İktidar partisi ne MHP’den çekiniyor ne de CHP’den; AK
Parti’nin çekindiği tek parti Saadet Partisi’dir.
Bu korku yüzünden Saadet’in tüm hareket alanları bir nevi AK
Parti’nin fiili işgali altında bulunuyor. Her ne kadar Milli Görüş Gömleği’ni
çıkardıklarını söylediyseler de sağlam zemin olarak gördükleri bu kesimin
nabzını kontrol altında tutmaya devam ediyorlar. Ayrıca Saadet’i görünür
olmaktan uzak tutmak için ellerinden ne geliyorsa onu yapıyorlar. Takdir edilir
ki, Milli Görüş’ün halk nezdinde en çok bilinen ve hatırlanan yanı, yerel
yönetimlerde sergilemiş olduğu üstün başarılarıdır. Herkes bunun farkında. İşte
bu farkındalığı ortadan kaldırmak için Tayyip Bey ve adamları yoğun bir çaba
harcıyor.
Nasıl mı
Anlatalım…
Saadet Partisi’nin son iki yerel seçimlerde hiçbir ilde
belediye başkanlığı kazanamadığı sanılıyor öyle değil mi Halbuki bu doğru
değil. Her seçimde Milli Görüşçüler az ya da çok, mutlaka il belediye
başkanlıkları da kazanmışlardır. AK Parti’nin iktidarda bulunduğu dönemlerde de
sonuç böyle olmuştur. Hatırlayalım: 2004 yerel seçimlerinde Mardin ilinde
belediye başkanlığını Saadet Partisi kazanınca AK Parti yöneticileri büyük bir
telaşa kapıldılar ve iki hafta içerisinde çiçeği burnunda belediye başkanını
kendi partilerine transfer ettiler. Trakya, Ege ve Güneydoğu Anadolu’daki
birkaç il dışında tüm Türkiye’de belediye başkanlıklarını kazanmış olan iktidar
partisinin illa Mardin de benim olsun diye bir derdi olabilir mi O halde niçin
bunu yapıyorlar Hem de nezaket kurallarını çiğneyerek. Babasının tüm mal
varlığını bir şekilde üzerine geçirmiş hayırsız evlat misali; o babanın bütün
olumsuzluklara rağmen elde ettiği ve kendisini ifade edebileceği bir
kazanımının da ona çok görülmesi gibi bir şey.
2009 yerel seçimlerinde de benzer bir durum yaşandı:
Şanlıurfa Belediye Başkanlığı’nı Saadet’in adayı kazandı. Meclis üyeleri ve il
genel meclisi üyeleri de Saadet Partisi listelerinden seçildiler. Onlar da
“HAS” arkadaşların hoş olmayan davranışları neticesinde Saadet’in dışına
çıkarıldılar. Bunu yapan kadronun topluca AK Parti’ye transfer olması çok
anlamlı.
Şimdi yeni bir döneme giriyoruz. Hem de bol seçimli yepyeni
bir döneme. Önce yerel seçimler yapılacak. Milli Görüşçüler Hocamızın sıkça
kullandığı şu sözü iyi hatırlarlar: “Hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz.”
Bu defa bir değil birkaç ilde, birçok ilçede ve çok sayıda beldede belediye
başkanlıkları kazanıp yeniden seçmenin ilgi odağı haline gelmek için Saadet
Partililerin mazerete değil başarıya odaklanması gerekir.
Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr Mustafa Kamalak,
geçtiğimiz günlerde “Milli Görüş Belediyeciliği”ni yeniden hayata geçirmek için
yeni bir hamle başlattı. Bu bağlamda aydınlar, akademisyenler ve Sivil Toplum
Kuruluşlarına bir mektup göndererek ortak çalışma teklifinde bulundu. Genel
Merkez Mahalli İdareler Birimi Başkanı İlyas Tongüç de işi sıkı tutuyor. Birim
başkanlığı bünyesinde bir proje havuzu oluşturuldu. Saadet Partisi il ve ilçe
başkanlıklarında da paralel çalışmaların başlatıldığı kamuoyuna duyuruldu.
Yakın bir gelecekte tüm Türkiye Saadet teşkilatlarının
hummalı çalışmalarına şahit olacak. Bizler, hepimiz; tribünlerden seyreden
taraftar gibi değil, seferberliğe çağrılan mücahitler gibi görev yerinde
olacağız.