Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yılmaz, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında "AHBAP Derneği’ne yönelik dolandırıcılık ve yolsuzluk soruşturmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Soruşturmanın yalnızca adli bir dosya olarak görülmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, milletin yardım ve dayanışma duygularının hedef alındığını belirterek sürecin tüm yönleriyle aydınlatılmasını istedi.
"CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK DOLANDIRICILIKLARINDAN BİRİ"
Yılmaz, soruşturmaya konu edilen yapının sıradan bir dolandırıcılık vakası olmadığını söyleyerek, "Milletimizin merhametini, iyi niyetini ve yardımlaşma duygularını sömürerek kurulan bu devasa yapı, basit bir dolandırıcılık vakası değildir. Cumhuriyet tarihinin en büyük, dünyada da daha önce benzeri görülmemiş bir dolandırıcılıkla karşı karşıyayız" dedi. Tarihte yaşanan dolandırıcılık örneklerine de değinen Yılmaz, "Galata Kulesi'ni, tramvayları satan Sülün Osman bu yapının ve bu organizasyonun yanında stajyer bile olamaz. Sülün Osman'ın hayal gücü bile bugün önümüzde duran bu devasa soygun mekanizmasının ulaştığı boyutlara yetmezdi" ifadelerini kullandı.
"DEVASA BİR HEDO YAPILANMASI İLE KARŞI KARŞIYAYIZ"
Açıklamasında soruşturmanın organize bir yapı iddiasını gündeme getirdiğini söyleyen Yılmaz, "Bu ülke yıllarca illegal yapılarla mücadele etti. ETÖ dedik, FETÖ dedik. Ancak şimdi de eğer iddialar doğruysa devasa bir HEDO yapılanması ile karşı karşıyayız. Yani Haluk Levent Dolandırıcılık Organizasyonu" değerlendirmesinde bulundu. Soruşturma kapsamında bazı siyasilerin isimlerinin geçtiği yönündeki iddialara da değinen Yılmaz, bu konunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirterek, "Hangi makamda, hangi mevkide olursa olsun; bu kirli çarkın dişlisi olmuş, bu hortumdan nemalanmış her kim varsa üzerine sonuna kadar gidilmelidir. Gazeteciden siyasetçiye, bürokrattan iş adamına kadar bu çarkın içinde yer alan herkes hukuk önünde hesabını vermek zorundadır" dedi.
"YARGILAMA CANLI YAYINLANMALIDIR"
Yılmaz, soruşturmanın yalnızca belirli kişi ya da kurumları değil, toplumun tamamını ilgilendirdiğini belirterek, "Burada dolandırılmaya kalkışılan topyekûn bir millettir. Sadece milletimizin parası değil, asırlardır süregelen yardımlaşma duygusu, güven duygusu ve vicdanı hedef alınmıştır" ifadelerini kullandı. Yargı sürecinin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, "Madem dolandırılmaya kalkışılan topyekûn bir millettir, o halde bu hesaplaşma kapalı kapılar ardında değil, milletin huzurunda yapılmalıdır. Sürecin tam anlamıyla şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve adalete olan güvenin yeniden tesis edilmesi için yargılama süreci televizyonlarda ve dijital mecralarda canlı olarak yayınlanmalıdır" diye konuştu.
"SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ"
Saadet Partisi olarak soruşturmanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirten Yılmaz, "Ne HEDO'ya, ne onun medyadaki savunucularına, ne ticaret ayağındaki ortaklarına ne de arkalarına sığındıkları siyasi koruma kalkanlarına geçit vereceğiz. Bu temiz topraklar, iyilik maskesi takmış haramzadelerin cirit alanı olmayacaktır" ifadeleriyle açıklamasını tamamladı.





