşütürsün.

İlgilisine Notlar:

· İşçisine verdiği ücretin yetip yetmediğini düşünmeden kandil simidi verip büyük sevap kazandığını düşünen işadamlarımızın da kutladığı bir kandili ihya ettik yine!

· 

Dünyanın en güçlü ülkelerinden biriyiz ama dünyanın bundan haberi yok ne kadar ilginç!

· 

Milli Görüş’e en çok zararı dokunanlar en hızlı Milli Görüşçüler oldular nedense.

· 

Devir ABD ile stratejik müttefik olan AB’ye girmek için uğraşan; her türlü zulme ortak olup halkla birlikte ağlaşan idarecilerin devri olmuş.

· 

Adalet sarayı, nikâh sarayı, kültür sarayı… Dört bir yanımız saray doldu ama halkın hayatı tam bir virane.